Haber Detayı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu: "Mega Endüstriyel Bölge Planı'nda Doğu ve Güneydoğu'nun Dışarıda Bı...
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 16 Ocak tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulmasını öngören kararı eleştirdi. Planın gerekçesinde Marmara’daki sanayi yükünü azaltmak ve bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkını gidermek hedefinin yer aldığını belirten Tanrıkulu, Doğu ve Güneydoğu illerinin kapsam dışında bırakılmasının bu hedefle çeliştiğini söyleyerek, “Zaten kalkınmışlık farkı bakımından geride olan bölgeyi bu planın dışında bırakmak farkı daha da büyütecek” dedi.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN(DİYARBAKIR) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 16 Ocak tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulmasını öngören kararı eleştirdi.
Planın gerekçesinde Marmara'daki sanayi yükünü azaltmak ve bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkını gidermek hedefinin yer aldığını belirten Tanrıkulu, Doğu ve Güneydoğu illerinin kapsam dışında bırakılmasının bu hedefle çeliştiğini söyleyerek, "Zaten kalkınmışlık farkı bakımından geride olan bölgeyi bu planın dışında bırakmak farkı daha da büyütecek" dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yaptığı açıklamada 16 Ocak tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile "Sanayi Alanlarının Master Planı" kapsamında 13 ilde 16 Mega Endüstriyel Bölge kurulmasının kararlaştırıldığını hatırlattı.Kararın gerekçesinde, Marmara'daki sanayi yükünün azaltılması ve iç kesimlere taşınmasının hedeflendiğini aktaran Tanrıkulu, şunları söyledi:"Kararın gerekçesi Marmara'daki sanayi yükünü azaltmak, iç kesimlere taşımak; aynı zamanda bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkını da aza indirmek.
Bu amaçla yapıldığı gerekçesinde yazılıyor."Peki, bu iller hangi iller?
Daha çok İç Anadolu bölgesindeki iller.
Yani Doğu ve Güneydoğu İlleri, bölgedeki iller maalesef mega endüstriyel bölge kapsamına alınmamış.
Zaten Doğu ve Güneydoğu illeri ve bölge, kalkınmışlık farkı bakımından çok gerilerde.
Bunun çeşitli nedenleri var: Siyasal tercihler, başka nedenler.
Şimdi bu plan çerçevesine de alınmayarak bu kalkınmışlık farkı daha da büyüyecek." "Teşvik politikaları kalkınmışlık farkını ortadan kaldırmadı" Türkiye'de uzun yıllardır uygulanan teşvik programlarına rağmen bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkının giderilemediğine işaret eden Tanrıkulu, şöyle devam etti:"Tabii bu farkın azalması noktasında 2002 yılından beri, daha uzun süreden beri uygulanan bir teşvik programı da var Türkiye'de.
Defalarca teşviğe ilişkin planlar, kapsamlı açıklamalar yapıldı, kararlar alındı.
Fakat bütün bu teşvik planlamalarına rağmen bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkı ortadan kalkmadı."Diyarbakır'ın da içinde yer aldığı bölge 6 bölge. 6. bölgede 8 il var.
Bu 8 ilde, 8 ilin teşvikten aldığı pay sadece yüzde 5.
Peki 1. bölge illeri, burada 16 il var: Yüzde 41 pay almış. 5. ve 6. bölgedeki iller dediğim gibi Diyarbakır'ın da içinde olduğu Doğu ve Güneydoğu'daki iller.
Bu iller, toplam 29 il ve teşvikten aldıkları pay sadece yüzde 10. 21 ilin içinde yer aldığı 1. ve 2. bölgedeki iller ise, teşviklerden yüzde 61 oranda pay almışlar.
Yani bugüne kadar uygulanan teşvikle ilgili planlar, programlar bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkını ortadan kaldırmamış.Şimdi bir de ilan edilen mega endüstriyel bölge kapsamına eğer siz bölge illerini almazsanız bu fark daha da artacak.
Dolayısıyla karar yanlış.
Peki kararın gerekçesinde başka neler var teşviğin dışında?
Depremle ilgili riskler var.
İlan edilen illere bakıyoruz: Onlar da ikinci, üçüncü kuşak hatta birinci kuşak deprem bölgesinde yer alıyor.
Oysa Diyarbakır'ın içinde bulunduğu kuşak, ikinci derecede deprem riskli alan; Şanlıurfa ve Mardin üçüncü derecede riskli alan.
Dolayısıyla deprem tek başına bir gerekçe olamaz." "Bölge yeni ticaret aksının merkezinde" Bölgenin genç nüfusu, tarım ve hayvancılık altyapısı ile dış ticaret açısından önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, şunları kaydetti:"Yeni ticaret aksı var Türkiye'nin.
Suriye'de yeni çatışma bitti.
Yeniden bir inşaat süreci var ve burası sınır illeri.
Dolayısıyla Irak ve Suriye yeni ihracatın merkezi olacaksa üretimin de bölge olması lazım.
Bu nedenle de baktığımız zaman yanlış planlanmış olan bir karar var.
Bölgede genç nüfus var.
İlan edilen 13 ile bakalım.
O 13 ile nazaran bölgedeki iller ve Diyarbakır daha büyük bir genç nüfusa sahip.
Ayrıca bu bölgede çok iyi bir biçimde tarım altyapısı var.
Hayvancılık altyapısı var ve bunların endüstriyle iç içe geçerek daha da büyümesi söz konusu olabilir."Bütün bunların göz ardı edildiği bir planlama yapılmış.
Limanlara uzaklığa bakıldığında Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ilan edilen bölgelerden daha yakın limanlara.
Bu da bir gerekçe olamaz." "Bölge illeri mega endüstriyel planlamaya dahil edilmeli" Bölgenin kalkınma bakımından geride kaldığının resmi verilerle de ortaya konduğunu söyleyen Tanrıkulu, hükümete çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:"Bölge sonuçta tercih edilen politikalar nedeniyle kalkınma bakımından geride; bütün istatistikler, veriler bunu ortaya koyuyor.
Bir de içinden geçtiğimiz süreç var.
Bizim yayınladığımız, beraber imza attığımız komisyon raporu var.
Bu komisyon raporundaki ana hedeflerden bir tanesi de bölgeyle ilgili kalkınma planları."Şimdi bir taraftan böyle bir çalışma yapacaksınız.
Çatışmanın sonlanması, şiddetin sonlanması, bölgenin kalkınması, ayrımcılığın ortadan kaldırılması noktasında çalışma yapılacak.
Ama yeni hazırlanan ocak ayında hazırlanan endüstriyel bölge planlamasına bölge illerini almayacaksınız.
Dolayısıyla siyasi bakımdan da yanlış bir tercih söz konusu.Ben hükümete buradan çağrıda bulunuyorum: Bölge illerinin, Doğu ve Güneydoğu illerinin ve Diyarbakır'ın açıklanan bu mega endüstriyel planlama kapsamına mutlaka alınması lazım.
Buna yönelik çalışma yapılması lazım.
Ben Sezgin Tanrıkulu olarak bu işin takipçisi olacağım."