Haber Detayı

Hacısüleyman: Enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklık iç fiyatlara yansıyabilir
şehir ekonomigazetesi.com
04/03/2026 12:32 (3 saat önce)

Hacısüleyman: Enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklık iç fiyatlara yansıyabilir

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerinde ilave baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Hacısüleyman, ‘’Özellikle ABD–İran hattında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısı ve petrol arzına yönelik endişeler enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açacaktır. Bölgedeki her gelişme uluslararası piyasalarda fiyatlama davranışlarını hızla etkileyebilecek boyuttadır” dedi.

FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, TÜİK tarafından açıklanan şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

Şubat ayında TÜFE’nin aylık yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 arttığını anımsatan Hacısüleyman, ‘’Gıda ve finansal hizmetlerdeki yüksek oranlı artışlar hanehalkı bütçesi üzerindeki baskıyı sürdürüyor.

Küresel riskler ise maliyet cephesinde ilave baskı oluşturabilecek’’ dedi.

Yurt içi üretici fiyat endeksinin de (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 2,43, yıllık bazda yüzde 27,56 artış gösterdiğini belirten Hacısüleyman, şunları kaydetti: ‘’Artış sınırlı olmakla birlikte, dezenflasyon sürecinin doğrusal bir patikada ilerlemediğini ortaya koymaktadır.

Aylık bazda yüzde 2,96’lık artışın sürmesi ve fiyat artışlarının alt sınıfların büyük bölümüne yayılması, enflasyonun halen canlı ve dirençli bir karakter taşıdığına işaret etmektedir.

Bu durum, enflasyonla mücadelenin kısa vadeli dalgalanmalara açık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.

Fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için yalnızca manşet oranlara değil, artışların yaygınlığına ve maliyet cephesindeki gelişmelere de dikkat etmek gerekiyor.” "Enerji fiyatlarında dalgalanmalar" Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerinde ilave baskı oluşturabileceğine dikkat çeken ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, şöyle devam etti: ‘’Özellikle ABD–İran hattında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısı ve petrol arzına yönelik endişelerin enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açacaktır.

Küresel enerji ticaretinin önemli bir bölümü de bu hat üzerinden gerçekleşmektedir.

Bölgedeki her gelişme uluslararası piyasalarda fiyatlama davranışlarını hızla etkileyebilecek boyuttadır.

Enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklık ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden iç fiyatlara yansıma potansiyeli bulunmaktadır.

Özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar hem sanayi üretim maliyetlerini hem de tüketiciye sunulan mal ve hizmet fiyatlarını zincirleme biçimde etkileyebilecek.

Küresel riskler, enflasyonla mücadele sürecini yalnızca iç talep dengesi açısından değil, dış kaynaklı maliyet unsurları bakımından da daha hassas bir zemine taşıyor.

Önümüzdeki dönemde enerji fiyatları ve küresel arz koşulları yakından izlenmesi gerekir.’’ "Fiyat artışları canlılığını koruyor" Enflasyonla mücadelede kritik sürece girildiğini vurgulayan Yusuf Hacısüleyman, Şubat ayı verilerinin, yıllık enflasyonda belirgin bir sıçrama olmamakla birlikte aylık bazda fiyat artışlarının canlılığını koruduğunu gösterdiğine dikkat çekti.

Özellikle gıda ve finansal hizmetler kalemlerindeki yüksek oranlı artışların hanehalkı bütçesi üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ettiğini dile getiren Hacısüleyman, şöyle devam etti: ‘’Hizmetler grubunda süregelen fiyat katılığının, enflasyonun yalnızca geçici maliyet unsurlarından değil, daha kalıcı fiyatlama davranışlarından da beslendiğini düşündürüyor.

Üretici fiyatlarındaki artışın devam etmesi ve maliyet cephesinde belirgin bir gevşemenin henüz görülmemesi tüketici fiyatları üzerinde önümüzdeki dönemde de baskı oluşabileceğine işaret ediyor.

Küresel enerji piyasalarındaki oynaklık ve jeopolitik gerilimler maliyet kanalı üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebilecek dışsal riskler olarak öne çıkıyor.

Bu süreçte fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için temkinli para politikası duruşunun, mali disiplinin ve üretim odaklı yapısal adımların birlikte yürütülmesi daha da büyük bir önem kazanmıştır.”  

İlgili Sitenin Haberleri