Haber Detayı

Başarı ve onurla 46. yıla... Ekonomi haberciliğinin amiral gemisi DÜNYA
Ekonomi dunya.com
02/03/2026 00:00 (2 saat önce)

Başarı ve onurla 46. yıla... Ekonomi haberciliğinin amiral gemisi DÜNYA

Türkiye’de ekonomi basının doğmasının öncüsü ve amiral gemisi DÜNYA Gazetesi, yayın hayatında çıtayı sürekli yükselttiği yaklaşık yarım asırlık bir dönemi başarı ve onurla tamamladı. DÜNYA, objektif, tarafsız ve proaktif habercilik anlayışı ve aynı ruhla yola devam ediyor.

Naki BAKIRnaki.bakir@dunya.comTürkiye’de ekonomik okur yazarı kesimin ve ülke eko­nomisini izleyenler için dünyanın birincil referansı olan DÜNYA, yayın hayatında başarı­larla dolu 45 yıllık bir dönemi geri­de bıraktı.

DÜNYA Gazetesi, küre­sel ve ulusal ekonomide köklü dö­nüşümlerin yaşandığı bu süreçte ülkede ekonomi politikalarını yü­rütenlerin önünü görmesi için de adeta denizci feneri oldu.

DÜN­YA, ülkenin ekonomik gelişimi ile paralel ve sinerji içinde yürüttüğü habercilikteki bu misyonunu, yak­laşık yarım asırlık birikim ve aynı ruhla 46’ncı yıla taşıyor.DÜNYA’nın ekonomi gazete­si olarak yeniden yapılanması ile Türkiye ekonomisinin ithal ika­meci anlayışı bırakıp dışa açılma serüveninin başlaması aynı dö­neme denk düşüyor. 1980’li yıl­lar; sınırları sermayeye açma, dı­şa dönük sanayileşme ve benzeri liberalleşme politikalarıyla tüm dünyada ekonomi alanında köklü yapısal değişimlerin başladığı bir dönem olurken, bu süreçte en ra­dikal dönüşümlerden biri Türki­ye ekonomisinde yaşandı.

İthalat­ta kotalar, ithal yasakları ve yük­sek gümrük duvarları ile kapalı bir ekonomi olan Türkiye, dışa açılma sürecini başlatarak sanayileşme ve ihracat artışı ile gelişmiş ülkele­rin ekonomik gelişmişlik düzeyle­rini yakalamayı hedefledi.Yayın hayatına 1952’de başlamış köklü bir gazete olan DÜNYA’nın yeni sahibi Nezih Demirkent, bir ilki gerçekleştirdi.

Demirkent, o dönemde ülkenin değişen ekono­mi politikalarına paralel akılcı bir dönüşümle gazetenin yeni bir kim­lik ve misyonla yola devam etme­sine karar verdi.

DÜNYA, 2 Mart 1981’den itibaren günlük “ekono­mi gazetesi” olarak yeni yayın ha­yatına başladı.DÜNYA Gazetesi üstlendiği ye­ni misyonu başarıyla yerine getir­di ve aradan geçen 45 yılda, Türk ekonomi basınının lokomotifi ve Türkiye ekonomisinde yaşanan köklü dönüşüm ve gelişimin hem en yakın tanığı hem de izlenecek politikalar konusunda yol gösteri­ci oldu.

Ekonomi alanında önem­li mesafe kaydedilen yarım asra yaklaşan bu dönemde hem Türki­ye ekonomisi hem de DÜNYA Ga­zetesi öncülüğünde Türk ekonomi basını, göz kamaştırıcı bir gelişim süreci yaşadı.

DÜNYA’nın öncü­lüğü, ekonomi haberciliğini hızla geliştirdi ve DÜNYA bu alanda li­derliğini korudu.

