Haber Detayı

Sofrada savaş gölgesi
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
02/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Sofrada savaş gölgesi

Ekonomist ve uzmanlar Türkiye’de risk priminin ve enflasyon baskısının artacağını, Merkez Bankası’nın faiz indirim planlarının ise rafa kalkabileceğini belirtiyor.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla sıcak çatışmaya dönen gerilim diplomasi kanallarını hareketlendirirken ülke ekonomileri için de alarm zilleri çalıyor.

İran’la 2.5 milyar dolarlık ithalat, 3 milyar dolarlık da ihracat hacmine sahip Türkiye’nin önünde iki aydır ihtimal olarak duran emtia tedariki krizi artık kapıda.

Tahran’ın, dünyanın en önemli petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) geçiş noktası Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla fiyatlarda sıçrama beklenirken uzmanlara göre durum Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini zora sokacak.

Uluslarası deniz hukuku ve ticareti uzmanı Selçuk Esenyel’in aktardığı bilgilere göre Hürmüz’den geçen petrol hacmi günlük yaklaşık 17 milyon varil yani dünya ticaretinin yüzde 25’i.

LNG hacmi ise küresel LNG ticaretinin yüzde 20’si.

Esenyel, Türkiye’nin enerji ithalatının yüzde 40’ının doğalgaz ve LNG’den geldiğine dikkat çekerek “Spot LNG alımları artıp maliyetleri yükselir.

Elektrik üretim maliyetlerinde 1-2 hafta içinde artış riski var.

Sanayi girdi maliyetleri ve lojistik maliyetlerde zincirleme artış, enflasyon üzerinde kısa vadeli baskı oluşur” diyor.

DIŞYÖNDER Başkanı Hakan Çınar, ihracatçıları da zor günlerin beklediğini vurguluyor, yorumu şöyle: “Batı da dahil olmak üzere resesyon riski kendisini gösterecektir.

İhracat maliyetlerinde navlunun artışı, sigorta maliyetlerinin artması ve teslim sürelerinin uzamasıyla birlikte rekabet gücümüz zayıflayacak.

Özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörlerimiz daha fazla etkilenecek.

Avrupa Birliği’nde olası bir resesyonun ihracatımız üzerindeki etkileri daha fazla hissedilecek.” YÜKSEK FAİZE SIKIŞACAĞIZ EDAM Direktörü Sinan Ülgen, Merkez Bankası projeksiyonlarına atıfla petrol fiyatlarının beklenildiği gibi 100 dolara ulaşması halinde yıl sonu enflasyon üzerinde yüzde 8.6’ya kadar etkisi olacağına, her 10 dolarlık artışın, ticaret açığını 2.5 milyar dolar artırabileceğine dikkat çekiyor.

Ülgen, “Türkiye ekonomisi, beklenenden daha uzun süre yüksek nominal faiz oranları döneminde sıkışıp kalacak ve bu da seçim döneminde büyümeyi ve gelirleri artırmak için daha gevşek politikalara geçmeyi planlayan siyasi karar vericiler için bir ikilem oluşturacak.

Ayrıca risk algısı nedeniyle turizm gelirleri olumsuz etkilenebilir ki bu, imalat sanayisinin erozyona uğradığı şu dönemde kritik bir sektör olması nedeniyle önemli” yorumunu paylaşıyor.

Ekonomist Doç.

Dr.

Filiz Eryılmaz, “Mart’ta Merkez Bankası’ndan 50 baz puan indirim bekliyordum fakat bu indirim rafa kalkabilir.

Bunun yanında savaşın yakın olması risk primini artıracak.

CDS oranı yükselirse piyasada baskı oluşabilir” derken ekonomist İris Cibre, Türkiye’de sadece petrol değil, gıda dahil birçok emtiada fiyat artışı göreceğimizi vurguluyor.

Cibre, borsa tarafında savunma sanayisi şirketlerinin ön plana çıkacağını ama diğer sektörlerin negatif etki altında kalabileceğini söylüyor. ‘RİSK İŞTAHI AZALACAK’ Ekonomist Prof.

Selva Demiralp, Türkiye’ye ilişkin şu uyarıyı yapıyor: Piyasanın fiyatladığı petrolde yukarı yön, bunun sonrasında da FED’in faiz indireceği senaryosu gerçekleşirse bu indiriminin bize olumlu etkisi olacağını sanmıyorum.

Sermaye akımları açısından düşünürsek, artan küresel riskler ve azalan risk iştahının yaratacağı olumsuz hava, FED faiz indiriminin sınırlı olumlu etkisini bastıracaktır.” SEKTÖRLER İP ÜSTÜNDE İRAN, Türkiye’nin doğalgaz ithal ettiği ülkeler arasında 3. sırada.

Türkiye’nin İran’dan ithalatının yüzde 60’tan fazlası doğalgazdan, yüzde 20’si metal ürünlerden oluşuyor.

İran ise Türkiye’den makine ve parçaları, plastik/petrokimyasal ürünler, otomotiv yedek parçaları ve tarım ürünleri tedarik ediyor. 2025’te Türkiye’yi 3 milyon 50 bin İranlı turist ziyaret etti.

İran ilk 5 ülke arasında yer aldı.

İlgili Sitenin Haberleri