Haber Detayı
''Peygamber ve sahabeler şehrinde cami eksikliği büyük bir ayıp''
Diyarbakır Oğlaklı TOKİ'de cami sayısının yetersiz olmasıyla beraber inşası tamamlanan camilerinde ibadete açılmaması mağduriyetlere neden oluyor. TOKİ sakinleri, bir vakit namazını camide kılmak için 3 kilometre yol yürümek zorunda kalıyor.
Diyarbakır merkez Bağlar ilçesi sınırları içerisinde yer alan Oğlaklı TOKİ konutlarının sorun ve sıkıntıları bitmek bilmiyor.
Daha önce defalarca yol, su, elektrik, altyapı, ulaşım gibi sorunlarla gündeme gelen Oğlaklı TOKİ'de camilerin yetersiz olması mağduriyetlere neden oluyor.
Yaklaşık 6 bin ailenin ikamet ettiği bölgede TOKİ konutlarının yapımı aşamasında prefabrik olarak inşa edilen ve daha sonradan kurumun ismini alan Karayolları Camii, insanların ibadetlerini topluca eda edebildiği tek adres oldu.
Bazı bölgelerde inşası tamamlanan camilerde devir-teslim yapılmadığından dolayı ibadete açılmıyor. "Kilometrelerce yol kat edip diğer camiye gidiyoruz" Yaşanan mağduriyetlere ilişkin konuşan TOKİ sakinlerinden Ali Kendi, "Bu cami bir aydan beridir inşası bitmiş, halıları serilmiş, lambaları takılmış, su ve elektriği bırakılmamış.
Ayrıca bu cami bölge için yetersizdir. 2, 3, 4 ve 5'inci etapların tümü buraya bağlıdır.
Buraya bağlı olmasına rağmen yine de cami faaliyete girmemiş.
Biz kilometrelerce yol kat edip diğer camiye gidiyoruz.
Orada da yer dar, teravih kılamıyoruz, cuma günleri dışarıda kalıyoruz, çok eziyet-zorluk çekiyoruz.
Yetkililerden ricamız bir an evvel bu camiyi faaliyete koysunlar.
İftar vakti ezan sesini duyamıyoruz, duymak için balkonlara pencerelere çıkıyoruz." dedi.
Yaklaşan Ramazan Bayramı'nı evlerine yakın camilerde eda etmek istediklerini kaydeden Hacı Çetin Ayaz, "Bir buçuk sene önce temeli atıldı, yapıldı ve bugün her şeyi tamamlanmış fakat Dicle Elektriğin enerji vermediği söyleniyor.
Ricamız enerjinin verilmesidir.
Ben vakit namazları, Cuma namazı, teravihler için 3 kilometre yol yürüyüp camiye gidiyorum.
Orada da yer yok, avlu da dahi yer kalmıyor.
Ramazan Bayramı geliyor, namazımızı nerede kılacağız? 3, 4, 5'inci etaptan insanlar oradaki camiye geliyor.
Camiye yer olmadığı gibi zemini su alıyor, halıları sürekli ıslanıyor." ifadelerini kullandı. "Camimiz hazır, halıları serilmiş fakat kapıları ibadete açmıyorlar, enerji vermiyorlar" Diyarbakır gibi inanç merkezi olan bir şehirde cami sıkıntısının yaşanmasını büyük bir ayıp olarak nitelendiren Hacı Muhammed Necaroğlu ise şunları söyledi: "Camimiz hazırdır, halıları serilmiş vaziyettedir fakat kapıları ibadete açmıyorlar, enerji vermiyorlar.
Buradan Karayolları Camiine kadar yürüyoruz, herkes oraya gidiyor.
Peygamber ve sahabeler şehrinde de cami yoksa ne diyebiliriz ki? buraya gelip not alan birilerini gördüm, caminin neden ibadete açılmadığını sordum, bana 'iskan ruhsatını alamamışız' dediler." Camilerin uzaklığından dolayı bazı yaşlıların cami ile bağlarının koptuğunu ve bunun tek sorumlusunun ilgili kurumların başında olan kimseler olduğunu vurgulayan Yakup Atsız, camilerin ibadete açılması hususunda karşılaşılan engellemelere dikkat çekti. "Üç buçuk kilometrelik uzaklıktan dolayı camiyle bağı biten insanlarımız var" "Bu caminin durumu herkesin rahatsız olduğu bir vaziyettedir. 3-4 aydır bu caminin ibadete açılmasını beklerken sürekli engellerle karşılaşıyoruz." diyen Atsız, "Ramazan ayının yarısına gelmiş olmamıza rağmen bu mağduriyet devam ediyor.
Yaşlı insanlarımız, gençlerimiz, 3 buçuk kilometrelik uzaklıktan dolayı camiyle bağı biten insanlarımız var.
Ramazanın yarısı geçmiş, bari bayramı burada geçirelim, geri kalan 15 günde ibadetlerimizi eda edelim.
Bizim camiden uzaklaşmak gibi bir lüksümüz yok iken adeta camiden uzaklaşmamız için önümüze engel koyuyorlar.
Her gittiğimizde kapılar yüzümüze kapanıyor.
Diyorlar ki 'bütün işler tamamdır, devir-teslimi olmadığı için imam atanmıyor, elektrik vermiyorlar'." şeklinde konuştu.
Atsız, "Bizler mağduruz ve insanların mağduriyetinin giderilmesi için yetkililerden ricada bulunuyoruz, bir an önce bu mağduriyetler giderilsin, insanların camiyle bağları kopmasın.
Çünkü bizleri ayakta tutan kültürümüz, kültürümüzle de özdeşleşen dinimizdir.
Dinimizin gereği olan ibadetleri eda etmek için 3,5 kilometre yol gitmek istemiyoruz.
Aracı olan var olmayan var.
Aracı olmayanların vebali kimin boynunadır?
Caminin açılmamasından dolayı kendileri bu mercilerde oturarak iş yapmak zorundadırlar.
Eğer iş ve görevlerini yapamıyorlarsa bu vebalin altında ezileceklerini bilsinler." diye belirtti. "Kur'an eğitimi alamıyoruz" TOKİ sakinleri olarak gittikleri tek camide yaşanan alt yapı sorununa dikkat çeken Mert Fermanoğlu, "Oğlaklı TOKİ'de sadece bir cami var, o da 3 kilometre uzaklıkta.
Bu soğuk havada gidip gelmekte çok zorlanıyoruz.
Gittiğimiz caminin zemini sürekli su aldığında dolayı yerleri ıslak.
Cami çıkışı ayak ve dizlerimiz ıslak vaziyette bu soğukta tekrar 3 kilometre yürümek zorunda kalıyoruz.
Halılar serilmiş, ses sistemi yapılmış ama cami bir türlü ibadete açılmıyor. 2 ve 3'üncü etabın tamamı bu camiye gelmek istiyor." ifadelerine yer verdi.
Serkan Demiroğlu ise şunları söyledi: "Bu cami çoktandır yapılmış, halıları serilmiş, lavaboları yapılmış ama su akmıyor.
İleride bir cami var.
Her akşam teravih namazında o camiye gitmekte zorlanıyoruz.
Kur'an eğitimi alamıyoruz.
Bu caminin yapılmasını istiyoruz.
Tüm etap sakinleri o camiye gittiğinden orada yoğunluk oluşuyor, namaz kılamıyoruz."