Haber Detayı

Dışişleri Bakanı: ‘En kötü senaryoya hazırlıklıyız, sınır güvenliğimiz çok iyi’
Gündem nefes.com.tr
04/03/2026 07:55 (1 saat önce)

Dışişleri Bakanı: ‘En kötü senaryoya hazırlıklıyız, sınır güvenliğimiz çok iyi’

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Türkiye’nin tüm senaryolara hazır olduğunu söyledi. Olası göç dalgasına karşı hazırlık yapıldığını belirten Fidan, sınır güvenliğinin güçlü olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından olası bir göç dalgasına karşı Türkiye’nin tüm senaryoları çalıştığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber'de ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan saldırıları değerlendirdi.

Fidan, şunları söyledi:"Çok kritik günlerden geçiyoruz bölgemiz adına özellikle.

Şu ana kadar bölgede son 20 yıldır büyük acılar, savaşlar yaşandı ve son yaşadığımız bu büyük savaş, İran'la olan savaş.

Tabii savaşın etkilerine baktığımız zaman İranla sınırlı kalmıyor.

Çok önceden de tahmin ettiğimiz gibi bölgenin tamamına yayılıyor.

İran'ın burada şöyle bir strateji izlediğini görüyoruz: Kendisine yönelik nihai bir saldırı değerlendirmesinde bulunduğu anda 'Ben gidersem bölgeyi de beraberimde götürürüm' stratejisiyle bölgedeki diğer ülkelere, özellikle enerji altyapılarına...

İran şunun çok iyi farkında; bölgedeki kritik ülkelerde bulunan enerji altyapılarının dünya ekonomisi için, istikrarı için, enerji güvenliği için ne kadar önemli olduğunu biliyor.

Buralara yönelik saldırılarını yapıyor.

Kendisi taarruza uğradıkça baskı unsurunu buradan oluşturmaya çalışıyor.Şimdi tabii savaşın ne kadar süreceği ne olacağı meselesi tartışmalı bir konu, çeşitli değerlendirmelere açık bir konu.

Burada önemli olan şu; saldıran tarafların amaçları ne?

Neyi hedefliyorlar?

Burada iki tane ana amaç kümesi ortaya çıkıyor baktığınız zaman.

Birinci kümede; İran'ın sahip olduğu askeri yeteneklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir askeri profesyonel değerlendirme var. 'Bu amaca ulaşana kadar biz bu harekatı devam ettireceğiz' görüşü var.

Diğer taraftan da bir rejim değişikliğini hedefleyen bir askeri harekat perspektifi var.

Şimdi bu iki hedefe göre savaşın süresi değişir, şekli de değişir.

Yayılma tarzı, oluşturacağı riskler de değişir; bu ikisi çok farklı konsept.

Dolayısıyla biz şimdiden özellikle belli ülkelerle bir araya gelerek belli bir görüş oluşturup, daha kötüye gitmesini nasıl engelleriz, bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz."KÖRFEZ ÜLKELERİ BU SAVAŞIN ÇIKMAMASI İÇİN ÇOK ÇALIŞTILAR" "Körfez ülkeleri, büyük bir kısmı, yani bu savaşın çıkmaması için çok çalıştılar esas itibarıyla.

Yani ben yakından şahidim.

Saldırıdan bir saat öncesine kadar Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı savaşın çıkmaması için uğraşıyordu.

Yani aslında İran'ın lehine olacak bir noktada faaliyet gösteriyordu.

Ama buna rağmen İran'ın hiçbir ayrım yapmadan ara bulucu Umman'ı, Katar'ı, Kuveyt'i, Bahreyn'i, Suudi Arabistan'ı, Birleşik Arap Emirlikleri'ni, Ürdün'ü; yani bütün buraları bombalaması bence inanılmaz derecede yanlış bir strateji.

Yani bölgedeki riski zaten çok ciddi yükseltiyor ama diğer taraftan kendisi perspektifinden bakıldığı zaman da son derece yanlış bir strateji.Dostlarımız açısından baktığımız zaman da bizim de kendi stratejik değerlendirmemiz açısından İran adına yanlış bulduğumuz bir husus.

