Haber Detayı
USUHAD/Gerim: 2026 Su Reformu Türkiye için tarihi bir eşik
Ulusal Su Hasadı Derneği (USUHAD) Başkanı İsmail Gerim, küresel su krizinin derinleştiği bir dönemde Türkiye’nin su yönetiminde köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirterek, 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni imar ve su mevzuatının tarihi bir kırılma noktası olduğunu söyledi.
ESRA ÖZARFAT Ulusal Su Hasadı Derneği (USUHAD) Başkanı İsmail Gerim, “Bugün dünyada 3,6 milyar insan yılın en az bir ayında suya erişimde ciddi zorluk yaşıyor. 2050’de bu sayının 5 milyarı aşması bekleniyor.
Türkiye de artık su zengini değil; su stresi yaşayan ülkeler ligindeyiz” dedi.
Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer aldığına ve iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Gerim, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının yaklaşık 1300 metreküp seviyelerine gerilediğini, 2070 projeksiyonlarında bu rakamın 1040 metreküpe kadar düşeceğinin öngörüldüğünü ifade etti. “Bu tablo, yağmursuyu hasadını çevreci bir tercih olmaktan çıkarıp stratejik bir zorunluluk haline getiriyor” diyen Gerim, baraj ve merkezi şebeke yatırımlarının önemli olduğunu ancak bu sistemlerin diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi alternatif yenilikçi yöntemlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Her bina bir mikro-baraj olacak” Hayata geçirilmesi planlanan düzenlemelerle birlikte su yönetiminde merkezi olmayan, yerinde ve entegre bir modele geçileceğini belirten Gerim, “Yeni dönemde parsel büyüklüğünden bağımsız olarak çatı alanı 1000 metrekareyi aşan tüm binalarda yağmursuyu hasadı sistemi zorunlu olacak. 200 yatak ve üzeri oteller, 10 bin metrekareyi aşan AVM’ler ve 30 bin metrekareyi geçen kamu binalarında gri su geri kazanımı devreye girecek.
Depo kapasitesi, ilin yağış ortalaması ve çatı alanına göre hesaplanacak ve toplanabilir suyun en az yüzde 6’sını karşılayacak şekilde projelendirilecek.
Artık binalar sadece su tüketen yapılar değil, su üreten ve geri kazanan aktif sistemler haline gelecek.
Biz buna ‘her çatı bir mikro-baraj’ yaklaşımı diyoruz” diye konuştu.
Su krizinin ekonomik, sosyal ve ekolojik boyutlarına dikkat çeken Gerim, “Su güvenliği artık milli öncelik konusudur.
İklim değişikliğinin etkileri derinleşirken suyu düştüğü yerde tutmak zorundayız.
Türkiye, 2026 reformlarıyla su stresi yaşayan bir ülkeden su yönetiminde model bir ülkeye dönüşme fırsatını yakalamıştır.
Bu fırsatı doğru planlama ve kararlı uygulamayla değerlendirmeliyiz” dedi.
Yeni düzenlemelerin tam uygulanması ve doğru teşvik mekanizmalarıyla yıllık milyonlarca metreküp su tasarrufu sağlanabileceğini belirten Gerim, bunun hem yeraltı su rezervlerinin korunmasına hem de enerji tüketiminin azaltılmasına ciddi katkı sağlayacağını kaydetti.