Haber Detayı
DİSK’li kadınlar İzmir’de alanlara indi: Hayatın ta kendisiyiz
DİSK’li kadınlar dün İstanbul’un ardından bugün İzmir’de alanlardaydı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, kadın emeğinin görünmeyen yüklerine dikkat çekerek, eşitsizlik ve şiddete karşı örgütlenme çağrısı yaptı.
DİSK’li kadınlar, dün İstanbul’da gerçekleştirilen kitlesel buluşmanın ardından bugün İzmir’de alanlardaydı.
Yarın ise Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde olacak olan kadınlar, DİSK Genel Baikanı Arzıu Çerkezoğlu’nun da katılımıyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadınların emeği, eşitliği ve özgürlüğü için verdiği tarihsel mücadeleyle SGK İzmir önünde toplanarak basın açıklaması yaptı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu,, “İşte bugün İzmir’deyiz.
Yarın da Ankara’da Çalışma Bakanlığı önünde olacağız.
Türkiye’nin dört bir yanından, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar bütün kadınlar soluğunu Ankara’ya taşıyacak” dedi.
Açıklama sırasında sık sık, Ne istiyoruz?
Eşitlik, vermeyecekler, alacağız, Kadın, yaşam, özgürlük, Direne direne kazanacağız sloganları atıldı.
DİSK’li kadınlar İzmir’de alanlara indi: Hayatın ta kendisiyiz https://t.co/p5AhetiTDg pic.twitter.com/UhsQc7i8IY — Cumhuriyet Ege (@EgeCumhuriyet) March 5, 2026 “SENDİKASIZ, SİGORTASIZ ÇALIŞMAYA MAHKUM EDİLİYORUZ” Başkan Arzu Çerkezoğlu, kadınların yaşadığı eşitsizliklere dikkat çekerek, “Kadın emeği dendiğinde önce evde görünmeyen, ücretlendirilmeyen emeğimiz var.
Bütün bakım yükü, ev işleri, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı biz kadınların üzerinde.
O nedenle istihdama da iş gücüne de katılamıyoruz.
Çalışma şansını elde ettiğimizde ise aynı işi yaptığımız erkek işçilerden daha düşük ücretle, daha olumsuz koşullarda, esnek, güvencesiz, evden, yarı zamanlı, kısmi zamanlı, kayıt dışı, sendikasız, sigortasız çalışmaya mahkum ediliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaşadığı eşitsizliklere karşı örgütlendiklerini vurgulayan Çerkezoğlu, “DİSK olarak hem bütün kadın işçilerin daha fazla sendikalı olması, DİSK’li olması için hem de sendikalarımızda, DİSK’te kadınlar olarak daha fazla söz ve karar sahibi olabilmek için mücadele ediyoruz.
Evet, hayatın ta kendisiyiz” dedi. “EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET, ŞİDDETE SON” “Eşit işe eşit ücret için örgütleniyoruz” diyen Çerkezoğlu, “Her gün neredeyse bir kadın yoldaşımızı, kız kardeşimizi kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete uğramasına yol açan bu düzende, şiddetin kökenini bu eşitsizliklerde bulsun diye uğraşıyoruz.
İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkıyoruz, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmasını istiyoruz ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2021 yılında kabul edilen 190 sayılı sözleşmesinin Türkiye tarafından onaylanması için mücadele veriyoruz.” diye konuştu. “TUT ELİMDEN, ÖRGÜTLEN!” Çerkezoğlu, kadınları örgütlenmeye çağırarak, “Bu ülkede evde, işte, fabrikada, atölyede, tezgah başında, belediyede, hastanede neredeysek orada yan yana geleceğiz.
Birbirimizin elinden tutacağız ve örgütleneceğiz.
Sendikalı alacağız, DİSK’li olacağız.
Sendikalarımızda ve DİSK’te daha fazla görev alacağız.
Söz ve karar sahibi olacağız.
Çünkü bu adaletsiz, eşitsiz düzeni değiştirecek en önemli güçlerden biri örgütlü kadınlardır, örgütlü işçi kadınlardır ve onun biricik örgütü DİSK’tir” dedi.
KARAHAN: “EŞİTLİK İÇİN ÖRGÜTLEN!” Basın açıklamasını okuyan DİSK Genel-İş 6 No’lu Mali Sekreteri Burcu Karahan, “8 Mart yalnızca bir anma günü değil; sömürüye, eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı haklarımız için mücadele etme günüdür” dedi.
Karahan, dünyanın birçok yerinde savaş ve çatışmaların kadınların hayatlarını daha da güvencesiz hale getirdiğine dikkat çekerek, “Barış talebi, kadınların en temel taleplerinden biridir.
Dünyanın dört bir yanında savaşın ve işgalin gölgesinde yaşam mücadelesi veren tüm kız kardeşlerimize dayanışma duygularımızı gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. “YAŞAMIN HER ALANINDA AYRIMCILIK” Kadın emeğinin sistematik biçimde değersizleştirildiğini vurgulayan Karahan, “Son veriler Türkiye’de her 10 kadından yalnızca 3’ü istihdamda.
Kadınlar, erkeklerden daha düşük ücretlerle, daha güvencesiz koşullarda ve daha esnek biçimlerde çalıştırılıyor.
Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 30’u kayıt dışı çalıştırılmakta, özellikle kısmi zamanlı işlerde güvencesizlik oranı yüzde 60’lara kadar çıkmaktadır.
Kreş hakkının yaygınlaştırılmaması, yaşlı ve engelli bakımının kamusal olarak desteklenmemesi biz kadınları ya düşük ücretli işlere ya da iş gücünün dışına itmektedir.
Türkiye’de 21,5 milyon kadın iş gücüne dahil değil ve milyonlarca kadın ev içi bakım yükümlülükleri nedeniyle çalışma yaşamının dışında kalıyor.” dedi.
Karahan ayrıca, “Her 10 kadın işçiden yalnızca biri sendika üyesidir.
Kayıt dışı istihdam da hesaba katıldığında gerçek sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmektedir.
Bu nedenle kadınların örgütlenmesi yalnızca bir hak değil, eşitlik mücadelesinin temel aracıdır” dedi.
TALEPLER TEKRARLANIYOR DİSK İzmir Kadın Komisyonu, 8 Mart’ın tarihsel mirasıyla taleplerini şöyle sıraladı: İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.
ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi Türkiye Hükümeti tarafından onaylanmalı, etkin biçimde uygulanmalıdır.
Toplumsal cinsiyet temelli suçlarda, kadın cinayetlerinde cinsiyetçi iyi hal, tahrik indirimi gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Kadınlar için tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalıdır.
Kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak herkesin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalıdır.
Kamu-özel ayrımı olmaksızın, çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmelidir.
ÖRGÜTLÜ KADINLAR DEĞİŞİMİ SAĞLAYACAK Karahan, Mirabal Kardeşlerin isyanını hatırlatarak, “Haklarımızı geri alacağız.
Eşdeğer işe eşit ücret için, güvenceli çalışma için, kamusal kreşler için, şiddetsiz iş yerleri ve şiddetsiz bir yaşam için, özgürlük ve eşitlik için örgütleneceğiz.
Çünkü biliyoruz ki bu düzen değişmeden eşitlik gelmez ve bu düzeni değiştirecek olan, örgütlü kadınlardır.
İş yerlerimizde ve toplumun her alanında kız kardeşlerimizin ellerinden tutarak örgütlenmeye devam edeceğiz.
Tut Elimden Örgütlen!
Yaşasın Kadın Dayanışması!
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın DİSK!” dedi.