Haber Detayı
ABD ve İsrail saldırmıştı: İran'ın nükleer tesisinin son hali uydudan görüntülendi
ABD ve İsrail'in geçen hafta başlattığı saldırılara İran'ın misilleme ile karşılık vermesiyle birlikte bölgede yaşananlar büyük endişe yaratmaya devam ederken, uydu görüntüleri dikkat çekici bazı bulguları ortaya çıkardı.
Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü isimli kuruluş, ticari uydu görüntülerinden faydalanarak ABD-İsrail hava operasyonunun başlamasından bu yana İran'daki Natanz nükleer tesisinde yaşanan tahribatı gözler önüne serdi.
Saldırıdan önce çekilen uydu görüntüsü.Kurum, ABD merkezli Vantor tarafından elde edilen görüntüleri yayınlarken yapılan incelemede Natanz nükleer tesisine yapılan saldırıların yerel saatle Pazar günü öğleden sonra ile Pazartesi sabahı arasında bir zamanda gerçekleştiği kaydedildi.
Saldırıdan sonra çekilen uydu görüntüsünde bazı noktalarda büyük tahribat görülüyor.ABD'nin mi yoksa İsrail'in mi İran'ın nükleer programının ana tesislerinden biri olan Natanz kompleksini vurduğunu tespit edemedi.Saldırıdan sonra çekilen uydu görüntüsü.Natanz saldırılarının uydu görüntülerini ilk bulan kişinin İsrailli jeoanalist Ben Tzion Macales olduğunu belirtti.Saldırıdan önce çekilen uydu görüntüsü.Bulgular, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndaki temsilcisi Reza Najafi'nin Natanz'ın Pazar günü vurulduğu yönündeki önceki açıklamasını doğrular nitelikte olurken Najafi, herhangi bir nükleer tesisin vurulduğuna dair bir işaret olmadığını söyleyen IAEA Başkanı Raphael Grossi'nin yorumunu yalanlamıştı.İran'ın nükleer programı, İsrail ve ABD'nin saldırılar için verdiği nedenler arasında yer alırken; İran'ın sonunda nükleer bomba yapabilecek duruma çok yaklaştığı iddia ediliyordu.
Tahran yönetimi ise nükleer silah arayışında olduğunu defalarca reddetti.Vantor'un görüntülerinin Natanz'daki üç binanın yıkıldığını gösterdiği belirtilirken bunlardan ikisi, binlerce santrifüjün (güç santrallerinde veya silahlarda kullanılmak üzere uranyum zenginleştiren makineler) bulunduğu iki yeraltı salonuna açılan personel girişleriydi.Haziran ayındaki ABD saldırısıyla salonlar kullanılamaz hale getirilmiş olsa da, saldırıların salonlarda hala "kurtarılabilir santrifüjler" veya diğer ilgili ekipmanların bulunabileceğini gösterdiği belirtildi.Yıkılan üçüncü bina ise yeraltı salonlarına giden tek araç giriş rampasını kapsıyordu.