Haber Detayı
Tip'li Emekliler Ankara'da Sokağa Çıktı: "Emeklinin Onuru İktidarı Yenecek"
Türkiye İşçi Partisi üyesi emekliler, emekli aylıklarının eridiğine dikkat çekerek en düşük emekli aylığının gerçek enflasyona göre güncellenmesi ve refah payı eklenmesi taleplerini dillendirdi. Basın açıklamasında emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için çeşitli isteklerde bulunuldu.
(ANKARA) - Türkiye İşçi Partili emekliler, Ulus Atatürk Heykeli önünde yaptıkları basın açıklamasında emekli aylıklarının eridiğine dikkati çekerek, en düşük emekli aylığının gerçek enflasyona göre güncellenmesi, aylıklarına refah payı eklenmesi ve yılda üç kez ikramiye verilmesi taleplerini dile getirdi.Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi emekliler, Ulus Atatürk Heykeli önünde emeklilerin aylıklarındaki erimeye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması düzenledi.Emekliler eylemde, "Saraylara değil, emeklilere", "Emeklinin gücünü hafife alma", "Emeklilikte insanca yaşam haktır", "Güçlüyüz, farkındayız, yan yanayız", "Sadaka değil hak" ve "İnsanca yaşam hakkımız" yazılı pankartlar taşırken, "Emeklinin onuru iktidarı yenecek" ve "Saraya değil, emekliye bütçe" gibi sloganlar attı. "Karşı karşıya olduğumuz tablo bir 'ekonomik kriz' değildir" TİP'li emekliler adına konuşan Mahi Öznur Bilen, 2026'nın "ekonomik şahlanış yılı" olarak ilan edilmesine rağmen yılın emekçiler ve emekliler açısından zamlar ve yüksek enflasyonla başladığını söyledi.
Ocak ayında açıklanan enflasyon oranının, aralık ayına kıyasla yaklaşık 4,5 kat arttığını ifade eden Bilen, yılın ilk ayında emekli aylıklarına yapılan artışın yüzde 38'inin eridiğini öne sürdü.Yaşanan tablonun bir "ekonomik kriz" değil, bilinçli bir servet transferi politikası olduğunu savunan Bilen, "Çalışırken yoksullaştırılan emekçiler, emekli olduklarında açlığa mahküm edilmektedir.
İktidar, on yıllarca değer üreten emeklileri bir 'yük' olarak görmekte, onurumuza ve yaşama hakkımıza pervasızca saldırmaktadır.
Biz bunu kabul etmiyoruz" dedi.
Bilen, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Saray rejimi, en düşük emekli aylığını 18 bin 939 liradan 20 bin liraya çıkarırken 'bütçe imkanlarını zorladık' yalanına sarılmıştır. 'Bütçeyi zorladık' diyenler; milyonluk saatlerle, lüks araç konvoylarıyla, israf düzeniyle her gün halkın karşısına çıkmaktadır.
Milyonluk saatler takan o eller, emekliyi bin 61 liralık sadakaya mahküm etmek için hiç tereddüt etmeden kalkmıştır.
Aynı ellerin, aynı pervasızlıkla bayram ikramiyesini 5 bin liraya çıkarma teklifi için de kalkacağı aşikardır." "Bizler, halkın sefalete itilmesini asla kabul etmiyoruz" Emekli aylığı bir lütuf değil, bir bağış değil, bir sadaka hiç değildir.
Emekli aylığı yıllarca ödenmiş primlerimizin karşılığı, devletin ise ertelenmiş borcudur.
Bu borç boş vaatlerle, Gabar masallarıyla geçiştirilemez.
Emekliyi 'müsait zamanda iyileştirme' vaadiyle oyalayanlar, aslında yoksulluğu kalıcı hale getirmek istemektedirler.
Ancak şunu unutmasınlar ki uyuyan dev, artık uyandı.İktidar, asgari ücreti açlık sınırının altında bırakarak işçileri nefessiz bırakmış; emekli aylıklarına yaptığı yetersiz artışlarla milyonları modern köleliğe mahküm etmiştir.
Şimdi de 'vatandaşlık maaşı' adıyla sunduğu 'Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi'ni devreye sokmaktadır.
Bu proje yoksulluğu ortadan kaldırmayı değil, kurumsallaştırmayı ve sermayenin sömürü düzenini sürdürmeyi hedeflemektedir.
Bizler, halkın sefalete itilmesini, hak temelli yaşam yerine bağımlılık yaratan yardım mekanizmalarını, yoksulluğun bir kader gibi yönetilmesini asla kabul etmiyoruz.
Kurtuluş, iktidarın sadaka düzeninde değil; üretimin öznesi olan emekçilerin ve emeklilerin örgütlü mücadelesindedir.
Biz emeğin iktidarını kuracağız.Bugün otel odalarında, terminallerde, araç içinde yaşamak zorunda kalan emekliler varsa bu kader değildir.
Bu, kamusal kaynakların halktan alınıp sermayeye aktarılmasının sonucudur.
Evinin kirasını ödeyemediği için sokakta kalan ve sığındığı araçta yanarak yaşamını yitiren Cemal amcayı saygıyla anıyoruz.
Onu yakan ateş, bu düzenin ateşidir.
O ateş, emeklinin örgütlü isyanına dönüşecektir.
Barınma hakkı anayasal bir haktır.
Devletin görevidir.
Piyasanın insafına bırakılamaz." "En düşük emekli maaşı, güncellenmiş asgari ücret seviyesine çekilmelidir" TİP'li Bilen, emeklilerin taleplerini ise şöyle sıraladı:"En düşük emekli maaşı, gerçek enflasyona göre güncellenmiş asgari ücret seviyesine çekilmelidir.
Tüm emekli maaşları intibak yapılarak güncellenmeli, 2008 öncesi aylık bağlama oranlarına dönülmelidir.
Emekli aylıklarına, ülkenin büyümesinden gelen refah payı derhal eklenmelidir.
Emeklilere yılda en az 3 kez, en düşük emekli maaşı tutarında ikramiye verilmelidir.
Sağlıkta tüm katkı payları ve kesintileri derhal kaldırılmalıdır.
Maaş artışında kira, gıda, sağlık ve ulaşım enflasyonu esas alınmalıdır.
Evi olmayan emekliler için kamusal konutlar ve ücretsiz bakım evleri inşa edilmelidir.
Emeklilerin sendikal ve örgütlenme hakkı önündeki tüm barikatlar yıkılmalıdır."Eyleme katılan sendika temsilcileri de konuşma yaparak emeklilerin yaşadığı sorunları dile getirdi.