Haber Detayı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: 'Şu anda rejim değişikliğine yol açacak bir dalgalanma yok'
Gündem aydinlik.com.tr
03/03/2026 13:10 (4 saat önce)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: 'Şu anda rejim değişikliğine yol açacak bir dalgalanma yok'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşa yönelik önemli değerlendirmelerde vuruldu. Fidan, 'İran, Türkiye'ye saldırır mı?' sorusuna da yanıt verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD ve İsrail’in İran arasındaki savaşta küresel istikrarın riske girebileceğini bildirdi.

İran’da şu anda rejim değişikliğine yol açacak bir dalgalanma olmadığını kaydeden Fidan, Türkiye’nin yeniden yeniden diplomasiye dönülmesi için uğraştığını vurguladı.

Saldıranların rejim değişikliği hedefi olduğunu ifade eden Hakan Fidan, PKK’daki hareketliliği yakından takip ettiklerini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile iftarda buluştu.

Gazetecilerin ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşla ilgili sorularını yanıtlayan Fidan özetle şu değerlendirmelerde bulundu: RİSK ARTIYOR Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte.

İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor.

Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı.

Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir.

Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Öte yandan, ilk aşamada saldırıların İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığını görüyoruz.

Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu.

İran halkı içinde, “rejim değişikliği sonucunu doğuracak” ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.

Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması.

Bunun yanında enerji boyutu var.

İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir.

TÜRKİYE Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz.

Olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün.

Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoru SAVAŞ NE KADAR SÜRER?

Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor tamamıyla hem bugün için hem gelecek için.

Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu.

Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor.

Rejim değişikliği hedefi var.Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu.

Bunun mücadelesini verdik.

Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası.

Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk.

Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla.

Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler.

Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı.

İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar.

Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım.

Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir.

Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir.

İRAN MALİYET ÜRETMEK İÇİN ÇABA HARCIYOR Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor.

O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor.

Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız.

Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi...

İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi.

İran'ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı…Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa.

İRAN’DAKİ PKK VARLIĞI Şimdi bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük.

Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz.

Yani farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz.

Bunları tabii ki yakından takip ediyoruz.

Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz KÖRFEZ ÜLKELERİNİN TAVRI Resmi olarak deklere etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var.

Bu iddiaları biz de duyuyoruz.

Bu doğru da olabilir.

BARIŞ ÇABALARI Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz.

Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz.

İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik.

Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz.

Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var.

Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz?

Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır?

Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak.

Minimum savaşı durdurma şartı… Maksimumu da rejim değişikliği.

Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir.

Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek.

İran geniş bir coğrafya.

Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış.

Avrupalılarla birkaç gündür konuşuyoruz, Kaja Kallas aradı, sordu.

Bugün Fransa aradı, çok uzun konuştuk.

Şimdi Alman konuşmak istiyor.

Merz Cumhurbaşkanımızla konuştu.

Ursula von der Leyen aradı aynı şekilde.

Barış istiyorsanız, beraber çalışalım.

Onları bir harekete sevk ediyoruz.

Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya.

Ummanlıyla konuşuyoruz.

Orada, Umman da hala bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Amerikalılarla konuşuyoruz BÖLGEDE YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZIN DURUMU Bir yandan diplomatik çözüm için temaslarımız sürüyor, bir yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz.

Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok.

İran’da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor.

İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor.

Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz.

Her saatte bir rapor alıyoruz.

Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda.

Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını.

Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız.

Bir de oradayaşayıp çalışanlar var.

Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir.

Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz.

Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti.

İRAN’DAN TÜRKİYE’YE GÖÇ DALGASI Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri’nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz.

İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT… Her türlü planlamayı yapıyoruz.

Bu konuda halkımız müsterih olsun.

Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz.

SAVAŞIN GAZZE’YE ETKİLERİ Tabii ki kötü etkiliyor, kötü etkileyecek.

Şimdi İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler.

Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.

İlgili Sitenin Haberleri