Haber Detayı
Zaman katmanları arasında bir mimarlık yolculuğu
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin 30. yılında ev sahipliği yaptığı Sergei Tchoban sergisi, 27 Mart’a kadar santralistanbul Enerji Müzesi’nde izleyiciyle buluşuyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi bu yıl 30 yaşında.
Ve bu özel yılı, kentin hafızasıyla temas eden bir sergiyle karşılıyor.
Mekânın kendisi başlı başına bir anlatı: Eski Silahtarağa Elektrik Santrali, bugün santralistanbul Enerji Müzesi olarak yaşıyor.
Endüstriyel mirasın çağdaş kültür mekânına dönüşmüş hâli… İşte tam bu çok katmanlı bağlam içinde, çağdaş mimarlığın uluslararası alandaki güçlü isimlerinden Sergei Tchoban’ın işleri yer alıyor.
Sergi, daha önce 2025 Uluslararası Antalya Mimarlık Bienali’nde izleyiciyle buluşmuştu; şimdi İstanbul’da, tarihsel bir yapının kalbinde yeni bir anlam kazanıyor.
Gezilebilir bir tarih kitabı Tchoban’ın yaklaşımı net: Kent, üst üste binmiş katmanlardan oluşan bir metindir.
Tarihsel yapıların arasına yerleşen çağdaş müdahaleler… İkonik mimarinin yanında sessizce duran arka plan yapıları… Yıkılmadan dönüştürülen mekânlar… Sergi, tam da bu karşıtlıklar üzerinden ilerliyor.
Çizimler ve inşa edilmiş projelerin fotoğrafları bir arada sunuluyor.
Kimi işlerde çağdaş biçimler, eski dokuların arasına bilinçli bir gerilimle yerleştiriliyor.
Kimi zaman yeni yapı geri planda kalıyor; kimi zaman ise karşıt malzeme ve formlarla güçlü bir varlık gösteriyor.
Çizim bir deney alanı Sergei Tchoban için çizim yalnızca bir temsil aracı değil; deneysel bir laboratuvar.
Serginin merkezinde, 18. yüzyılın büyük gravür ustası Giovanni Battista Piranesi’ye ait üç özgün gravür yer alıyor.
Bu gravürlerin üzerine eklenen çağdaş katmanlar, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir başyapıtın üzerine müdahale etmek tahrip midir, yoksa zamana yeni bir dokunuş mu?
Bu soru yalnızca estetik değil; etik bir tartışma da içeriyor.
Kentler de böyle değil mi zaten?
Her yeni katman, bir yıkım mı yoksa bir dönüşüm mü?
Piranesi'nin Nerva Forumu kalıntılarına bakışından sonra geleceğin izi 773x1024 Eski ile yeni arasında Sergide yer alan inşa edilmiş projelerin fotoğrafları, tarihsel bağlam içinde konumlanan çağdaş yapıları gösteriyor.
Yeniden kullanım, sosyal entegrasyon ve sürdürülebilirlik bu seçkinin önemli başlıkları.
Bir yapıyı yıkmadan dönüştürmek… Tarihle kavga etmeden çağdaş olmak… Bugünün kentleri için belki de en kritik mesele bu.
Zamanın enerjisi Santralistanbul Enerji Müzesi’nin kendisi de serginin bir parçası gibi.
Bir zamanlar İstanbul’a elektrik üreten bu yapı, şimdi kültürel üretime ev sahipliği yapıyor.
Endüstriyel geçmişle akademik ve sanatsal bugün arasındaki geçiş, serginin temasıyla neredeyse birebir örtüşüyor.
Tchoban’ın işleri, bu mekânda daha da anlamlı.
Çünkü burada “katman” yalnız kavramsal değil; fiziksel olarak da hissediliyor.
Mimarlık bir görme biçimidir Benim için bu serginin en kıymetli yanı, mimarlığı yalnızca yapı üretimi olarak değil; bir düşünme ve görme biçimi olarak ele alması.
Bir kentte yürürken artık başka türlü bakacağız: Bir cephenin ardındaki tarihi, Bir cam yüzeyin yansıttığı geçmişi, Bir dönüşümün getirdiği yeni hayatı… “Sergei Tchoban: Zaman Katmanları Arasında” sergisi, 27 Mart tarihine kadar her gün 09.00–17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
Kentle ilişkisini yeniden düşünmek isteyenler için bir davet bu.
Çünkü şehir dediğimiz şey, aslında hepimizin ortak hafızası.
Ve o hafıza, her yeni katmanda yeniden yazılıyor.
Çikolatanın podyumu İstanbul’daYaşam Keyfi