Haber Detayı

"DÜNDEN BUGÜNE ARABESK" - Araştırmacı yazar Serkan Aydın, "Halen diri bir arabesk var"
Güncel haberler.com
05/03/2026 11:36 (2 saat önce)

"DÜNDEN BUGÜNE ARABESK" - Araştırmacı yazar Serkan Aydın, "Halen diri bir arabesk var"

Araştırmacı yazar ve mühendis Serdar Aydın, tekstil fabrikalarında halen sabahtan akşama kadar Müslüm Gürses'in dinlenildiğini aktararak, "Yıl 2026 ama halen diri bir arabesk var. Neticede dönem değişse de bizim ülkemizin acılarının hissedilme boyutunda çok değişiklik olduğunu düşünmüyorum.

Araştırmacı yazar ve mühendis Serdar Aydın, tekstil fabrikalarında halen sabahtan akşama kadar Müslüm Gürses'in dinlenildiğini aktararak, "Yıl 2026 ama halen diri bir arabesk var.

Neticede dönem değişse de bizim ülkemizin acılarının hissedilme boyutunda çok değişiklik olduğunu düşünmüyorum." dedi."Trajedinin Zarafeti", "Arabesk Antolojisi", "Arabesk Sözlüğü-01: Yavuz Taner Üzerine Diskografik Bir Deneme", "Güz Kantoları" ve "Müslüm Gürses Üzerine Antibiyografik Bir Kolaj Denemesi"nin arasında olduğu arabesk müziği üzerine birçok kitap kaleme alan Aydın, Anadolu Ajansının (AA) "Dünden Bugüne Arabesk" isimli dosya haberinin üçüncü bölümünde, sanatçı Gürses üzerinden arabeskin serüvenine dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu."Aydın, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Gürses'in arabesk müziğin 3 "baba" isminden biri olduğunu belirterek, sanatçının hem kitlesi itibarı hem de etrafında üretim yapan insanlarla özel biri olduğunu söyledi.Sanatçı Gürses'in müzikal serüveninde, kendisiyle üretime başlayan birçok ismin de önemine değinen Aydın, "Müslüm Gürses, bir yandan kendi hikayesini taşıyorken bir yandan da beraber üretime başladığı söz yazarlarının, onunla zirveye çıkmış bestekarlar, müzisyenler, albüm yönetmenlerinin hikayesini de taşıyor ve bu dolaylı olarak arabeskin hikayesi de oluyor.

Örneğin Yavuz Taner, Özer Şenay, Burhan Bayar, Uğur Bayar ve Ali Tekintüre gibi isimler, arabesk içerisinde Müslüm Gürses'in hikayesiyle paralel gidiyor." diye konuştu."Kantolar arabesk yapı ile uyumludur"Müzikal anlamda 1970'li yıllarda arabesk kelimesinin kullanıldığını aktaran Aydın, şöyle devam etti:"Arabeskin kavramsal olarak kullanılmaya başlamasına dair yeterince araştırma yok.

Benim bulabildiğim, 1940'lı yılların ortasında arabesk kelimesinin müzikal anlamında kullanıldığı bir dergi var.

Ama bazı sözlüklerde bu kelimenin ilk kullanımının Orhan Gencebay'la başladığı söyleniyor.

Fakat bunun öncesi var.

Mesela Cumhuriyet'in ilk yıllarında kantoların üretilmesi...

Kantolar belirli düzeyde arabesk yapı ile uyumludur.

Sadece adı arabesk değildir."Serdar Aydın, 1940'lı yıllarda doğan isimlerin arabesk müziğini ortaya koyduğuna işaret ederek, "Arabeskin ana kuşak yaratıcılarının doğum tarihleri 1940'lı yıllar ve bunlar 20'li, 30'lu yaşlarını 1970'lerin başında yaşıyorlar. 1970'li yıllarda bu kuşakta ilk star Orhan Gencebay, sonra Ferdi Tayfur ve sonra Müslüm Gürses geliyor.

Bu süreç 2000'lere kadar bazen sendelese de bazen tüm gücüyle devam ediyor. 2000'lerde artık arabesk müzik klasiklerini üretmiş oluyor.

Yani biz 2000'lerde 'Hatasız Kul Olmaz' deyince aklımıza Gencebay ya da 'Ben de Özledim' deyince Ferdi Tayfur geliyor." ifadelerini kullandı.Arabesk müziğin 2000'lerden sonra merdiven altı modelinde üretim yapan bir kol olduğunu vurgulayan Aydın, "Buna taşra arabeski de deniliyor.

Ankara'nın, Adana'nın, Urfa'nın ücra mahallerinde üretim yapılan bir süreç var.

Tabii bunlar çok dinlenilmeyen veyahut bilinmeyen şeyler değil.

Çok absürt örnekler de var.

Mesela Metin Işık bir şarkı üretmiş ve milyonlarca kişi dinlemiş." dedi."Arabeskin bittiğini veyahut köreldiğini düşünmüyorum"Yazar Aydın, arabeskin 2000'lerden sonra hikayesinin değiştiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:"2000'lerden sonra değişen algılar ve toplumsal yapıyla arabeskin de formu dönüşmeye başladı.

Fairuz Derin Bulut, 2010'lara doğru bir arabesk cover albümü yapıyor.

