Haber Detayı
Güney Kutbu’nda devasa kayıp: Onlarca şehri yutacak kadar buz yok oldu
İklim krizinin etkileri Antarktika'nın derinliklerinde hiç olmadığı kadar belirginleşmeye başladı. Son 30 yılın uydu verilerini inceleyen uzmanlar, kıtanın kritik noktalarında yaşanan dramatik değişimi haritalandırdı.
Küresel iklim krizi Kuzey Kutbu'ndaki buz varlığını hızla tüketirken, Güney Kutbu uzun süre "istikrarlı" bir kale gibi görüldü.
Ancak 1996'dan 2025'e kadar uzanan 30 yıllık veriler üzerinde yapılan kapsamlı analizler, bu sessizliğin altında büyük bir yıkımın yattığını kanıtlıyor.
Yeni araştırmalar, Antarktika'nın bu süreçte yaklaşık 12 bin 820 kilometrekarelik buz kaybettiğini ortaya koydu.
Bu rakam, devasa metropollerin on katı büyüklüğünde bir alanın yok olması anlamına geliyor.Değişimin kalbi, "topraklama hattı" denilen ve buzulların karadan ayrılıp suyun üzerine uzandığı kritik sınırda atıyor.
Uydu verileriyle yapılan detaylı haritalandırma çalışmalarına göre, Antarktika kıyı şeridinin yüzde 77'si hala yerini korusa da geri kalan kısımlarda ciddi bir erime söz konusu.
Buz tabakası, bu hassas hatlardan yılda ortalama 442 kilometrekarelik bir hızla çekiliyor.
Araştırmanın lideri Profesör Eric Rignot, bu hattın buz tabakasının dengesi için altın standart olduğunu ve ilk kez bu kadar uzun süreli bir veri setine sahip olduklarını vurguluyor.Buz kaybının en şiddetli yaşandığı bölgelerin başında 42 kilometrelik geri çekilmeyle Smith Buzulu var.
Batı Antarktika'daki Amundsen Denizi ve Getz sektörleri de 40 kilometreye varan kayıplarla alarm veriyor.
Pine Island ve meşhur Thwaites Buzulu da bu yıkımdan nasibini almış durumda.
Profesör Rignot durumu çarpıcı bir benzetmeyle açıklıyor: "Rüzgarların sıcak okyanus sularını buzullara ittiği yerlerde Antarktika büyük yaralar alıyor.
Bu, her yerinden delinmiş bir balon gibi değil; ama delindiği yerler çok derin."Dünya genelinden pek çok uzay ajansının uydu verileriyle desteklenen bu çalışma, Antarktika'nın büyük bir kısmının neden hala dirençli kaldığı sorusuna henüz net bir yanıt verebilmiş değil.
Bilim insanları bu gizemden hem mutluluk hem de endişe duyuyor.
Eğer kıtanın tamamı aynı hızla tepki verseydi, deniz seviyesindeki yükselme bugün çok daha felaket boyutlarda olabilirdi.
Ancak araştırmacılar uyarıyor: Mevcut denge her an bozulabilir ve yıkım kıtanın geneline yayılabilir.