Yani kendisi bir savaş içindeyken, bir saldırı altındayken kendisine zararı dokunmayan üslerini, bölge hava sahasını saldıran taraflara açmamış, kendinde bulunan üslerden uçakların kalkmasına izin vermemiş, bunu önceden Amerikalılara ve İsraillilere deklare etmiş ve bir nevi bir nötrlük (tarafsızlık) politikası belirlemiş, bununla da yetinmeyip savaşın durdurulması için çalışmış bu ülkelere bu türden bir taarruz; tabii ki İran'ın aslında tehdit algısının nihai kertede ne derece ciddi olduğunu gösteriyor.""BÜTÜN SENARYOLARI MASAYA YATIRIYORUZ" "Biz kendimizle ilgili bütün senaryoları çok profesyonel bir şekilde, kurumlar arası koordinasyon toplantılarıyla masaya yatırıyoruz.

Tabii bu toplantılar sahadaki gelişmelere göre şekilleniyor.

Yoğun bir koordinasyon faaliyeti içerisindeyiz.

Özellikle bir insani cephede olan birtakım konularla ilgili yapılan koordinasyon toplantıları var.

Bizim Milli Savunma'nın ve MİT'in içinde bulunduğu sürekli güvenlik değerlendirmeleriyle ilgili koordinasyon toplantılarımız var.

Cumhurbaşkanımızı hemen hemen saatlik bu konularda bilgilendiriyoruz.

Sürekli kendisini bilgilendiriyoruz.

Varsa talimatlarını alıyoruz, onayına arz ettiğimiz hususlar var, onları arz ediyoruz.Bu bir kriz yönetimi.

Yani bu kriz yönetimine de biz devlet olarak, hükümet olarak çok alışığız, kurumsallaşmış durumdayız.

Bununla ilgili takip etme, raporlama, görüş geliştirme, senaryo geliştirme...

Onlarda bir sıkıntımız yok.

Tabii bu senaryoların hepsini burada speküle etme durumunda değiliz.

Adı üstünde senaryo.

Yani biz profesyonel olarak bütün olasılıkları gözetmek durumundayız.

Ona göre de ilgili devlet kurumlarıyla, kamu kurumlarıyla koordinasyonu yapmamız ve onlara "hazır ol" uyarısında bulunmamız gerekiyor.""ŞİMDİ YENİ BİR RİSK ALANI VAR" "Şimdi burada şöyle bir husus var.

Bunun uzun süreli cereyan etmesi tabii ki şu anda etkisini görmeye başladık; ilk vurulduğu yer enerji piyasaları oldu.

Bu enerji piyasaları tabii daha sonra Avrupa ülkelerinde burada enerji açığına sebep olduğu gibi enflasyon üzerinde de ciddi bir baskı artışına gidecek.

Biliyorsunuz Rus petrolleri üzerinden zaten piyasalar belli bir baskı altına gelmişti ama devam eden 4 yıllık savaştan sonra o bir piyasa tarafından hazmedilen, alınan bir parametreye dönüştü.

Ama burada şimdi yeni bir risk alanı var.

Bu risk alanına marketlerin alışması büyük bir sıkıntı oluşturacak gibi gözüküyor.""SAVAŞIN CEPHESİNİN İKİ TARAFLI GENİŞLEYECEĞİ KONUSUNDA DEĞERLENDİRME VAR""Diğer taraftan bölge ülkelerinin, saldırıya uğrayan ülkelerin cevap verme hakkını kullanması durumunda, savaşın cephesinin iki taraflı genişleyeceği konusunda da bir değerlendirme var.

Bu da ciddi bir bizim için risk ve problem alanı açıkçası.

Çünkü o ülkelerle konuştuğum zaman şunu çok rahat görüyorsunuz.

Yani sadece Amerikan üsleri hedef alınmıyor.

O ülkelerin enerji altyapıları hedef alınıyor.

Birtakım sivil kuruluşlar hedef alınıyor.

Yani bunlar tabii ki belli bir noktadan sonra devam ederse, onların da hani sessiz kalmasını mümkün kılmayacak hususlar.

Burada bu yayılma riski bizi açıkçası endişelendiriyor.""VATANDAŞLARIMIZIN DURUMLARINI GÜNÜBİRLİK TAKİP EDİYORUZ" "Şu anda biz çağrı merkezimiz vasıtasıyla merkezden gerçekten vatandaşlarımızın durumlarını günübirlik takip ediyoruz.

Bölgedeki başkonsolosluklarımız, büyükelçiliklerimiz de alarmdalar özellikle vatandaşlarımızın sorunlarını takip etme açısından.

Ama Körfez’de belli amaçla gitmiş vatandaşlarımızın geri dönüşünde, özellikle kısa dönemli gidenler, uzun dönemli orada yaşayanlar değil de bir de kısa dönemli gidenler var seyahat amaçlı, tatil amaçlı veya iş amaçlı- onların geri dönüşlerinde sıkıntılarımız var.