Gelinen aşama­da ekonomi haberleri artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası, ekmek su gibi temel ihtiyaç hali­ne geldi.DÜNYA Gazetesi, o günden bu yana olduğu gibi kamu maliyesi, milli gelir, demografi ve sosyal ha­yat, sanayi, madencilik, enerji, ta­rım başta tüm sektörler, sosyo eko­nomik yapının omurgası olan KO­Bİ’ler, bankacılık ve finans sektörü ve diğer alanları ile Türkiye ekono­misine ilişkin tüm gösterge ve ge­lişmeleri her gün büyük bir özen ve çaba, objektif ve doyurucu bir içe­rikle iç ve dış kamuoyuna sunmaya devam edecek.45 yılda Türkiye ekonomisi Şimdi 1980-2025 karşılaştırma­sında Türkiye’nin makro ekono­mik göstergelerde nereden nereye geldiğine bakalım:* Türkiye nüfusu %93,7 artarak 44,4 milyondan 86,1 milyona yük­seldi.* Gayri safi yurt içi hasıla (GS­YH) 21,8 katlık bir artışla 1980’de­ki 67,5 milyar dolardan, Eylül 2025 itibarıyla yıllık bazda 1,5 trilyon dolara ulaştı.* Nüfus artışının kat kat üzerin­deki milli gelir artışı ile kişi başına milli gelir 10,8 kat artarak 1.518 do­lardan, eylül sonu itibarıyla yıllık bazda 17.863 dolara yükseldi.* Yıllık ihracat 93,3 kat artışla 2,9 milyar dolardan 273,4 milyar dolara; ithalat 45,3 kat artışla 7,9 milyar dolardan 365,4 milyar dola­ra; dış ticaret açığı 17,4 kat artışla 5 milyar dolardan 92 milyar dolara; ihracatın ithalatı karşılama oranı %36,7’den yaklaşık %75 düzeyine yükseldi.* 1980’de %56,8’le en büyük bö­lümü tarım ürünleri oluştururken, 2025 itibarıyla sanayi ürünleri­nin %94,3’e ulaşan payı ile Türki­ye, 200 dolayında ülkeye ihracat yapan artık sanayi ihracatçısı bir ülke.* 1980’de 3,4 milyar dolar olan cari açık, artan turizm vd. hiz­met gelirlerine rağmen özellikle 2000’lerin ikinci yarısında itiba­ren hızla büyüyerek 2022’de 46,3 milyar dolara kadar çıktı.

Başlatı­lan sıkı para politikası ile 2023’te 39,9 milyar dolara, 2024’te ise 10 milyar dolar dolayına inen cari açık, küresel ekonomide çalkantı­ların etkisiyle 2025 yılında da 25,2 milyar dolar oldu.* Dışa açılma ve hızlı ekono­mik büyüme, kamu ve özel sektör borçluluğunu büyüttü. 1980’de 15,7 milyar dolar olan ülke dış bor­cu, Eylül 2025 itibarıyla en son ve­riye göre 564,9 milyar dolar oldu.

Bunun 265,7 milyar doları kamu, 27,8 milyar doları Merkez Bankası, 301,4 milyar dolarla en büyük bö­lümü ise özel sektörün.* 1980’de yok denecek düzey­de bulunan merkezi yönetimin iç borç stoku Ocak 2026 itibarıyla 8 trilyon 597,1 milyar liraya ulaştı ve dış borçla birlikte toplam borç 14 trilyon 264,2 milyar TL oldu.* Yurt dışı yerleşiklerin Türki­ye’deki doğrudan ve portföy yatı­rımları ile mevduatları ve açtıkla­rı krediler dolayısıyla Türkiye’nin 2025 sonu itibarıyla toplam 738 milyar dolarlık bir dış yükümlülü­ğü, buna karşılık Türk sermayesi­nin de aynı kategorilerde yurt dı­şında yaklaşık 413 milyar dolarlık bir dış varlığı bulunuyor.* 1980’de 101,4’e vuran, izle­yen düşüş döneminin ardından kriz yılı 1994’te %106 ile rekor kı­ran TÜFE bazlı enflasyon, 2000’li yıllarda sağlanan istikrarla tekrar düşerek 2004’te tek haneye indi. 2016’ya kadar olan dönemde tek yıl (2008) hariç tek haneli seyreden enflasyon, 2017’ten itibaren yeni­den yükselişe geçti.

Pandeminin de etkisiyle 2022’de %64,3’le rekor düzeye ulaşan, 2023’te %64,8’e, 2024’te %44,4’e, 2025’te itibarıy­la %30,89’a, bu yılın ocak sonunda %30,65’e gerileyen enflasyon için OVP’de 2026 hedefi yüzde 16.

İlgili Sitenin Haberleri