Haber Detayı

Duyunca bardağı elinizden bırakacaksınız: Bu alışkanlık Parkinson hastalığını tetikliyor
Sağlık takvim.com.tr
05/03/2026 10:09 (2 saat önce)

Duyunca bardağı elinizden bırakacaksınız: Bu alışkanlık Parkinson hastalığını tetikliyor

İçme suyunun sağlığımız üzerindeki etkileri uzun süredir tartışılıyor. Son yapılan bir araştırma ise suyun yalnızca temiz olup olmamasının değil yeraltındaki kaynağının ve yaşının da önemli olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bazı yeraltı suyu türlerinden elde edilen içme suyu Parkinson hastalığı riskinin artmasıyla ilişkili olabilir.

Yeni bir çalışmaya göre içme suyunu daha yeni oluşmuş yeraltı sularından temin eden kişilerde Parkinson hastalığı görülme olasılığı daha yüksek olabilir.

Araştırmanın temel bulguları neler?

Araştırmacılar özellikle karbonat akiferlerinden elde edilen suyun, bazı diğer akifer türlerine göre daha yüksek riskle ilişkili olduğunu belirledi.

Bulgulara göre: Karbonat akiferlerinden elde edilen içme suyu Parkinson riskini %24 artırabiliyor.

Bu oran, buzul akiferlerinden elde edilen sularla karşılaştırıldığında %62'ye kadar çıkabiliyor.

Aynı akifer sistemlerinde daha yeni yeraltı suları, daha eski olanlara kıyasla yaklaşık %11 daha yüksek riskle ilişkilendirildi.

Ancak araştırmacılar bu bulguların neden–sonuç ilişkisi kurmadığını, yalnızca istatistiksel bir ilişki gösterdiğini vurguluyor.

Akifer nedir ve neden önemlidir?

Akiferler, yeraltında bulunan ve suyu depolayan gözenekli kaya, kum veya çakıl tabakalarından oluşan doğal su rezervuarlarıdır.

Bu sistemler, içme suyunun önemli bir kısmını sağlar.

Araştırmada özellikle iki tür akifer üzerinde duruldu: Karbonat akiferleri Kireçtaşı gibi karbonat kayaçlardan oluşan bu sistemler ABD'de oldukça yaygındır.

Ancak yapıları nedeniyle yüzey kirliliğine karşı daha savunmasız olabilirler.

Buzul akiferleri Buzul çağında oluşan bu akiferler kum ve çakıldan oluşur.

Bu yapı, suyun yeraltında ilerlerken doğal şekilde filtrelenmesine yardımcı olur.

Bu nedenle kirleticilerin daha az birikmesi mümkündür.

SU YAŞI NEDEN ÖNEMLİ?

Araştırmaya göre son 70–75 yıl içinde yağışlarla oluşan 'yeni' yeraltı suları, modern tarım ve sanayi kaynaklı kirleticilere daha fazla maruz kalmış olabilir.

Buna karşılık binlerce yıl önce oluşmuş daha eski yeraltı suları genellikle daha derin katmanlarda bulunur ve yüzeydeki kirlilikten daha iyi korunur.

Bu durum, içme suyundaki kirletici miktarını etkileyebilir.

Araştırma nasıl yapıldı?

Çalışmada ABD'de yaşayan geniş bir nüfus (12.370 Parkinson hastası, 1,2 milyondan fazla sağlıklı birey) incelendi.

Katılımcıların tamamı 21 büyük yeraltı su havzasında bulunan belirli su örnekleme noktalarının yaklaşık 5 kilometre çevresinde yaşıyordu.

Araştırmacılar şu faktörleri değerlendirdi: Yeraltı suyunun yaşı Akifer türü İçme suyunun temin edildiği kaynak Bu veriler, bireylerin nörotoksik kirleticilere maruz kalma ihtimalini dolaylı olarak ölçmek için kullanıldı.

BİLİM İNSANLARI NE DİYOR?

Araştırmanın yazarlarından Brittany Krzyzanowski, içme suyunun çevresel maruziyetleri anlamak için önemli bir gösterge olduğunu belirtiyor.

Araştırmacılara göre özellikle karbonat akiferlerinde yeni ve eski su arasındaki kirlilik farkı daha belirgin olabilir.

Yeni su yüzey kirleticilerine daha açıkken, daha eski su derin katmanlarda kalabildiği için daha temiz olabilir.

Buzul akiferlerinde ise suyun yeraltındaki hareketi daha yavaş olduğu için kirleticiler doğal olarak filtrelenebilir ve yeni–eski su arasındaki fark daha az belirgin olabilir.

SUYUN KAYNAĞI SAĞLIĞIMIZI ETKİLEYEBİLİR Araştırma, içme suyunun yalnızca kalitesinin değil hangi yeraltı kaynağından geldiğinin de uzun vadeli nörolojik sağlık açısından önemli olabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar, bu bulguların kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığını ancak çevresel risklerin daha iyi anlaşılması için yeni araştırmalar yapılması gerektiğini vurguluyor.

Bilim açıkladı: Antarktika’daki Kan Şelaleleri’nin 100 yıllık sırrı çözüldü

İlgili Sitenin Haberleri