Haber Detayı
Hamaney suikastı nasıl gerçekleşti? Tahran baştan sona hacklenmiş
Financial Times’ın özel haberine göre, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik saldırı, İsrail işgal güçlerinin ve ABD istihbaratının yıllar boyunca yürüttüğü kapsamlı bir gözetim ve veri toplama operasyonunun ardından gerçekleştirildi. Peki Hamaney'in her adımı nasıl hesaplandı? Detaylar haberimizde.
Financial Times’ın özel haberine göre, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik saldırı, İsrail işgal güçlerinin ve ABD istihbaratının yıllar boyunca yürüttüğü kapsamlı bir gözetim ve veri toplama operasyonunun ardından gerçekleştirildi.
Peki Hamaney'in her adımı nasıl hesaplandı?
Detaylar haberimizde.
Dünya, Financial Times'ın sızdırdığı şok edici detaylarla sarsılıyor.
Siyonist İsrail işgal güçlerinin, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'i hedef alan hukuksuz suikastının arkasında, yıllarca süren bir dijital casusluk ağı ve uluslararası hukuku hiçe sayan kirli bir ittifak olduğu ortaya çıktı. 'Epic Fury' (Destansı Öfke) adı verilen bu operasyon, bir devlet liderine yönelik düzenlenen en organize ve karanlık saldırılardan biri olarak tarihe geçti.
DİJİTAL DİKİZLEME: TAHRAN'IN KAMERALARI NASIL ELE GEÇİRİLDİ?
İşgalci rejimin siber birimi Unit 8200, yıllar süren bir çalışma ile Tahran'ın neredeyse tüm trafik izleme sistemini felç etti.
Haberden sızan en çarpıcı detay, bu kameraların sadece izleme amaçlı değil, bir 'karar mekanizması' olarak kullanılmasıydı.
Yaşam Örüntüsü (Pattern of Life) Analizi: İşgal güçleri, Hamaney'in korumalarının ve şoförlerinin günlük alışkanlıklarını en ince ayrıntısına kadar haritalandırdı.
Kim, saat kaçta işe geliyor?
Aracını hangi sokağa park ediyor?
Hangi güzergâhı kullanıyor?
Park Yeri Casusluğu: Özellikle Pasteur Caddesi yakınındaki stratejik bir kameranın, korumaların araçlarını park ettiği 'gözden uzak' noktayı deşifre ettiği belirtiliyor.
Bu sıradan detay, işgalciler için yerleşkenin korunaklı duvarlarının arkasındaki işleyişi görebilecekleri bir pencereye dönüştü.
Algoritma Odaklı Hedefleme: Milyarlarca veri noktası İsrail'in güneyindeki sunuculara aktarıldı.
Karmaşık algoritmalar, bu verileri işleyerek Hamaney'in yanındaki isimlerin listesini ve onların zayıf noktalarını belirledi.
PASTEUR CADDESİ'NDE DİJİTAL KARANTİNA: TELEFONLAR NEDEN SUSTU?
Suikastın en kalleşçe hazırlıklarından biri iletişim altyapısına yönelikti.
Saldırı sabahı, Pasteur Caddesi çevresindeki yaklaşık 12 cep telefonu kulesinin hassas bileşenleri uzaktan müdahale ile devre dışı bırakıldı.
Hamaney'in koruma ekibi, olası bir tehlikeyi haber vermek veya yardım çağırmak için telefonlarına sarıldığında sadece 'meşgul' tonuyla karşılaştı.
Bu planlı sabotaj, hedef alınan binayı dış dünyadan tamamen izole ederek bir ölüm tuzağına dönüştürdü.
İşgal güçleri, bombayı patlatmadan önce kurbanlarının sesini kesti. 'ÖNCE ONLARIN GÖZLERİNİ ALDIK': SİBER VE ASKERİ SALDIRI BİRLEŞİMİ Saldırının gerçekleştiği 'Kanlı Cumartesi' sabahı, ABD ordusu ve işgal güçleri koordineli bir şekilde hareket etti.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in itiraflarına göre, saldırı öncesinde İran'ın radar ve savunma sistemleri devasa bir siber saldırıyla 'kör edildi.' İşgalci pilotlar, İran hava savunma sistemlerinin menziline girmeden, yaklaşık 1000 kilometre mesafeden ateşlenebilen özel Sparrow füzelerini kullandılar.
Bir yemek masası büyüklüğündeki hedefi vurabilen bu hassas mühimmatlar, Hamaney'in toplantı halindeki yerleşkesine tam 30 kez isabet etti.
İşgalci bir yetkilinin, 'Tahran'ı çocukluğumuzun geçtiği sokaklar kadar iyi biliyorduk' şeklindeki küstah açıklaması, bu sızmanın derinliğini gösteriyor.
TRUMP VE 'EPIC FURY': KAHVALTI MASASINDA GELEN ÖLÜM EMRİ Saldırı emrinin, dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından Air Force One uçağındayken verildiği kesinleşti.
Trump'ın Fox News'e verdiği demeçte, İranlı yetkililerin 'kahvaltı yaparken' vurulduğunu söylemesi, operasyonun planlandığının bir başka kanıtı oldu.
CIA'in sahadaki insan kaynaklarından (ajanlarından) gelen kesin bilgi, Hamaney ve üst düzey kurmaylarının o sabah sığınakta değil, ofiste toplantı yapacağını doğruladı.
İşgalci stratejistler, savaşın başlamasıyla yer altına çekilecek olan lider kadrosunu, henüz 'açıktayken' vurmak için bu anı seçti.
BİR TABUNUN YIKILIŞI: GAYRİMEŞRU SUİKASTIN MEŞRULAŞTIRILMA ÇABASI Eski Mossad yetkilisi Sima Shine'ın 'Yemekle birlikte iştah gelir' sözü, işgal rejiminin suikast politikasındaki pervasızlığı özetliyor. 2024'teki Haniye suikastı ve Lübnan'daki çağrı cihazı saldırılarından alınan 'kanlı ilham', işgalci gücü bir devlet başkanını öldürecek kadar ileriye taşıdı.
Geçmişte devlet liderlerini öldürmek askeri ve diplomatik bir tabu sayılırken, işgalci rejim bu suikastla tüm uluslararası normları çöpe attığını ilan etmiş oldu.
Haberde, bu tür eylemlerin stratejik bir başarı mı yoksa bölgeyi öngörülemez bir kaosa sürükleyen bir çılgınlık mı olduğu tartışılıyor. 20 YILLIK KİNLİ HAZIRLIK Bu suikast, 2001 yılında Ariel Sharon'un Mossad'a verdiği 'Hedefimiz İran' talimatının nihai ve en kanlı aşamasıydı.
Nükleer bilim insanlarının öldürülmesi, siber sabotajlar ve son olarak bu gayrimeşru hava saldırısı, işgalci gücün bölgedeki hukuk tanımaz hegemonyasını pekiştirme çabası olarak değerlendiriliyor.