Haber Detayı
Başarı ve onurla 46. yıla... Ekonomi haberciliğinin amiral gemisi DÜNYA
Türkiye’de ekonomi basının doğmasının öncüsü ve amiral gemisi DÜNYA Gazetesi, yayın hayatında çıtayı sürekli yükselttiği yaklaşık yarım asırlık bir dönemi başarı ve onurla tamamladı. DÜNYA, objektif, tarafsız ve proaktif habercilik anlayışı ve aynı ruhla yola devam ediyor.
Naki BAKIRnaki.bakir@dunya.comTürkiye’de ekonomik okur yazarı kesimin ve ülke ekonomisini izleyenler için dünyanın birincil referansı olan DÜNYA, yayın hayatında başarılarla dolu 45 yıllık bir dönemi geride bıraktı.
DÜNYA Gazetesi, küresel ve ulusal ekonomide köklü dönüşümlerin yaşandığı bu süreçte ülkede ekonomi politikalarını yürütenlerin önünü görmesi için de adeta denizci feneri oldu.
DÜNYA, ülkenin ekonomik gelişimi ile paralel ve sinerji içinde yürüttüğü habercilikteki bu misyonunu, yaklaşık yarım asırlık birikim ve aynı ruhla 46’ncı yıla taşıyor.DÜNYA’nın ekonomi gazetesi olarak yeniden yapılanması ile Türkiye ekonomisinin ithal ikameci anlayışı bırakıp dışa açılma serüveninin başlaması aynı döneme denk düşüyor. 1980’li yıllar; sınırları sermayeye açma, dışa dönük sanayileşme ve benzeri liberalleşme politikalarıyla tüm dünyada ekonomi alanında köklü yapısal değişimlerin başladığı bir dönem olurken, bu süreçte en radikal dönüşümlerden biri Türkiye ekonomisinde yaşandı.
İthalatta kotalar, ithal yasakları ve yüksek gümrük duvarları ile kapalı bir ekonomi olan Türkiye, dışa açılma sürecini başlatarak sanayileşme ve ihracat artışı ile gelişmiş ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeylerini yakalamayı hedefledi.Yayın hayatına 1952’de başlamış köklü bir gazete olan DÜNYA’nın yeni sahibi Nezih Demirkent, bir ilki gerçekleştirdi.
Demirkent, o dönemde ülkenin değişen ekonomi politikalarına paralel akılcı bir dönüşümle gazetenin yeni bir kimlik ve misyonla yola devam etmesine karar verdi.
DÜNYA, 2 Mart 1981’den itibaren günlük “ekonomi gazetesi” olarak yeni yayın hayatına başladı.DÜNYA Gazetesi üstlendiği yeni misyonu başarıyla yerine getirdi ve aradan geçen 45 yılda, Türk ekonomi basınının lokomotifi ve Türkiye ekonomisinde yaşanan köklü dönüşüm ve gelişimin hem en yakın tanığı hem de izlenecek politikalar konusunda yol gösterici oldu.
Ekonomi alanında önemli mesafe kaydedilen yarım asra yaklaşan bu dönemde hem Türkiye ekonomisi hem de DÜNYA Gazetesi öncülüğünde Türk ekonomi basını, göz kamaştırıcı bir gelişim süreci yaşadı.
DÜNYA’nın öncülüğü, ekonomi haberciliğini hızla geliştirdi ve DÜNYA bu alanda liderliğini korudu.
Gelinen aşamada ekonomi haberleri artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası, ekmek su gibi temel ihtiyaç haline geldi.DÜNYA Gazetesi, o günden bu yana olduğu gibi kamu maliyesi, milli gelir, demografi ve sosyal hayat, sanayi, madencilik, enerji, tarım başta tüm sektörler, sosyo ekonomik yapının omurgası olan KOBİ’ler, bankacılık ve finans sektörü ve diğer alanları ile Türkiye ekonomisine ilişkin tüm gösterge ve gelişmeleri her gün büyük bir özen ve çaba, objektif ve doyurucu bir içerikle iç ve dış kamuoyuna sunmaya devam edecek.45 yılda Türkiye ekonomisi Şimdi 1980-2025 karşılaştırmasında Türkiye’nin makro ekonomik göstergelerde nereden nereye geldiğine bakalım:* Türkiye nüfusu %93,7 artarak 44,4 milyondan 86,1 milyona yükseldi.* Gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) 21,8 katlık bir artışla 1980’deki 67,5 milyar dolardan, Eylül 2025 itibarıyla yıllık bazda 1,5 trilyon dolara ulaştı.* Nüfus artışının kat kat üzerindeki milli gelir artışı ile kişi başına milli gelir 10,8 kat artarak 1.518 dolardan, eylül sonu itibarıyla yıllık bazda 17.863 dolara yükseldi.* Yıllık ihracat 93,3 kat artışla 2,9 milyar dolardan 273,4 milyar dolara; ithalat 45,3 kat artışla 7,9 milyar dolardan 365,4 milyar dolara; dış ticaret açığı 17,4 kat artışla 5 milyar dolardan 92 milyar dolara; ihracatın ithalatı karşılama oranı %36,7’den yaklaşık %75 düzeyine yükseldi.* 1980’de %56,8’le en büyük bölümü tarım ürünleri oluştururken, 2025 itibarıyla sanayi ürünlerinin %94,3’e ulaşan payı ile Türkiye, 200 dolayında ülkeye ihracat yapan artık sanayi ihracatçısı bir ülke.* 1980’de 3,4 milyar dolar olan cari açık, artan turizm vd. hizmet gelirlerine rağmen özellikle 2000’lerin ikinci yarısında itibaren hızla büyüyerek 2022’de 46,3 milyar dolara kadar çıktı.
Başlatılan sıkı para politikası ile 2023’te 39,9 milyar dolara, 2024’te ise 10 milyar dolar dolayına inen cari açık, küresel ekonomide çalkantıların etkisiyle 2025 yılında da 25,2 milyar dolar oldu.* Dışa açılma ve hızlı ekonomik büyüme, kamu ve özel sektör borçluluğunu büyüttü. 1980’de 15,7 milyar dolar olan ülke dış borcu, Eylül 2025 itibarıyla en son veriye göre 564,9 milyar dolar oldu.
Bunun 265,7 milyar doları kamu, 27,8 milyar doları Merkez Bankası, 301,4 milyar dolarla en büyük bölümü ise özel sektörün.* 1980’de yok denecek düzeyde bulunan merkezi yönetimin iç borç stoku Ocak 2026 itibarıyla 8 trilyon 597,1 milyar liraya ulaştı ve dış borçla birlikte toplam borç 14 trilyon 264,2 milyar TL oldu.* Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’deki doğrudan ve portföy yatırımları ile mevduatları ve açtıkları krediler dolayısıyla Türkiye’nin 2025 sonu itibarıyla toplam 738 milyar dolarlık bir dış yükümlülüğü, buna karşılık Türk sermayesinin de aynı kategorilerde yurt dışında yaklaşık 413 milyar dolarlık bir dış varlığı bulunuyor.* 1980’de 101,4’e vuran, izleyen düşüş döneminin ardından kriz yılı 1994’te %106 ile rekor kıran TÜFE bazlı enflasyon, 2000’li yıllarda sağlanan istikrarla tekrar düşerek 2004’te tek haneye indi. 2016’ya kadar olan dönemde tek yıl (2008) hariç tek haneli seyreden enflasyon, 2017’ten itibaren yeniden yükselişe geçti.
Pandeminin de etkisiyle 2022’de %64,3’le rekor düzeye ulaşan, 2023’te %64,8’e, 2024’te %44,4’e, 2025’te itibarıyla %30,89’a, bu yılın ocak sonunda %30,65’e gerileyen enflasyon için OVP’de 2026 hedefi yüzde 16.