Haber Detayı
Baharın rengi CI BLOOM ile İstanbul yeniden çiçekleniyor
15–19 Nisan tarihleri arasında Lütfi Kırdar Rumeli Salonu’nda gerçekleşecek CI BLOOM’un 5. edisyonu, genç galerilerden bağımsız inisiyatiflere uzanan seçkisiyle İstanbul’un sanat takvimine taze bir soluk getiriyor.
İstanbul’da bahar yalnızca ağaçlarda değil, sergi duvarlarında da açar.
Şehrin kültür takvimine dikkatle bakanlar bilir; nisan ayı, yeni isimlerin, cesur üretimlerin ve keşif duygusunun ayıdır.
Contemporary Istanbul tarafından hayata geçirilen CI BLOOM, beşinci yılında artık bir “yan etkinlik” değil; kendi başına güçlü bir sanat buluşması.
Büyük ölçekli fuarların gölgesinde kalmadan, genç ve dinamik yapısıyla çağdaş sanatın en güncel nabzını tutuyor.
Lütfi Kırdar Rumeli Salonu’nda kurulacak bu geçici sanat kenti, dört gün boyunca koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini, küratörleri ve meraklı izleyicileri aynı zeminde buluşturacak.
Baharın enerjisi dediğimiz şey belki de tam olarak bu: Yeni olanla karşılaşma cesareti.
Zor zamanlarda dayanışma Bu yıl CI BLOOM’un en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik koşullar gözetilerek oluşturulan destek modeli.
Katılım ücretlerinin yüzde 30 azaltılması ve döviz kurunun TL bazında sabitlenmesi, galerilerin kur riskinden korunarak fuara katılımını sağlıyor.
Bu yalnızca teknik bir düzenleme değil; sanat ekosistemine dair bir tavır.
Sanat dünyası, özellikle son yıllarda kırılgan bir dengede ilerliyor.
Böyle dönemlerde asıl mesele büyümek değil; birlikte ayakta kalabilmek.
CI BLOOM’un yaklaşımı, galerilerle rekabet eden değil, onlarla birlikte büyüyen bir model öneriyor.
Türkiye’den ve dünyadan galeriler Bu yıl fuarda İstanbul merkezli galerilerin yanı sıra Ankara, Diyarbakır, Adana gibi farklı şehirlerden katılımcılar da yer alıyor: Anna Laudel, Bozlu Art, Pi Artworks, Zilberman, x-ist gibi uluslararası bağlantıları güçlü galerilerle birlikte; EArt, rast.
Gallery, Kun Art Space, Collect Gallery ve FAAR Gallery gibi ilk kez katılan galeriler de BLOOM’un “keşif” ruhunu güçlendiriyor.
Sanat inisiyatifleri tarafında ise Diyarbakır’dan Loading Art Space, İstanbul’dan NOKS Art Space ve KOLİ Art Space, Antalya’dan Are Projects gibi yapılar yer alıyor.
Bu çeşitlilik, fuarın yalnızca merkezde değil, çevrede de üretilen sanata alan açtığını gösteriyor.
Antonio Cosentino, Yaz Günlükleri, 2025, Collect Gallery Genç ve cesur üretimler CI BLOOM’un karakterini belirleyen en önemli unsur, genç ve yenilikçi üretimlere verdiği alan.
Örneğin Antonio Cosentino’nun “Yaz Günlükleri” başlıklı işi, kent hafızası ile bireysel anlatı arasında gidip gelen bir görsel günlük niteliğinde.
Tibet Oktay Aslan’ın “Urban Bodies” serisi ise beden ile şehir arasındaki ilişkiyi sorguluyor.
Bu tür işler, büyük ölçekli sanat fuarlarında bazen gözden kaçabilir.
Oysa CI BLOOM, tam da bu “ara alan”da duruyor: Yeni seslerin, henüz büyük anlatılara dönüşmemiş fikirlerin sergilendiği bir platform.
İstanbul’un sanat haritasında CI BLOOM’un mekânı Lütfi Kırdar Rumeli Salonu.
İstanbul’un kültür belleğinde önemli bir yere sahip bu yapı, her yıl bahar aylarında sanatla yeniden anlam kazanıyor.
Fuarın ön izlemesi 15 Nisan’da, genel ziyareti ise 16–19 Nisan arasında gerçekleşecek.
Bu dört gün, yalnızca satış ve sergileme değil; karşılaşma günleri.
Bir galericiyle sohbet, bir sanatçının işini ilk kez görmek, bir koleksiyonerin bakışını dinlemek… Sanatın gerçek dolaşımı tam da bu temas anlarında başlıyor.
Ayasofya’dan Arsenale’ye: Bir kültür köprüsüYaşam Keyfi