Ali Tekintüre şarkılarını enteresan düzenlemelerle rock coverlarla söylüyor.

Aslında arabesk 2000'lerden sonra klasiklerini yaratıp, bazı form değişimleriyle birlikte klasik anlamıyla yine aynı üretimle devam ediyor.

Sadece 'baba'larla devam etmiyor.

Bu yüzden de arabeskte üretimin kesildiğini düşünmüyorum.

Arabeskin üretimine rap kolunu da ekleyebiliriz.

Bu anlamda arabeskin bittiğini veyahut artık köreldiğini düşünmüyorum."Klasik arabesk müziğin içerisinde aynı isyanın bugün de devam ettiğini aktaran Aydın, "Arabesk her şeyden önce alt kültürden çıkma bir türdür ve toplumun dışlanmış kesimlerinde daha çok dinleniyor.

Bugün de toplumsal olarak gettolarda hala ciddi bir arabesk dinleyicisi olduğu muhakkak.

Çünkü orada acılar halen yaşanıyor.

Biz sadece bu acılarla temas kurmuyoruz veyahut temas alanımız daraldı diye bunun yok olduğunu düşünmemek lazım." değerlendirmesini yaptı.Aydın, mühendis olarak gittiği tekstil fabrikalarında halen sabahtan akşama kadar Müslüm Gürses'in dinlenildiğine işaret ederek, "Yıl 2026 ama halen diri bir arabesk var.

Neticede dönem değişse de bizim ülkemizin acılarının hissedilme boyutunda çok değişiklik olduğunu düşünmüyorum." ifadelerine yer verdi."Çok uzun bir hikayeyi, birkaç isim üzerinden konuşuyoruz"Arabesk müziğin zamanla rap, rock gibi tarzlarla dönüşerek dinleyiciyle buluşmaya devam edeceğini söyleyen Aydın, "Bu anlamda ciddi bir üretim var.

Halen ortaya çıkmış bir arabesk külliyatı, entelektüel anlamda yok.

Çok uzun bir hikayeyi konuşuyoruz ama biz bugün hala bu türü birkaç kısıtlı olay veyahut isim üzerinden konuşuyoruz.

Hal böyle olunca aslında çok geniş bir üretim ve halen ortaya çıkmamış, deşilmemiş, alt planda kalmış birçok farklı şarkı, isim var." diye konuştu.Serdar Aydın, arabesk müziğin arka planının detaylı çalışılması gerektiğine dikkati çekerek, şunları anlattı:"Bu müziğin sonuç olarak bir kökeni var.

Bir anda ortaya çıkmaz çünkü.

Arabesk sadece yorum veya Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur gibi baba figürleri üzerinden değerlendirilince, buna göç olgusu da ekleniyor tabii ama konunun alanı kısır bir döngüye giriyor.

Mesela arabeskin neredeyse baştan sona kadar bütün üretiminde yer alan Özer Şenay diye bir isim var.

Özer Şenay, söz yazarı, bestekar, albüm yönetmeni.

Az da olsa kendi yorumculuğu var ve Orhan Gencebay'ın 1970'li yıllarda şarkılarına bağlama çalıyor.

Yine 1970'li yıllarda birçok 45'lik plağa söz müzik yaptı, yönetti.

Erkin Koray'ın 'Arap Saçı' şarkısının söz ve müziği Özer Şenay'a aittir.

Şenay aynı zamanda 1980'lerde Müslüm Gürses'le ve Ferdi Tayfur'la da çalışmıştır.

Birçok şarkının sözünü yazmıştır ve ona baktığımızda onun etkilendiği alan Türk halk ve sanat müziği.

Söz yazımına baktığımızda tasavvufi etkiler var.

Fakat biz bunların hiç birini bilmiyoruz.

Özer Şenay gibi Yavuz Taner de var.

Bunların daha da detaylı bir şekilde araştırılması ve üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum."Reşat Ekrem Koçu'dan ilham alarak, arabesk müzik üzerine "Arabesk Antolojisi" hazırladığını ve henüz 2 cildini yayınladığını dile getiren Serkan Aydın, "Bu alanı araştırdıkça yeterli kaynak olmadığını gördüm.

Örneğin Müslüm Gürses'in 1986'daki 'Küskünüm' albümü 12 milyon falan satıyor deniliyor ve o dönem Türkiye nüfusu 50 milyonlarda.

Böyle etkili olmuş bir sanatçı hakkında yazılan kitapları araştırdığımızda da birkaç eserden başka elimize hiçbir şey gelmiyor." dedi.Aydın, antoloji için araştırma ve analizlere devam ettiğini aktararak, "Antolojide a'dan z'ye kadar, araştırmalarımda çıkarabildiğim 400 ismin biyografisi, albümleri, yazdıkları şarkılar, albümlere dair bilgiler, çalıştıkları isimler yer alacak.

Toplamda 7 cilt olarak yayınlamayı düşünüyorum.

Henüz 2 cildi yayınlandı." ifadelerini kullandı.Hakan Taşıyan ve Güllü gibi isimlerle ilgili de "Öteki Sazlar" adlı bir inceleme kitabı kaleme aldığını söyleyen Aydın, kitabın dün okurla buluştuğunu kaydetti.

İlgili Sitenin Haberleri