Haber Detayı

İran’dan ateşlenen füzenin asıl hedefi neresiydi? Ankara’nın “Devlet aklı” devrede
Gündem ahaber.com.tr
05/03/2026 07:58 (2 saat önce)

İran’dan ateşlenen füzenin asıl hedefi neresiydi? Ankara’nın “Devlet aklı” devrede

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, Orta Doğu'daki gerilim bölge ülkelerine de yansıdı. Milli Savunma Bakanlığı İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın asıl hedefi neresiydi? Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu bugünkü köşesinde konuyla ilgili bir yazıyı kalem aldı.

Milli Savunma Bakanlığı İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

TÜRK HAVA SAHASINA GİREN İRAN FÜZESİ DÜŞÜRÜLDÜ!

Bakanlık, mühimmat parçasının Hatay ili Dörtyol ilçesinde düştüğünü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmadığını da aktardı.

Bakanlığın, yazılı olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir. 'CAN KAYBI YA DA YARALANMA YOK' Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir.

Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir.

Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. 'HER TÜRLÜ HASMANE TUTUMA CEVAP VERİRİZ' Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır.

Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz.

Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle işbirliği içinde olmayı sürdüreceğiz.' İRAN BÜYÜKELÇİSİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI Dışişleri kaynaklarından alınan bilgiye göre İran Büyükelçisi Bakanlığa çağrılarak yaşanan hadiseyle ilgili ve tepki ve endişeler iletildi.

ASIL HEDEF NERESİYDİ?

Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu bugünkü köşesinde konuyla ilgili bir yazıyı kalem aldı.

İşte Müderrisoğlu'nun 'NATO'yla konuşulmuş teyakkuz durumuna geçilmişti!' başlıklı yazısından detaylar: Soru, gayet açık ve net: 'İran'ın, bölge ülkelerine maliyet üretme ve çatışma alanını yayma stratejisinin bir gün Türkiye'yi de hedef alabileceği öngörüldü mü?' Bu sorunun cevabı Türk devlet geleneğinde ve devlet aklında gizli.

Nedenine gelince...

ABD-İsrail ikilisinin gerek Haziran 2025'teki saldırıları gerekse 28 Şubat 2026'da başlayan ikinci dalga operasyonu öncesinde Ankara, Tahran'daki muhataplarına diplomatik, istihbarı ve askeri kanallardan gerekli uyarıları yaptı!

İran tarafı, tahmin edileceği gibi komşu ülkelere değil, bu ülkelerdeki Amerikan varlıklarına misillemede bulunduğunu savundu!

Türkiye bu uyarıyla da yetinmedi.

İşte burası kritik!

NATO müttefiklerini de aktif göreve davet etti.

Yani, Türk topraklarına yönelebilecek füze tehdidine karşı ittifakın müteyakkız olmasını istedi!

Dün sabah saatlerinde gelişen hadise karşısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan anında bilgilendirildi ve kapsamlı analizler yapıldı. 'İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmat için acaba kim düğmeye bastı?' Öncelikle bu konu aydınlatılmaya çalışıldı.

Yeri gelmişken belirtelim...

Türk ve NATO radarları füze izini süratle tespit ediyor.

NATO misyonu kapsamında Doğu Akdeniz'de bulunan ABD savaş gemisinden ateşlenen mühimmatla, İran'a ait füze vuruluyor.

Hedefin İncirlik üssü olduğu tahmin ediliyor.

Kıbrıs'taki üslere fırlatılan bir füzenin rotadan sapmış olabileceği iddiası ise şimdilik ikinci planda kalıyor.

Ankara, soğukkanlılığını korumakla birlikte yüksek kararlılık ve ittifak dayanışması üzerinden ilk mesajlarını veriyor.

İran'da Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü sonrasında devlet yönetiminde zafiyet yaşandığı, bu tabloya güvenlik birimlerindeki dağınıklığın da eklendiği değerlendiriliyor.

Üst kademesinin felç olması nedeniyle İran ordusunun, 'mozaik komuta' sistemine geçtiği ve her birimin müstakil veya kontrolsüz reaksiyon verebildiği üzerinde duruluyor.

Buna rağmen, 'Türkiye, sınırlarına ve hava sahasına yönelebilecek her türlü kontrolsüz eylemi en net biçimde karşılıksız bırakmayacağını muhataplarına açıkça göstermiştir' denilerek, milli güvenliğimizi tehdit eden hiçbir girişimin karşılıksız kalmayacağı da kayda geçiriliyor.

Ve son iki söz...

İran'a yönelik saldırıları da İran'ın ateşi, bölge ülkelerine yayma girişimini de eleştiren tek lider olan Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın 'iç cephemizi sağlamlaştırma' çağrısının ve 'barış diplomasisinin' önemi bir kez daha anlaşılıyor.

İletişim Başkanlığı, MSB ve AK Parti Tanıtım Medya Başkanlığı'nın entegre, amaca dönük şeffaf bilgilendirme yaklaşımı da takdiri hak ediyor.

KÜRT KİMLİĞİ Mİ, EMPERYALİST MAŞA MI?

Haziran 2025'taki 12 Gün Savaşları'nda, İsrail'in azmettirmesiyle İran'daki silahlı Kürt gruplarda rejime karşı kıpırdanma gözlenmişti.

Türkiye'nin, defalarca ikaz etmesine hatta koordinat bile vermesine karşın İranlılar meseleyi hep geçiştirmişti.

Şimdi acı gerçekle karşı karşıyalar.

Ankara açısından bakıldığında...

PKK terör örgütünün İran'daki zayıflıklardan yararlanmaya çalıştığı bir gerçek.

İsrail, PKK'ya müzahir Kürt güçlerinin, ülkenin içine sızabilmesi için sınırdaki İran karakollarını bombalıyor.

Bu unsurların İran'ın batısındaki bir kara operasyonunda kullanılması ihtimali artıyor!

Unutmadan! 22 Şubat 2026'da İran'daki beş büyük Kürt grup, 'İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı' adıyla ortak bir yapı oluşturdu.

İttifakın kurucuları arasında PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi), İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDKI), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Khabat (İran Kürdistan Mücadele Örgütü) ve Komala (Kürdistan Emekçiler Topluluğu) yer alıyor.

Ortak deklarasyonlarında amaçlarını İran İslam Cumhuriyeti rejiminin devrilmesi ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkının hayata geçirilmesi olarak açıkladıklarını da ben hatırlatayım!

ABD-İSRAİL'İN SALDIRILARINA İRAN'DAN MİSİLLEME

İlgili Sitenin Haberleri