Haber Detayı

İdris Şahin: 2025'te Gümrüklerde 44 Milyar Liralık Uyuşturucu Yakalanması, Zehir Tacirlerinin Gümrüklerimi...
Güncel haberler.com
03/03/2026 19:58 (1 saat önce)

İdris Şahin: 2025'te Gümrüklerde 44 Milyar Liralık Uyuşturucu Yakalanması, Zehir Tacirlerinin Gümrüklerimi...

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2025 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucu miktarı artışına ilişkin, "Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı 2025 yılı gümrük verileri, Türkiye'nin hem sınır güvenliğinde hem de ekonomi yönetiminde nasıl bir uçuruma sürüklendiğinin açık bir itirafnamesidir. Bu vahim tablonun en karanlık yüzü ise kuşkusuz evlatlarımızı ve geleceğimizi hedef alan uyuşturucu trafiğindeki korkunç artıştır. 2022 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucu değeri 6,6 milyar TL seviyesindeyken, 2025'te bu rakamın 44 milyar 899 milyon TL'ye ulaşmış olması, zehir tacirlerinin gümrüklerimizi adeta birer otobana çevirdiğini kanıtlıyor." dedi.

(TBMM) - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 2025 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucu miktarı artışına ilişkin, "Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı 2025 yılı gümrük verileri, Türkiye'nin hem sınır güvenliğinde hem de ekonomi yönetiminde nasıl bir uçuruma sürüklendiğinin açık bir itirafnamesidir.

Bu vahim tablonun en karanlık yüzü ise kuşkusuz evlatlarımızı ve geleceğimizi hedef alan uyuşturucu trafiğindeki korkunç artıştır. 2022 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucu değeri 6,6 milyar TL seviyesindeyken, 2025'te bu rakamın 44 milyar 899 milyon TL'ye ulaşmış olması, zehir tacirlerinin gümrüklerimizi adeta birer otobana çevirdiğini kanıtlıyor." dedi.DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında hem dış politikadaki gelişmelere hem de ekonomi ve iç güvenlik alanındaki tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Bölgede ABD, İran ve İsrail arasında tırmanan gerilimin Türkiye'yi doğrudan etkileyebileceğini belirten Şahin, şu ifadeleri kullandı:"Bugün 3 Mart 2026.

Bölgemiz tam anlamıyla bir ateş çemberinden geçiyor.

ABD, İran ve İsrail arasında tırmanan gerilim ve çatışma süreci, sadece sınır komşularımızı değil, doğrudan doğruya ülkemizi ve geleceğimizi de dolaylı olarak tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır.

Savaşın kazananı olmaz!

Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın da altını çizdiği üzere; İsrail'in gerekçe olarak kullandığı 'önleyici savaş' kavramının uluslararası hukukta hiçbir yeri yoktur.

Müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlık, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturmuştur.

Geçmiş tecrübelerimiz, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya göstermiştir." "Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir" Komşumuz İran'ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması, Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir.

Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir.

İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyoruz.

Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı bizim yerimiz; diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.Türkiye hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır.

Biz de DEVA Partisi olarak bu süreci ihtiyatla takip ediyoruz.

Ancak unutulmamalıdır ki; dışarıdaki fırtınalara karşı ayakta kalmanın yolu, önce kendi evimizin içini sağlam tutmaktan geçer.

İç cephe ancak adaletin eksiksiz işlediği, hukukun üstün olduğu, liyakatin esas alındığı ve her vatandaşın huzur içinde yaşadığı, demokrasinin içselleştirildiği ve tam anlamıyla uygulandığı bir sistemle güçlenir.

Zira bizim ilkemiz nettir: Ne kadar adalet, o kadar demokrasi, o kadar ekonomi..." "Uyuşturucu trafiğindeki korkunç artış var" Ticaret Bakanlığı'nın 2025 yılı gümrük verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şahin, 2022 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucunun değerinin 6,6 milyar TL olduğunu, 2025'te ise bu rakamın 44 milyar 899 milyon TL'ye yükseldiğini söyledi.

Bu artışın sınır güvenliği açısından ciddi bir tablo ortaya koyduğunu vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:"Dışarıda bu yangın sürerken, içerideki manzarada vahimdir.

Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı 2025 yılı gümrük verileri, Türkiye'nin hem sınır güvenliğinde hem de ekonomi yönetiminde nasıl bir uçuruma sürüklendiğinin açık bir itirafnamesidir.

Bu vahim tablonun en karanlık yüzü ise kuşkusuz evlatlarımızı ve geleceğimizi hedef alan uyuşturucu trafiğindeki korkunç artıştır. 2022 yılında gümrüklerde yakalanan uyuşturucu değeri 6,6 milyar TL seviyesindeyken, 2025'te bu rakamın 44 milyar 899 milyon TL'ye ulaşmış olması, zehir tacirlerinin gümrüklerimizi adeta birer otobana çevirdiğini kanıtlıyor.

Sokaklarımızdaki uyuşturucu salgını her geçen gün büyürken, gümrüklerde yakalanan bu devasa miktarın buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu bilmek, ülkemizin nasıl bir güvenlik zafiyetine mahkum edildiğini gözler önüne seriyor.

Sınırlarımızdaki bu kontrolsüzlük sadece toplum sağlığını değil, ekonomik düzenimizi de mafyatik bir yapıya teslim etmiştir."Kaçak değerli maden miktarının sadece üç yılda 156 milyon TL'den 28 milyar 303 milyon TL'ye fırlaması tesadüf değildir.

