Haber Detayı
İlham veren kadınlar 'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' için buluştu
TÜRKİYE İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' etkinliği düzenledi.
TÜRKİYE İş Bankası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' etkinliği düzenledi.
Panel, tarımdan gastronomiye, sanattan spora ve teknolojiye uzanan farklı alanlarda başarılarıyla dikkat çeken, üretimleriyle dönüşüm yaratan, hikayeleriyle ilham veren kadınları bir araya getirdi.
Türkiye İş Bankası ev sahipliğinde yapılan 'Daha Eşitlikçi Bir Dünya' paneli, farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş kadınların deneyimlerini aktarmalarına, bireysel gelişim ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin farklı bir boyutta ele alınmasına vesile olmak amacıyla bu yıl dördüncü kez hayata geçirildi. 'KADINLAR GÜNÜNE GEREK KALMAYAN BİR DÜNYA HAYAL EDİYORUM'8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında konuşan Şef Refika Birgül, "Keşke 'Kadınlar Günü' gibi özel bir güne ihtiyaç duyulmasa demek isterim.
Nasıl ki 'Erkekler Günü' diye bir güne ihtiyaç hissetmiyorsak, öyle bir dünya olsun ki Kadınlar Günü'ne de gerek kalmasın.
Söylemek isteyeceğim en önemli şey bu.
Kadınlar çok kıymetli.
Dünyada savaşların sona ermesi; kadınların bağışlayıcılığı, birlikteliği ve gücünün artmasıyla mümkün olacaktır.
Ancak tam da bu sebeple kadınlar üzerinde bir baskı da var.
Bu nedenle mücadelemizi sürdürmeliyiz; kadın olmaya, kadın kalmaya ve kadının gücüyle sorunların üstesinden gelmeye devam etmeliyiz" dedi. 'BİZ KADINLAR DA KORKMAMALIYIZ'Kadınların korkmaması gerektiğini dile getiren Birgül, "Korkmamamız gerekiyor.
Daha da önemlisi, özümüze sadık kalmalıyız.
Din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin herkesin kendi gibi yaşamasına olanak tanınması gerektiğini düşünüyorum.
Aslında bu bir 'izin' meselesi de değil; herkesin kendi gibi yaşaması zaten en temel insan hakkıdır.
Başkasının hakkına ve alanına müdahale etmeden, herkesin kendi hayatını özgürce yaşayabildiği bir düzen kurulmalı.
Bu insan hakkının yalnızca sözde değil, uygulamada da karşılık bulması gerekiyor.
İstiklal Marşı'mız 'Korkma' diye başlıyor.
Bunun tesadüf olduğunu düşünmüyorum.
Biz kadınlar da korkmamalıyız.
Eskiden cesaretin korkmamak olduğunu sanırdım.
Oysa artık biliyorum ki cesaret; korkuyor olsan da, için titriyor olsa da harekete geçebilmektir. 46 yaşıma gelirken bunu çok daha iyi anladım.
Bu yüzden iki temel dileğim var: Korkmamak ve cesur olmak" diye konuştu. 'KADINLAR HEM İŞ HEM AİLE HAYATINDA BÜYÜK SORUMLULUKLAR ÜSTLENİYOR'Kadınların toplumsal hayattaki rollerine dikkat çeken Birgül, "Liderlik konusunda kadınlara daha fazla alan açılması en temel meselelerden biri.
Kadınlar hem iş hem aile hayatında büyük sorumluluklar üstleniyor.
Çoğu zaman aile içinde erkeklere kıyasla daha fazla yük taşıyorlar.
Bu nedenle, çocuklarla geçirilen zamanın ve esnek ya da uzaktan çalışma imkanlarının artırılması gerektiğine inanıyorum.
Çalışma hayatında mekan ve zaman esnekliği sağlandığında üretkenliğin arttığını kendi işimde ve ekibimde de gözlemliyorum.
Hepimiz insanız.
Özellikle yapay zekanın hayatımıza daha fazla girdiği bu dönemde, insani yaşam koşullarını kadınların çok daha iyi şekillendirebileceğine inanıyorum.
Kadınlara alan açan şirketler ve ülkeler her zaman daha ileriye gidecektir.
Bu çok net" ifadelerini kullandı. 'ÖNYARGILARIMIZI SORGULAMAMAMIZ GEREKİYOR'Beije'nin Kurucu Ortağı ve CEO'su Doruk Akpek de "Bence toplumda, eğitim hayatından başlayarak devam eden birçok yapısal eşitsizlik ve adaletsizlik var.
Erkeklerin kadınlara yönelik tutumlarında da bu eşitsizliklerin izlerini görmek mümkün.
Küçük yaşlardan itibaren ailemizden, öğretmenlerimizden ve çevremizden edindiğimiz bazı dogmatik kabuller, geçmişten gelen bilinç kalıpları ve yanlış önyargılar hayatımız boyunca bizimle devam ediyor.
Çoğu zaman bunların farkında bile olmadan hareket ediyoruz.
Oysa bir noktada, sahip olduğumuz önyargıların farkına varmak ve onları kendi içimizde sorgulamak gerekiyor. 'Acaba farklı olabilir mi?', 'Ben neden böyle düşünüyorum?', 'Bunu gerçekten denedim mi?' gibi soruları kendimize sormadan verdiğimiz kararlar, çoğu zaman kalıpların tekrarından ibaret oluyor.
Sorgulayarak, düşünerek ve bilinçli şekilde hareket eden insanların ise çok daha farklı sonuçlar ortaya koyduğunu düşünüyorum" dedi. 'KADIN LİDERLİĞİNDE DAHA VERİMLİ ORTAMLAR KURULABİLİYOR'Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik pek çok önyargının kötü niyetten ziyade eğitim eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Akpek, "Kadınların daha fazla liderlik ve yönetici pozisyonunda bulunduğu ortamlarda çok daha verimli, kapsayıcı ve sağlıklı bir çalışma kültürü oluşturulabildiğini bizzat deneyimliyoruz.
Bu durum, sadece kadınlar için değil, tüm çalışanlar için daha iyi bir iş ortamı anlamına geliyor.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik pek çok önyargının kötü niyetten ziyade eğitim eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum.
Bu nedenle çözümün de eğitimle başlaması gerektiğine inanıyorum.
Bu vesileyle tüm kadınların, tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum.
İyi ki varlar" diye konuştu.