Haber Detayı

Bahçeli'den İran mesajı: 'İran'da yaşananlardan Türkiye'yi ayrı düşünmek izansızlıktır'
Gündem aydinlik.com.tr
03/03/2026 11:30 (5 saat önce)

Bahçeli'den İran mesajı: 'İran'da yaşananlardan Türkiye'yi ayrı düşünmek izansızlıktır'

Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını “gayri ahlaki” olarak nitelendirdi. Bahçeli, ABD’nin İran’a düzenlediği saldırının hem bölgesel hem de küresel dengeleri zedeleyeceğini vurguladı. Ayrıca Bahçeli, İran’da yaşananların Türkiye’den bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti.

Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar ise şu şekilde: - Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmek, barışçıl çabaları destekleyip teşvik etmek mümeyyiz nitelikli politik ve diplomatik bir tutum tercihidir. 'BU SALDIRGANLIK GAYRİ MEŞRUDUR' - Öncelikle şu hususu ifade etmeliyim ki, ABD’nin Siyonizm’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir.

Bu saldırganlık gayri meşrudur.

Bu saldırganlık gayri hukukidir.

Bu saldırganlık gayri ahlakidir.

Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. - Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. - Hani müzakereler sürüyordu?

Hani görüşmeler devam ediyor; anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu? 26 Şubat 2026 tarihinde Cenevre’de düzenlenen müzakereler sonrası arabulucu Umman Dışişleri Bakanı; İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğini açıklamıştı.

ABD ve İran eşzamanlı olarak, müzakerelerde ilerlemenin olduğuna dair mesajlar vermişlerdi.

Hatta Cenevre’nin ardından süregelen görüşmelerin Viyana’da devam edeceği bile duyurulmuştu. - Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur.

Hamaney’in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netenyahu’nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir?

İran’ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik alt yapısı hedef alınmıştır. - Maksadımız, komşumuz İran’ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir.

İç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. 'İRAN'IN BAŞINA GELENLERDEN ÜLKEMEMİZİ SOYUTLAMAK İMKANSIZDIR' - Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız, hem de izansızlıktır. - “Terörsüz Türkiye” hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? - Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? - Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? - İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz? - Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş: “Türkiye yeni İran’dır.” İsrail’in cani Başbakanı; “hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız” açıklamasıyla şer korosuna katılmış.

Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise “Ankara 2036’da, Tahran 2026’daki gibi olacak mı?” diye sorgulamış. 'ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOKTUR' - ABD’nin bir emekli albayı ise “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş.

Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir.

Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı ayndır. - Bu inanca sahip bir kutlu iradeyi, bu iradenin sahibi bir büyük milleti, Türk-İslam mefkûresinin yeryüzüne mühür vurmuş muazzam bir kahramanlığını tehdit edecek, boyun eğdirecek, teslim alacak muhasım bir odağı Cenab-ı Allah henüz nasip etmemiş, henüz yaratmamıştır.

Üstümüze kim geliyorsa, kimler gelmeyi düşünüyorsa göreceği azamet ve şiddeti de peşinen kabullenmek durumundadır.

İRAN'A BAŞ SAĞLIĞI - İran’ın dini lideri Hamaney ile birlikte hayatını kaybetmiş bütün isimlere Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.

Dost, kardeş ve komşu ülke İran halkına sabır ve baş sağlığı diliyorum. - Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir.

Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz.

Barışmak yerine savaşmak cinayettir.

Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir.

Son olarak diyeceğim şudur: - İran mazisi 2500 yüzyılı bulan bir devlet geleneğine sahiptir.

Aynı zamanda geniş bir coğrafyanın üzerinde egemenlik kurmuştur.

İran İslam Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğü mutlaka korunmalıdır.

Hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun, bu ülkenin tüm vatandaşları mensubiyet onuruyla birlikte tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini bihakkın yerine getirmelidir.

İran İslam Cumhuriyeti’nin geleceğini Siyonist-emperyalist dayatmalar değil sadece ve sadece bu ülke halkının iradesi tayin ve temin edebilecektir. 'İRAN İRANLILARINDIR' - Bunun dışında, bunun hilafında her filli zorlama, her ayak oyunu, her karanlık senaryo uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na temelden aykırılık anlamına gelecek, dahası insanlık suçu olarak anılacaktır.

İran, İranlılarındır.

Bu ülkenin etnik ve mezhebi kategorilere parça parça bölünmesi Türkiye ve bölge ülkelerinin yanı sıra küresel siyaseti de çok olumsuz etkileyecektir.

Huzur istiyoruz, barış istiyoruz, Siyonist- emperyalist azgınlığı da sonuna kadar reddediyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri