Haber Detayı
Yapıcıoğlu: Tüm insanlık bir araya gelip küresel vahşeti durdurmalı
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, siyonizmin sınır tanımayan saldırılarına dikkat çekerek, "Onların bütün bir insanlığa savaş açtığı bilincinde olarak aramızda etnik kimlik, mezhebi kimlik hatta dini kimlik farkı gözetmeksizin onların hedefinde olan ve ben insanım diyen herkes onlar karşısında bir araya gelip güç birliği yaparak, elbirliğiyle bu küresel vahşeti durdurmalıyız." dedi.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Adana'da partisinin düzenlediği iftar programına katılarak bir konuşma yaptı.
İftar programına partililer ve davetliler katıldı.Programda konuşan Yapıcıoğlu, Gazze'de savaşı devam ettirenlerin savaşı bölgeye yaydıklarını belirtti.
Yapıcıoğlu, “Yiyecek bir şey, içecek su ve tedavi olacak hastane ve ilaç bulamadığı için çok uzun bir süredir zorluk yaşayan birkaç yüz kilometre ötede kardeşlerimiz var.
Malumunuz olduğu üzere Gazze, öyle bir siyonist abluka altında; neredeyse 20 yıldır zorluk yaşıyordu.
Son iki buçuk yıldır öyle yoğun saldırılar altında yaşadılar ki sözüm ona ateşkes antlaşmasından sonra yardım kamyonları girecekti, yıkılan binalar inşa edilecekti, tıbbi yardımlar oraya gidecekti, hastalar dışarıya çıkartılacak, enkazlar kaldırılacaktı.
Fakat bunların hiçbirisini tam anlamıyla siyonist rejim yerine getirmedi.
Bu anlaşmaya imza atan fakat yaptırım gücü olmayan ülkeler siyonist rejime bu anlaşmayı uygulatamadı.
Oradaki mezalim devam ederken zulmü gerçekleştirenler bu savaşı tüm bölgeye yaymak üzere yeniden harekete geçtiler." dedi. "Üçüncü dünya savaşı diyebileceğimiz bir savaşı tetikleme niyeti ve hevesi olduğunu bize gösterdi" Siyonist vahşetin durdurulmaması halinde küresel çapta bir savaşın olabileceğini ifade eden Yapıcıoğlu, "Beş gündür yoğun bir şekilde İran’a saldırı var ve İran’ın da buna yaptığı misillemeler var.
Bu misillemeler kapsamında Körfez ülkelerindeki ABD üslerine atılan füzeler var.
Hatta Kıbrıs’taki İngiliz üssüne de bir saldırı gerçekleşti.
Bu siyonist vahşet durdurulmazsa bütün bölgeyi içine alıp küresel çapta, adına 'Üçüncü Dünya Savaşı' diyebileceğimiz bir savaşı tetikleme niyeti ve hevesi olduğunu bize gösterdi.
Onların zihniyetlerinde, yeryüzündeki insan nüfusu çok fazla ve yeryüzünde sadece onlara hizmet edecek kadar insan yaşaması gerekiyor.
Dolayısıyla 7 milyardan fazla insanı ortadan kaldırma öldürme ve yok etme hesapları içerisindeler.
Allah onların bu şuurdaki savaş ateşini söndürsün.
Onların savaş ateşi ile birlikte fitne ateşini tutuşturmaya çalışanlara da fırsat vermesin." açıklamalarında bulundu. "Siyonist rejim oradaki barışın önündeki en büyük engeldir" Siyonist rejmin barışın önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayan Yapıcıoğlu, "Bu savaş başladığı andan itibaren biz hep şunu söyledik, sadece Filistin ve Gazze hedefte değil; bütün bölge ülkeleri ve özellikle de onların sapık zihniyetine göre arz-ı mev’ud dâhilinde olan ülkelerin tamamı tehdit ve saldırı altında olacaktır.
Hiç kimse güvende değil.
Siyonist rejim oradaki barışın önündeki en büyük engeldir.
Küresel barışa yönelmiş en büyük tehdittir.
Siyonist terör rejimi, dünyanın en tehlikeli terör rejimidir.
Öyle bir sapıklık içerisindeler ki kendilerinden başka onların kanını taşımayan bütün insanlar birdir ve asla onlar gibi değildir.
Onlar, yaratılmışlar arasında kendilerini özel bir konuma koyuyorlar.
Diğer bütün insanları da kendilerine hizmet etmek üzere yaratılmış 'aşağı seviyede mahlûklar' olarak görüyorlar.
En tehlikeli ırkçılık budur ki Yahudiler dışındakileri insan olarak kabul etmiyorlar.
Bu tehlikenin farkına varmak lazım." ifadelerini kullandı. "Hedef sadece bir yer değil" Siyonist rejim ve ABD'nin saldırı hedefinin tek bir yer olmadığını vurgulayan Yapıcıoğlu, "En tehlikeli terör örgütü diyoruz çünkü hiçbir terör örgütünün elinde hava araçları yoktur.
Onların elindeyse çok güçlü hava gücü ve o uçaklardan atabilecekleri nükleer silahları var.
Bu gerçekten onları dünyanın en tehlikeli terör örgütü haline getiriyor.
Onlar ve hamileri, onlara boyun eğmeyen yahut onların çıkarına çomak sokma potansiyeli taşıyan herkesi terörist ilan ediyorlar.
Hiç bir hukuku da kendilerine bağlı görmüyorlar.
Kendi hukuklarına göre başka bir ülkeye savaş açmak için Amerikan kongresinden onay alınması gerekiyor ama başlarındaki deli, sapık, saldırgan 'Nobel Barış Ödülüne adayım!' diyerek her tarafa saldırıyor ve savaşı bütün dünyaya yayıyor. 'Bunun için kongreden onay almama ihtiyaç yok!' diyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini geçtik, kendi meclis konseyinden bile karar alma ihtiyacı olmadığını söylüyor.
Üslerini kullandırmayacağını söyleyen ülkelere, 'Kimse bunu bize söyleyemez' diye parmak sallıyor; en son İspanya örneğinde olduğu gibi.
Bu durumdayken bölge ülkelerinin tamamı şunu bilmeli ki, hedef sadece bir yer değil.
Gazze'den sonra Lübnan, Yemen, Irak, Katar, Tunus, Malta ve şimdi de İran.
Eğer güç ile durdurulmazsa ya da ciddi bir zarar göreceğini hesaba katmazsa duracağı yok." diye konuştu. "Şantaj altında olduğu için onlara esir düşmüş bir Amerika var" Amerika'nın Epstein dosyaları dolayısıyla işgalci israilin emri altında olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Onların arkasında muhtemel ki Epstein adasında yaptığı melanetler yüzünden şantaj altında olduğu için onlara esir düşmüş bir Amerika var.
Bu yönetim daha ilk gün İran’a saldırılarında kızların gittiği ilkokula saldırarak 150’den fazla yaşları 7 ile 11 arasında değişen kız çocuklarını şehit etti.
Bu zihniyete sorarsanız sağda-solda, 'Kız çocuklarını bunlar okula göndermiyor' diye propaganda yapıyorlar ama aynı zihniyet okula giden kız çocuklarını bombalamakta bir beis görmüyor.
Buna şaşırıyor muyuz?
Elbette ki hayır.
Epstein adasında o yaşlarda ve o yaşlardan belki daha küçük çocuklara tecavüz edildiğini ve kanlarını çekip kendi bedenlerine enjekte ettiklerini, bazılarını ise yiyebilen bir zihniyetten bahsediyoruz!" dedi. "Elbirliğiyle bu küresel vahşeti durdurmalıyız" İnsanlığın bir araya gelerek siyonist küresel vahşeti durdurması gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, "Böyle bir zihniyetle karşı karşıya iken bize düşen nedir?
Onların bütün bir insanlığa savaş açtığı bilincinde olarak aramızda etnik, kimlik, mezhebi kimlik hatta dini kimlik farkı gözetmeksizin onların hedefinde olan ve ben insanım diyen herkes onlar karşısında bir araya gelip güç birliği yaparak, elbirliğiyle bu küresel vahşeti durdurmalıyız.
Ya bu vahşeti durduracağız ya da birer birer ezileceğiz.
Ya bir araya geleceğiz ya da kurbanlık koyunlar gibi sıranın bize gelmesini bekleyeceğiz.
Bir olup beraber olup onların gözünü korkutacak güçte olmak bizim için bir mecburiyettir." diye konuştu.
İsrailoğullarının, tarihte benzer büyüklükler tasladığını ve vahşetler yaptığı hatırlatan Yapıcıoğlu, "Haddi aştıkları zaman Allah, güçlü ve kuvvetli kullarını onların üzerine gönderdi.
Onların yüzünü kara etti, darmadağın etti.
Evlerinin arasına kadar girip onları aramaya başladılar, bulduklarını ya öldürdüler ya da sürdüler.
Allah'ın vaadi haktır.
Rabbimiz, İsra Suresi’nde şöyle buyuruyor, "Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik.
Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık.' Şu anda yaptıklarının ötesine geçerek her türlü azgınlığı yapıyorlar.
Allah mutlak surette onların yapmış olduğu azgınlığı onların yanına bırakmayacak.
Duamız şudur ki o zulmü durduran el biz olalım.
Mazlumları kurtaran el bizim elimiz olsun.
Rabbimden duam, gücümüzü toplayıp o zulmü durdurmayı yakın zamanda bizlere nasip etsin.
Bütün İslam ümmetine çağrım, ümmetin vahdeti en üst sıralarındaki gündemlerinden biri olsun." şeklinde konuştu.
Yapıcıoğlu, konuşmasının ardından salonda iftarını açtı, ardından teravih namazını kılmak üzere Sabancı Merkez Camii’ne geçti.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ayrıca kentteki temasları kapsamında gündüz saatlerinde partisinin il sekreteri olan ve ikindi namazını eda ettiği sırada 22 Temmuz 2023'te menfur saldırı sonucu şehit edilen Sacid Pişgin'in ailesi ve çocuklarıyla bir araya geldi.
Yapıcıoğlu, İl, İlçe ve Gençlik Kolları ile İl ve İlçe Kadın Kolları teşkilatlarıyla da ayrı ayrı bir araya geldi, yürütülen çalışmalar ve faaliyetler hakkında istişareler gerçekleştirdi.