Haber Detayı

Hürmüz gerilimi kimya sektörüne yansımaya başladı
Haberler bloomberght.com
02/03/2026 14:11 (2 saat önce)

Hürmüz gerilimi kimya sektörüne yansımaya başladı

İran’a yönelik ABD öncülüğündeki savaşın tırmanmasıyla Çin’de metanol ve olefin gibi kimyasal hammaddelerin fiyatı yükselmeye başladı. Öte yandan Rusya’da Dorogobuzh gübre tesisine düzenlenen drone saldırısı sonrası Moskova, kota sıkılaştırmasının gündemde olmadığını açıkladı.

Orta Doğu’da artan gerilimin Hürmüz Boğazı ve İran gaz arzı üzerinden enerji ve petrokimya akışını tehdit etmesi, Çinli ithalatçıların kritik girdilerinde fiyatları yukarı itti. Çin merkezli analistlere göre, metanol başta olmak üzere petrokimya hammaddelerinde “arz şoku” ihtimali güçlenirken, bahar dönemi için gübre tarafında da potansiyel açık riski masaya geldi. Çin’de metanol fiyatı sıçradı: Endişe “gübre”ye de taşındı Huatai Securities’in değerlendirmesine göre, krizin derinleşmesi, ham petrol, LNG ve propan gibi küresel arz kalemlerinde sıkışma riskini artırıyor.

Kurum, Brent petrol için 2026 ortalama tahminini 65 dolardan 70 dolara yükseltti.

Savaş kaynaklı risk primi, özellikle Çin’in ithalata bağımlı olduğu metanol tarafında daha görünür hale geldi.

Danışmanlık şirketi JLC’ye göre, Çin’de spot metanol fiyatı pazar günü 40-100 yuan/ton arttı.

JLC’nin gemi taşımacılığı verileri, Çin’in metanol ithalatının ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 29 artarak 2,68 milyon tona çıktığına işaret ediyor.

Aynı notta, 2025’te Çin’in metanol ithalatının yüzde 70’ten fazlasının Orta Doğu kaynaklı olduğu da vurgulanıyor.

Bloomberg in haberine göre bu tablo, Çin’de kimya endüstrisinin hammadde sepetini yeniden şekillendirebilir.

Citic Securities’e göre, petrol bazlı girdilere alternatif olarak kömürden kimyasal üretim talebi artabilir.

Kurum, spot termal kömür fiyatının bir ay içinde 800 yuan/tonun üzerine çıkabileceğini ve ikinci çeyrekte ortalama 750 yuan/tonun üzerinde seyredebilme ihtimalini öne çıkarıyor.

Bu arada, Çin’de polipropilen vadeli işlemleri de haftaya yüzde 4,2’ye varan yükselişle başladı.

Şimdilerde piyasalarda metanol ve enerji maliyetlerindeki yukarı yönlü baskının, azotlu gübrelerin (özellikle üre ve amonyak zinciri) maliyetlerine ne kadar yansıyacağı tartışılıyor.

Huatai’nin notunda, Orta Doğu metanol akışındaki ağırlık nedeniyle ilkbaharda gübre açığı riskinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Rusya’da drone saldırısı sonucu Dorogobuzh devre dışı kaldı Diğer cephede, Rusya’nın Smolensk bölgesindeki Dorogobuzh tesisinin (Acron Grubu) drone saldırısı sonrası üretimi durdurması arz güvenliği endişesini artırdı.

Interfax’ın aktardığına göre, Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, iç piyasaya gübre tedarikinde aksama beklemediğini ve ihracat kotalarında sıkılaştırmanın gündemde olmadığını açıkladı.

Bakanlık, özellikle amonyum nitrat ve NPK (kompoze gübre) ihracat kotalarının revize edilmesinin şu aşamada değerlendirilmediğini bildirdi.

Dorogobuzh’un, Rusya’nın toplam mineral gübre üretiminde yaklaşık yüzde 5 paya sahip olduğu; amonyum nitrat üretimindeki payının yüzde 11’e, azofoska (NPK) üretimindeki payının yüzde 9’a ulaştığı ifade ediliyor.

Tesiste 2025’te 2 milyon tonun üzerinde ticari üretim yapıldığı, ürünlerin ağırlıkla Rusya iç pazarına ve 60’tan fazla bölgeye sevk edildiği aktarılıyor.

Yetkililer sahada hasar tespiti ve yeniden başlatma planı üzerinde çalışıldığını belirtiyor.

Rusya’nın azotlu ve kompoze gübre ihracat kotaları ise 2021’den bu yana “gıda fiyatlarını sınırlama” hedefiyle uygulanıyor ve mevcut düzenleme 31 Mayıs 2026’ya kadar yürürlükte.

Jeopolitik riskler gübrede “fiyat-kota-lojistik” üçlüsünü yeniden kuruyor Analistler, İran gerilimi ve Rusya daki drone saldırısının piyasalar açısından şu iki riski öne çıkardığını belirtiyor: Orta Doğu kaynaklı enerji/petrokimya şoku, Çin’de kimyasal hammadde maliyetlerini yükseltiyor ve gübre maliyet kanalı üzerinden tarımsal girdi enflasyonunu tetikleme potansiyeli taşıyor.

Rusya’daki üretim kesintisi ise arz tarafında yeni bir stres testi yaratıyor ancak Moskova’nın kota değişikliği yok mesajı, kısa vadede politik müdahale riskini sınırlamayı hedefliyor.

İlgili Sitenin Haberleri