Çünkü hava sahası kapalı.

Suudi Arabistan açılmış durumda.

Biz bunu anbean takip ediyoruz.Şu anda biliyorsunuz günde 3-4 defa İsrail-Amerikan uçakları Irak-Suriye hava sahasını geçerek İran’a gidiyorlar, bombalıyorlar, sonra tekrar dönüyorlar üslerine.

Çok yoğun bir hava trafiği var.

Buna mukabil İran’ın Körfez ülkelerinin tamamına gönderdiği balistik füzeler var ve daha yavaş giden dronlar var.

Bunların gitmesi çok uzun zaman alıyor.

Balistik füze en uzak mesafeye 8-9 dakikada gidiyor ama dronlar 3 saat, 4 saat, 5 saat gidenler var.

Yani hava sahası tamamıyla silahlı dronlar ve uçaklarla kaplı durumda.

Tabii sivil trafiğin orada işleme şansı yok.

Bu operatif yoğunluğun, operasyonel yoğunluğun biraz azalması veya inşallah durması sonrasında ben trafiğin açılacağını düşünüyorum.""BİZİM SINIR GÜVENLİĞİMİZ GERÇEKTEN ÇOK İYİ""Biz ilgili kurumlarımızla bir araya gelerek koordinasyon toplantılarında bütün senaryoları çalışıyoruz.

Bunlarla da ilgili tabii ki hazırlıklarımız var.

Yani en kötü senaryo durumunda hani böyle bir göç dalgası olabilir diye görüyoruz.

Bunun karşılanması önemli.

Burada ilgili kurumlarımızla konuşuyoruz.

Bizim sınır güvenliğimiz gerçekten çok iyi.

Özellikle Suriye’de olan olaylardan ders alınarak İran sınırı boyunca da duvarlar örüldü biliyorsunuz geçtiğimiz yıllar içerisinde.

İran da bunu birkaç defa protesto etti açıkçası; "Niye buraya duvar örüyorsunuz?" diye.

Öyle serzenişleri olmuştu.

Ama şimdi geldiğimiz noktada görüyoruz; yani sadece terörle mücadele, kaçakçılığı önleme amaçlı değil, Allah korusun böyle bir durumda da şu anda aldığımız sınır güvenliği tedbirlerinin ne kadar gerekli olduğunu da görüyoruz.""HER TÜRLÜ SORUNA KARŞI GEREKLİ TEDBİRİ ALMIŞ DURUMDAYIZ" "Türk milleti feraseti gerçekten yüksek, olayları ifade etmeden derinliğine anlama durumunda olan aziz milletimizin buradaki karşı karşıya kaldığı durumun da ne olduğunu çok iyi anladığını biliyorum.

Şimdi buradaki durumda bizim Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz politika şu ana kadar çok şükür bölgede bizi birtakım sıkıntılardan beri tutarken diğer taraftan da hani daha istikrar sağlayıcı bir aktör olmamızı sağladı.

Biz bu sıkıntılı dönemde de aynı şekilde hem bölgemiz için hem komşularımız için, bölge halkları için gerçekten bir umut kaynağı, bir istikrar kaynağı olmaya devam edeceğiz; kendi ülkemizin, devletimizin menfaatlerini korurken.Ama giderek daha da çetrefilleşen bir denklemin içerisindeyiz bölgede.

Her an için her türlü kazanın veya art niyetli girişimin olması da mümkün olabilir.

Dolayısıyla diplomatik, önleyici diplomasi dediğimiz tedbirleri alırken diğer taraftan her türlü sıcak bir kinetik olana da hazır olmak gerekiyor.

Bunun olması da kimseyi şaşırtmamalı eğer bize bir şey olması durumunda.

Ama dediğim gibi bizim birinci önceliğimiz bölgede cereyan eden bu savaşı bir an önce durdurmak.Türkiye aslında Cumhurbaşkanımızın bizlerin yaptığı müdahaleler bu yönde oldu.

Savaşı bir müddet ertelettirmeyi başardık ama bir noktadan sonra taraflar istediklerini alamadılar.

İnşallah yani bundan sonra bizim ortaya koyacağımız çabalarla bir ateşkese ulaşabiliriz.

Ama savaşın belli bir süre daha devam edeceğini öngörüyoruz.

Bu da bir realite.

Sayın vatandaşlarımıza şunu ifade etmek istiyorum; her türlü soruna karşı gerekli tedbiri almış durumdayız, müsterih olsunlar.

Başka da bir şey demiyorum."

İlgili Sitenin Haberleri