Haber Detayı

Bloomscrolling: Çiçek açan kaydırma
Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
01/03/2026 11:38 (3 saat önce)

Bloomscrolling: Çiçek açan kaydırma

Bloomscrolling, gezegeni pembe bir filtreden görmek değildir. Yaraları inkâr etmeden iyileşme olasılığına da bakabilmemizi sağlar. Belki de yeni bir dijital ritüele ihtiyacımız var: Her gün birkaç dakika boyunca yalnızca yeşereni görmeye. Filizlenen tohumları, geri dönen kuşları, temizlenen nehirleri ve toprağa dokunan insanları...

Günün her anında elimiz telefona gidiyor.

Parmaklarımız ekranı kaydırırken dünya çoğu zaman yangın, kuraklık, savaş ve kayıp haberleriyle akıyor.

Bu alışkanlığa son yıllarda bir isim verildi: Doomscrolling (Felaket kaydırması).

Peki ya bunun karşıtı mümkün mü?

Geçtiğimiz yazdan beri yeni bir kavram yavaş yavaş yayılıyor: Bloomscrolling (çiçek açan kaydırma).

Yani bilinçli olarak çiçeklenen, iyileşen, pozitif etki yaratan, dönüştüren içeriklere bakmak.

Bu gerçeklerden kaçmak değil aksine dünyanın hâlâ nasıl direndiğini ve iyi şeyler de olduğunu görerek zihnimizi yeniden dengelemek.

İklim değişikliği çağında yalnızca yıkımı izlemek, sinir sistemimizi sürekli alarmda tutuyor.

Oysa ekolojik psikoloji alanında yapılan çalışmalar, doğanın yenilenme kapasitesine tanıklık etmenin umut ve eylem duygusunu güçlendirdiğini gösteriyor.

Bir ormanın yangın sonrası yeniden filizlenmesi, kurak bir toprağın ilk yağmurla canlanması veya kentte asfalt arasından çıkan bir bitki… Bunlar sırf küçük, hoş görüntüler değil, gezegenin direnç hafızası.

UMUT HAREKETE GEÇİRİR Bloomscrolling’i aynı zamanda “iklim iyimserliği” olarak adlandırılan yeni bir bakışla da ilişkilendiriyorum.

Bana göre bu kavram, bazılarımızı iklim iyimserlerine dönüştürerek gezegen için sorumluluk almaya da teşvik edebilir.

İklim iyimserliği, iklim krizinin gerçekliğini inkâr etmeden çözüm ve dönüşüm olasılıklarına odaklanmayı anlatıyor.

Çünkü sürekli felaket anlatılarına maruz kalan bireylerin zamanla “iklim yorgunluğu” ve çaresizlik hissi geliştirebiliyor.

Öte yandan doğanın onarıcı gücünü ve kolektif çözüm örneklerini takip edenlerin eyleme geçme konusunda dengeli bir sinir sistemiyle hareket ettiğini gözlemliyorum.

Yani umut pasif bir duygu değil, sorumluluk almayı besleyen bir enerji.

Bloomscrolling bu nedenle bireyin iklim krizi karşısında donakalmasını değil, bir yerden harekete geçmesini destekleyen bir zihinsel alan açıyor.

Bugün sosyal medyada yalnızca felaket görüntülerini tüketmek yerine bilinçli bir seçim yapmak mümkün.

Ekolojik restorasyon projelerini takip etmek, ekogönüllülük çağrılarına başvurmak, yerel tohum bankalarını görmek, kent bostanlarının çoğaldığını fark etmek veya doğa temelli sanat üretimlerini izlemek… Bunlar romantik kaçışlar değil, kolektif iyileşmenin izleri.

Ekranınızı kaydırırken bir an durun.

Bir çiçeğin açtığı ana, bir ağacın gölgesine, toprağın sessiz dönüşümüne bakın.

FELAKET HABERLERİNİN DİJİTAL GÜCÜ Cambridge Judge Business School araştırmacılarının ortak yürüttüğü ve Scientific Reports’ta yayımlanan bir çalışma, sosyal medya kullanıcılarının olumsuz haberleri paylaşma eğiliminin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. 2019–2021 yılları arasında Daily Mail, Guardian, New York Times ve New York Post’ta yayımlanan 95 bini aşkın makale ile Facebook ve Twitter (bugünkü adıyla X) üzerinde paylaşılan 579 milyon gönderiyi inceleyen araştırma, kullanıcıların olumsuz haberleri olumlu haberlere kıyasla neredeyse iki kat daha fazla paylaştığını ortaya koyuyor.

Facebook’ta bu oran yüzde 98’e kadar çıkarken X’te yüzde 34 seviyesinde kalıyor. 5 ADIMDA BLOOMSCROLLİNG - Dikkatini bilinçle yönlendir: Güne başlarken gördüğün ilk içeriklerin zihninde nasıl bir dünya kurduğunu hatırla ve seçimlerini farkındalıkla yap. - Bilgiyi dengele: Kriz haberlerini takip ederken aynı zamanda çözüm üreten, onaran ve dönüştüren hikâyelere de yer aç. - Yeşereni görünür kıl: Ekolojik restorasyon, dayanışma ve doğanın iyileşme örneklerini takip ederek dijital akışta umut alanı yarat. - Paylaşım kültürünü dönüştür: Yalnızca endişeyi değil, çözüm ve dönüşüm ihtimallerini de paylaşarak kolektif algının değişmesine katkı sun. - Ekrandan dünyaya bağlan: Dijital akıştan sonra kısa bir doğa teması kurmak -gökyüzüne bakmak, bir bitkiye dokunmak, yürümek- dikkati yeniden dengeleyebilir.

İlgili Sitenin Haberleri