Haber Detayı

İran'da şimdi ne olacak? Tahran'da kuyruklar, kaçış ve sessiz korku
cnnturk.com
01/03/2026 07:48 (4 saat önce)

İran'da şimdi ne olacak? Tahran'da kuyruklar, kaçış ve sessiz korku

Trump ve Netanyahunun rejimi devirin yönündeki çıkışlarına karşın, İranda sahaya yansıyan tablo farklı. Akaryakıt istasyonlarında uzayan kuyruklar, bankamatiklerde nakit çekme telaşı ve büyük şehirlerden ayrılmaya çalışan kalabalıklar dikkat çekiyor. Saldırılara destek veren bir kesim bulunsa da uzmanlara göre Washington-Tel Aviv hattından gelen baskı, beklenenin aksine içeride milliyetçi duyguları güçlendirme riski taşıyor.

ABD ve İsrailin dün sabah saatlerinde İrana yönelik başlattığı hava harekâtı, yalnızca askeri altyapıyı hedef alan sınırlı bir operasyon değil; doğrudan rejime yönelmiş ve açık siyasi sonuç üretmeyi amaçlayan bir müdahale olarak şekilleniyor.

ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahudan İran halkına rejimi devirin çağrıları gelirken, İsrailli bir askeri yetkili de, Gelişmeler, İran halkının ayaklanmasına da bağlı olarak ilerleyecek dedi.

Ancak sahadan gelen ilk haberler İran halkının can derdine düştüğünü gösteriyor.ÜÇ AYAKLI STRATEJİAnalistler Washington ve Tel Avivin stratejisini liderlik ve komuta zincirini zayıflatmak, ekonomik ve güvenlik şoku etkisiyle rejimi istikrarsızlaştırmak ve İranda rejim muhaliflerinin kitlesel mobilizasyonunu tetiklemek olarak üç ayaklı olduğu görüşünde.

Peki ABD-İsrail ikilisinin bu hedeflerine ulaşması ne kadar mümkün?PROTESTOLAR TETİKLENİR Mİ?Saldırılar, İranda 28 Aralık 2025te başlayan ve geçen ay rejimin kanlı baskısı sonrası binlerce kişinin ölümüyle sona eren protesto gösterilerinden kısa süre sonra başladı.

Protestolar genel halk kitlesinden ziyade üniversite kampüslerinde yeniden alevlenme eğilimi gösteriyor.

Son bir haftada ülkedeki en az 10 kampüste üniversite öğrencilerinin rejim karşıtı gösteriler düzenlemesi üzerine birçok kampüs kapatıldı ve uzaktan eğitime geçildi.

İran sokaklarında dünkü saldırılar sonrası sevinçle dans eden ve Hamaneye ölüm diye evlerinin pencerelerinden bağıran insanların görüntüleri de sosyal medyaya yansıdı.

Reutersa konuşan bir İranlı, Bırakın (rejimi bombalasınlar dese de İranlı muhaliflerin ciddi bir kısmı ABD-İsrail saldırıları ile rejim arasında sıkışmış hissediyor.ÜLKEMİZ IRAK OLMASINNitekim İran kentlerinden gelen ilk haberlere göre rejim karşıtı toplumsal enerjiden çok hayatta kalma içgüdüsü ağır basıyor.

Reuters haber ajansı, saldırılar sonrası insanların benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluşturduğu, nakit çekmek için ATMlere akın ettiği ve imkânı olanların büyük kentleri terk etmeye başladığını bildirdi.

Reutersa konuşan bir kadın, Çocuklarım korkuyor, nereye gideceğimizi bilmiyoruz derken, bir başkan İranlı ise Rejim karşıtıyım ama ülkemin Iraka dönmesini istemiyorum ifadelerini kullanıyor.SALDIRILAR TERS TEPEBİLİRİstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Doç.

Dr.

Hakan Güneş de Hürriyete yaptığı değerlendirmede, ABD-İsrail saldırılarının milliyetçi refleksi güçlendirerek ülke savunması algısını tetikleme ihtimaline işaret ediyor.

Özellikle Haziran 2025teki 12 Gün Savaşının ardından rejimin pozisyonunu güçlendirdiğine dikkati çeken Güneş, Muhalifler artık daha temkinli davranıyor.

Geçen ay sonlanan protestolar ses getirse de İranda son 20 yılda kitlesel katılımın en düşük kaldığı gösteriler oldu.

Özellikle okulların ve sivil bölgelerin hedef alınması rejim muhaliflerinde bile ABD-İsrail ikilisine karşı milliyetçi bir tepki oluşturabilir ifadelerini kullanıyor.

Dün başlayan saldırılarda yakın dönemdekilerden farklı olarak şok etkisi olmadığına da dikkat çeken Güneş, İstihbarat merkezli şoke edici bir faktör henüz devreye girmedi ve rejimin merkezi isimlerinde bir kayıp yok.

Bu bakımdan halkın en azından kısa vadede temkinli davranması öngörülebilir dedi.

İLGİLİ HABER Dünya SON DAKİKA...

Ortadoğu'da ateş çemberi: Füzeler ateşlendi!

Tel Aviv'de siren sesleri ABD-İSRAİL GÖREV PAYLAŞIMI YAPMIŞİran Araştırmaları Merkezinden akademisyen Oral Toğa da kitlesel mobilizasyonun Hameneyin ölümü, güvenlik güçlerinde çatırmada, ordu ya da Devrim Muhafızları Ordusunda (DMO) farklı tutum benimseyen kanatların ortaya çıkması gibi birçok faktörün bir araya gelmesine bağlı olduğunu vurguluyor.

İnsanlar şu an hayatta kalma modundalar.

Benzin, nakit, gıda stoklamaya çalışıyorlar.

İnsanlar sisteme karşı bile olsalar ülkelerinin Iraka, Suriyeye dönmesini istemiyor olmalarından dolayı konsolidasyon tepkisi daha olası diyen Toğa, tıpkı Güneş gibi saldırıların milliyetçi tepkiyi tetikleyebileceği görüşünde: Sivil kayıpların artması, özellikle okul saldırısı gibi görüntüler, toplumda milliyetçi refleks yaratıp rejim etrafında konsolidasyon sağlayabilir.

Dış saldırı altındaki toplumlar tarihte her iki yöne de gitmiştir hem çöküşe hem kenetlenmeye.

Hangisinin ağır basacağını şu an kimse kesin bilemez.

İLGİLİ HABER DÜNYA SON DAKİKA | Açıklamalar peş peşe geldi!

İran doğruladı: Hamaney öldü!

İRAN HALKI DİRENÇ GÖSTEREBİLİRİlk dalga saldırılarda İsrailin siyasi-askeri liderliği hedef aldığı ve ABDnin füze programı ile nükleer altyapıyı vurduğu bir görev dağılımına dikkati çeken Toğa, İranın dağlık coğrafyası ve onlarca yıldır inşa ettiği yeraltı altyapısı, hava gücüyle tamamen imha edilmesi teknik olarak son derece güç hedefler sunuyor sözleriyle hava saldırılarının askeri anlamda da kesin sonuç üretemeyebileceğine dikkati çekiyor.Toğaya göre olası bir iç savaş ise DMO içinde bir ayrışma olmadan çok mümkün değil.

Bu yapı sadece askeri değil aynı zamanda İran ekonomisinin büyük bölümünü kontrol eden bir aktör diyen Toğa, rejimin çözüldüğü senaryoda bile geçiş sürecini DMOnun yönetmek isteyeceğini belirtiyor.

Toğaya göre iç savaş senaryolarının önündeki bir diğer engel İran halkının tutumu: İranın devlet geleneği Suriye veya Libyadan çok daha güçlü.

Toplumda devletsizlik korkusu çok derin.

Bu, hem çözülmeyi frenleyebilecek hem de çözülme başlarsa onu daha travmatik kılabilecek bir faktör.

İran toplumunun buna karşı göstereceği direnci de hafife almamak gerekir.

İlgili Sitenin Haberleri