Tam 180 katlık bu devasa artış, ülkemizde meşru ticaretin ve helal kazancın yerini suç ekonomisinin aldığının en somut belgesidir.

Dünyanın hiçbir yerinde yasal bir sektör üç yılda 180 kat büyüme kaydedemezken, bu büyümenin yalnızca kaçakçılıkta gerçekleşmesi, Türkiye'nin nasıl bir kara para sarmalına itildiğini göstermektedir.

Bu karanlık tabloyu besleyen ise bizzat iktidarın Ağustos 2023'te 'cari açığı düşürüyoruz' masalıyla getirdiği altın ithalat kotasıdır.

Kendi mücevher sanayicimizi hammaddeye muhtaç bırakıp yerli üretimi felç edenler, esnafın rızkını kaçakçıya, sokaklarımızı uyuşturucuya teslim edenler hangi 'yerli ve milli' anlayıştan bahsediyor merak ediyoruz." "Bu öngörülmezlik bir yönetim zafiyetidir" Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı şubat ayı enflasyon verilerine değinen Şahin, 2026 yılı için daha önce açıklanan enflasyon hedefinin revize edilmesini "öngörülmezlik" olarak nitelendirdi."Bugün TÜİK yine o bilindik senaryoyu önümüze koydu ve Şubat ayı aylık enflasyonunu yüzde 2,96 olarak ilan etti.

Kağıt üzerindeki bu rakamlar mutfaktaki yangını söndürmeye yetmediği gibi sadece şubat ayında gıda enflasyonu yüzde 8'i bulmuş durumda.

Vatandaşımız yüzde 7,8'lik bir zam duvarıyla karşı karşıya kalmış.

Siz değil miydiniz 2026 hedefimiz yüzde 9,7 diyenler?

Ne oldu da hemen çark edip hedefi yüzde 16'ya çıkardınız?

Daha Şubat bitmeden kendi revize ettiğiniz hedefin bile yarısına dayandınız.

Bu öngörülmezlik bir yönetim zafiyetidir.

Bakın burası çok kritik: Yanı başımızdaki savaşın etkileri henüz tam olarak piyasalara yansımamışken hal böyleyse; Mart ayı Şubat'tan, Nisan ayı ise Mart'tan çok daha ağır geçecektir.

Özellikle çiftçimizin ekim sezonuna yaklaştığı bu dönemde, enflasyonun sadece gıdaya değil; üretim aşamasındaki gübreye, mazota ve ilaca yansıması önümüzdeki ayların çok daha karanlık olacağının en büyük göstergesidir." "Emeklinin beklentisini kırmaya çalışıyorsunuz ama nafile" Emeklilere verilecek bayram ikramiyesinde artış yapılmaması kararın eleştiren Şahin, şöyle konuştu:"Üretim maliyetleri bu hızla artarken yorgun iktidarın elinde hiçbir somut tedbir yoktur.

Anlaşıldı, siz yine dar gelirliyi, emekliyi yalın ayak bırakacaksınız!

Emeklimiz 20 bin lira maaşla hayata tutunmaya çalışırken, dün çıkıp 'kaynak yok' diyerek emekli bayram ikramiyesini 4 bin lirada dondurup bıraktınız.

Bu rakamlarla emeklinin beklentisini kırmaya çalışıyorsunuz ama nafile!

Bugün 4 bin liraya emekli ne yapabilir?

Torununa bir bayram harçlığı verse cebi boşalıyor, evladına bir paket şeker, bir küçük hediye alamaz hale geldi.

Vatandaşımız sosyal medyada gerçeği tokat gibi yüzünüze vuruyor: 'Emekliye gelince tefe tüfe, kendinize gelince açık büfe!' Bir zamanlar 'fakir fukaranın sofrasından geldik' diyordunuz ama bugün zenginlerin sofrasından kalkmıyorsunuz.

Sizin israfınızın faturasını emekliye, dar gelirliye ödetmeyeceğiz; bu da bizim sözümüz olsun!

Ekonomideki güzel günlerin mimarı Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan ile birlikte yine o güzel günleri, bu aziz millete hak ettiği o refahı yaşatacağız." "Milletimizin umudu da dermanı da DEVA kadrolarındadır" Açıklamasında 3 Mart 2023'te yürürlüğe giren EYT düzenlemesinin yıl dönümünü hatırlatan Şahin, "Son olarak; bugün 3 Mart.

Yani 2023 yılında apar topar çıkarılan EYT yasasının yürürlüğe girdiği o tarihin yıl dönümü. 8 Eylül 1999'u bir duvar gibi toplumun önüne örerek uyguladığınız o kademesiz geçiş, aynı şartlarda dirsek çürütmüş vatandaşlarımız arasında derin bir vicdan yarası açmıştır.

Bir günle, bir ayla emeklilik hayallerini 17-20 yıl sonraya ertelediğiniz o insanların ahı üzerinizdedir.

Adalet, toplumun bir kısmına lütfedilip diğerinden esirgenen bir ayrıcalık olamaz!

Sosyal devlet, bir sorunu çözerken milyonlarca yeni mağdur yaratmaz.

Kademeli emeklilik bir lütuf değil, Anayasal eşitliğin ve gasp edilen bir hakkın iadesidir.

Bu adaletsiz iş tutuşlarınızla daha fazla kul hakkına girmeyin.

Bu yorgun kadroların açtığı derin yaraları biz saracağız.

Milletimizin umudu da dermanı da DEVA kadrolarındadır." diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri