Haber Detayı

Ayetullah Ali Hamaney'e dair bilinmeyenler... Sağ kolu nasıl felç oldu?
Dünya cumhuriyet.com.tr
01/03/2026 11:39 (2 saat önce)

Ayetullah Ali Hamaney'e dair bilinmeyenler... Sağ kolu nasıl felç oldu?

Ayetullah Ali Hamaney, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail tarafından koordine edilen hava saldırılarında öldürülmesine dek İran’ın dini lideri (Rehber) olarak görev yaptı. Daha önce 1981–1989 yılları arasında İran Cumhurbaşkanıydı. 36 yıl 6 ay süren liderliğiyle, Orta Doğu’nun en uzun süre görev yapan devlet başkanı ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi’den bu yana İran’ın en uzun süreli lideri oldu.

İran'ın Meşhed kentinde doğan Hamaney, dini eğitimini burada ve 1958’den itibaren de Şii teolojisinin merkezi Kum ’da sürdürdü; İran İslam Devrimi 'nin lideri Ayetullah Humeyni ’nin derslerine katıldı.

Şah rejimine muhalefet ettiği için altı kez tutuklandı ve üç yıl sürgünde kaldı. 1979 Devrimi sonrası İslam Cumhuriyeti’nde üst düzey görevler aldı.

İran-Irak Savaşı döneminde (1981–1989) cumhurbaşkanı olarak Devrim Muhafızları ’yla yakın ilişkiler kurdu.

Humeyni’nin 1989’daki ölümünün ardından Uzmanlar Meclisi tarafından dini lider seçildi.

Dini lider olarak nükleer programı sivil amaçlarla destekledi; kitle imha silahlarını yasaklayan bir fetva yayımladı.

Ekonomide özelleştirmeyi savundu; petrol ve gaz rezervleriyle İran’ı 'enerji gücü' olarak konumlandırdı.

Dış politikada ise Şii İslamcılığı ve 'İran Devrimi’nin ihracı' vurgusunu öne çıkardı; Devrim Muhafızları'nı iç kontrol ve bölgesel nüfuzun ana aracı haline getirdi.

Suriye , Lübnan , Irak , Yemen ve Gazze ’deki çatışmalarda, İran'ın vekil güçleri olan 'Direniş Ekseni' ni hem mali hem de askeri olarak destekledi.

İsrail ve Siyonizm’e sert eleştiriler yöneltti; söyleminde 'İsrail’in ortadan kaldırılması' çağrılarına sık sık yer verdi.

ETNİK KİMLİĞİ: AZERBAYCAN TÜRKÜ Hamaney, sekiz çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi.

Babası, Necef doğumlu din âlimi Cevad Hamaney 'di.

Babası etnik olarak Azerbaycan Türkü , annesi ise Yezd kökenli bir Fars ’tı.

Soyunun, Şii geleneğinde dördüncü imam olan Ali es-Secad ’ın torunlarından olduğu belirtilen Aftasi seyyidlerine dayandığı öne sürülmekteydi.

Gençlik yıllarında yalnızca dini çevrelerle değil, seküler entelektüellerle ve İslami sosyalizmi savunan “Tanrı’ya Tapan Sosyalistler Hareketi” gibi oluşumlarla da temas kurdu.

Karl Marx , Che Guevara , Tito ve Ali Şeriati gibi figürlerden etkilenen bu çevrelerin seminerlerine katıldı.

Dönemin birçok siyasi din adamı gibi, dini çalışmalardan ziyade siyasete daha fazla ilgi gösterdi.

SAĞ KOLU NASIL FELÇ OLDU?

Hamaney, 1979’daki İran Devrimi’nin kilit isimlerinden biri olarak öne çıktı ve Humeyni’nin yakın çevresinde yer aldı.

İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından birçok devlet görevinde bulundu.

Aktif siyasi kariyeri ise esas olarak devrim sonrasında başladı.

Dönemin İran Cumhurbaşkanı Ekber Haşimi Rafsancani , Hamaney’i, Humeyni’nin dar kadrosuna dahil etti.

Daha sonra o dönemde milletvekili olan (ve gelecekte İran'ın 7. cumhurbaşkanı olacak olan) Hasan Ruhani ’nin girişimiyle, geçici devrim hükümetinde ilk önemli görevini alarak Savunma Bakan Yardımcısı oldu.

Hamaney, 1981 yılında, rejim karşıtı Halkın Mücahitleri Örgütü tarafından kaset çalarının içine gizlenmiş bir bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı; sağ kolu felç oldu ve kalıcı fiziksel hasar aldı.

CUMHURBAŞKANLIĞI SÜRECİ 1981’de Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ’nin suikast sonucu öldürülmesinin ardından İran Cumhurbaşkanı seçildi.

Böylece Hamaney, İran’da cumhurbaşkanı olan ilk din adamı oldu.

Göreve başlama konuşmasında, 'liberalizm ve Amerikan etkisinde' olarak tanımladığı sol akımları 'ortadan kaldırma' sözü verdi. 1980’lerin başında hükümete yönelik muhalefet devlet tarafından sert baskı yöntemleriyle karşılık buldu.

Devrim mahkemeleri aracılığıyla binlerce muhalif örgüt üyesinin öldürüldüğü bildirildi.

Hamaney, 1980’lerdeki İran–Irak Savaşı sırasında İran’ın önde gelen siyasi figürlerinden biri oldu ve bu süreçte Devrim Muhafızları ile yakın ilişkiler geliştirdi.

Devrim Muhafızları, ilerleyen yıllarda İslam Cumhuriyeti’ne yönelik muhalefeti bastırmada kilit bir rol oynadı.

NASIL DİNİ LİDER OLDU?

Ayetullah Humeyni 1989 yılında, siyasi halefi olarak görülen Ayetullah Muntazeri ’yi görevden aldı ve yerine Ali Hamaney’i işaret etti.

Ancak Hamaney o dönemde ne 'mercii' ne de 'ayetullah' tı.

İran Anayasası ise dini liderin mercii olmasını şart koşuyordu.

Bu nedenle Uzmanlar Meclisi , Hamaney’in seçilebilmesi için anayasa değişikliğine gitmek zorunda kaldı.

Bu karar, bazı büyük ayetullahlar tarafından eleştirildi.

Humeyni’nin 3 Haziran 1989’daki ölümünün ardından, 4 Haziran 1989’da Uzmanlar Meclisi Hamaney’i 'geçici' dini lider olarak seçti.

Fakat o bir daha asla koltuğunu terk etmedi.

Hamaney, bu tarihten itibaren önce silahlı kuvvetler içinde, ardından ruhani çevrelerde kendi ağlarını kurdu.

Otuz yılı aşan liderliği boyunca devletin kilit kurumlarına sadık isimler yerleştirerek kendisini koruyan ve destekleyen bir sistem inşa etti.

Cumhurbaşkanlığının birçok yetkisini dini liderlik makamına taşıdı ve bu makamı, İran siyasetinin 'her şeye hâkim denetleyicisi' haline getirdi; hemen tüm alanlarda doğrudan veya dolaylı etki kurdu.

Ekonomi, çevre, dış politika dahil nihai kararlar büyük ölçüde onun onayından geçti.

Yurt dışına seyahat etmeyen bir lider olarak, yabancı devlet adamlarını genellikle İran’da kabul etti. 'DİKTATÖR' GÖZDEN DÜŞÜYOR...

Hamaney iç politikada her dönem, yasama süreçlerine doğrudan müdahalelerde bulundu. 1996 ’da okullarda müzik eğitiminin İslam’a aykırı olduğuna dair fetva vermişti; bunun ardından birçok müzik okulu kapatılmış ve kamuya açık müzik eğitimi sınırlandırılmıştı. 2000 yılında Meclis’in basın yasasını daha özgürlükçü hale getirme girişimini bir mektupla engelledi. 2002 ’de kök hücre araştırmalarını belirli şartlarla caiz sayarken, aynı yıl reformist akademisyen Haşim Ağaceri ’ye verilen idam cezasının yeniden incelenmesini isteyerek kararın hapse çevrilmesine zemin hazırladı. 2009 İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, isimleri açıklanmayan bir grup eski reformist milletvekili, İran liderini seçme ve denetleme yetkisine sahip olan Uzmanlar Meclisi’ne başvurarak Ali Hamaney’in liderlik yeterliliğinin soruşturulmasını talep etti.

Pek çoğu onu 'diktatör' olarak nitelendirdi. 2009 yazında Tahran duvarlarında 'Hamaney’e ölüm' sloganları görülmeye başlandı.

Din adamları, görevden alınması için imza toplamaya başladı.

O dönem Kum’daki din adamları üzerinde yoğunlaşan baskının, siyasi aktivistlere kıyasla daha ağır olduğu; zira rejimin, geleneksel kesimlerin muhalefete yönelmesinden çekindiği konuşuluyordu. 2023 yılına gelindiğinde, aradan geçen 14 yılda değişen pek bir şey olmadı.

Sistem hantallaşmış, Hamaney ise 'mutlak lider' olmuştu.

O yıl İran’da yaşanan protestolar sırasında, devletin geleceğine ilişkin referandum yapılması yönündeki çağrıları kesin biçimde reddetti ve halkın bu tür kararları sağlıklı şekilde değerlendiremeyeceğini savundu.

Bu açıklamaları kamuoyunda tepki topladı. 2025–2026 İran protestoları sırasında ise kamuoyundaki öfkenin doğrudan hedefi haline geldi.

Göstericiler “Diktatöre ölüm!” , “Hamaney’e ölüm!” ve “Bu yıl kan yılı, Hamaney devrilecek” sloganları attı.

Sosyal medyada, bazı kadınların Hamaney’in fotoğrafını yakarak sigara yaktıklarını gösteren görüntüler paylaşıldı.

Protestolara ilişkin açıklamalarında Hamaney, enflasyon, riyalin değer kaybı ve esnafın yaşadığı zorluklar gibi ekonomik şikâyetlerin bir kısmının meşru olduğunu kabul etti.

Ancak 'protestocular' ile 'isyancılar' arasında ayrım yaptı ve bu çerçevede, sert güvenlik müdahalelerine onay verdi.

AİLE YAŞAMI, ŞİİR VE EDEBİYAT TUTKUSU...

Hamaney’in kişisel yaşamı kamuoyunda genellikle sade, disiplinli ve kontrollü bir profil üzerinden yansıtıldı.

Dört oğlu ve iki kızı olmak üzere altı çocuğu vardı.

Oğullarının bazıları İran siyasetinde ve muhafazakâr çevrelerde etkili ailelerle evlilik yaptı.

Kardeşlerinden Hadi Hamaney reformist çizgiye yakın bir din adamı ve gazete yöneticisi olarak bilinirken, kız kardeşlerinden Bedri Hamaney , 1980’lerde muhalif eşiyle birlikte sürgüne gitmişti.

Dini Lider olduktan sonra, başkent Tahran'ın merkezinde, Filistin Caddesi üzerindeki bir konuta taşındı.

Zamanla bu konutun etrafında yaklaşık 50 binadan oluşan bir 'Beyt-i Rahberi' kompleksi oluştu.

Basına yansıyan bilgilere göre burada yaklaşık 500 kişi görev yapıyor ve bu kadronun önemli kısmı güvenlik ve askeri çevrelerden geliyor.

Bu yapı, yalnızca bir konut değil, aynı zamanda siyasi ve idari karar mekanizmasının merkezi olarak işlev görüyor.

Kültür ve edebiyata özel ilgi duyduğu biliniyor.

Fars dilinin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini savundu; yabancı kelimeler yerine yeni Farsça terimler üretilmesini destekledi.

Gençliğinde Jean-Paul Sartre ve Bertrand Russell okuduğu, Victor Hugo ’nun Sefiller romanını 'tarihin en büyük romanlarından biri' olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Tolstoy , Balzac ve Sholokhov gibi yazarlara da ilgi duydu.

Bazı eserleri Arapçadan Farsçaya çevirdi; özellikle Seyyid Kutub ’un kitaplarını tercüme etti.

Ayrıca, sağlığında şiir yazdığı ve 'Amin' mahlasıyla eserler kaleme aldığı bilinmekte.

FİNAL 28 Şubat 2026’da, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı füze saldırıları sırasında, ismi açıklanmayan bir İsrailli yetkili Hamaney’in cansız bedeninin bulunduğunu iddia etti.

Saatler önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi , Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ’ın 'hayatta olduklarını' söylemişti.

Günün ilerleyen saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump , Truth Social hesabından Hamaney’in öldürüldüğünü yazdı.

İran devlet televizyonu ise Trump’ın açıklamasından birkaç saat sonra, yerel saatle sabaha karşı 05.00 sularında Hamaney’in ölümünü doğruladı; açıklamada kızının, damadının, gelininin ve torununun da hayatını kaybettiği bildirildi.

Hamaney’in ofisinde bulunduğu sırada öldürüldüğü aktarıldı.

Ölümünün ardından İran hükümeti 40 günlük yas ilan etti.

İlgili Sitenin Haberleri