Haber Detayı

Hiç fena olmaz!
Yazarlar fotomac.com.tr
06/03/2026 06:50 (4 saat önce)

Hiç fena olmaz!

Bakmayın kupadaki farklı galibiyete, ligde sezonun kritik dönemine girilirken Fenerbahçe'de 'kayıp puan mevsimi' açılıyor ve ikişer ikişer saçılıyor puanlar. O puanların aslında kaç puan ettiği de en anlamlı biçimde sezon sonunda ortaya çıkıyor. Böyle kayıpların sonunda özne belli; 'birimiz hepimizi…

Bakmayın kupadaki farklı galibiyete, ligde sezonun kritik dönemine girilirken Fenerbahçe'de 'kayıp puan mevsimi' açılıyor ve ikişer ikişer saçılıyor puanlar.

O puanların aslında kaç puan ettiği de en anlamlı biçimde sezon sonunda ortaya çıkıyor.

Böyle kayıpların sonunda özne belli; 'birimiz hepimizi yalnız bıraktık, hepimiz bir olduk takımı yaktık!' Ara transferde bu kadar adam almanın yan etkilerini izliyoruz sanki.

Gelen adamların gidenlerin yerini doldurmadığını söylersek acele etmiş olabiliriz ama bu takımın da acelesi olmalı zaten.

Sıradan takımlar karşısında puan kaybederken sahneye çıkmayan adam ne zaman ortaya çıkar?

Bunun cevabını da çuvalla para alıp sahada donuk kalanlar versin!

Rakibe yılgınlık vermeyen bir takımın istediklerini alabilme imkanı yoktur.

Futbolcular arasında duygu bütünlüğü yoksa takım olma gerçeği de askıya alınmış demektir.

Sevmek yalan yere armayı öpmek değil, iliklerine kadar mücadele etmektir.

Antalya maçında son dakikada direkten dönen top için talihsizlikten dert yananlara, 'son dakikaya kadar beklemek neyin nesidir?' diye sormak da bize düşmeli.

Bazı sözler zamanında söylenmiş zaten. 'Talih kendisine değer vermeyenlerin önünde eğilir!' Kante'den önce takıma özel bir golcü gerektiğini sokaktaki çocuk da biliyor.

Bu takımın puan kaybettiği maçlarda yediğinden fazlasını atmak zorunda olduğunu da hepimiz görüyoruz.

Ama bu kadar kolay gol yemenin aslında golcü ihtiyacını solladığını da kulübedeki yetkililer görsün.

O halde cümlemizi değiştirelim. 'Attığından azını yersen kaybetmezsin!' Yani bu demektir ki savunman sağlam olursa, sistem maçı kazandıran adamları kendiliğinden ortaya çıkarır.

Üçüncü bölgeden de ikinci bölgeden de!

İyimserlere göre; 'Fenerbahçe bu sezon şampiyon olacak.' Kötümserlere göre klasik cümle; 'bizi şampiyon yapmayacaklar.' Futbolun gerçeğini bilenler içinse; 'klasik sızlanmalardan vazgeçip, şampiyon olmanın rakipleri de hakemi de yenmekten geçtiğini bilmeliyiz!' Fenerbahçe'nin liderliği ele geçirmesi için eline geçen fırsatları teptiğini görmek; bundan sonraki maçlar için en gerçekçi pusuladır!

Fenerbahçe'nin bir yanı yıkılsan devrilecek gibi duruyor da öte yanı önüne geleni devirecekmiş gibi dışa vuruyorsa, sorun futbolcularda demektir.

Bu meseleden futbolcular adına çıkacak cümlemiz bellidir. 'Her mesleğin onuru aldıklarını alın teriyle geri ödemektir!' O yüzden bu takım sahada iliklerine kadar mücadele ederse; bütün güzelliklerin toplandığı bir fotoğrafı yansıtır.

Fotoğrafta herkes gülümserken geleceğin de gözleri kamaşır.

Şampiyonluğu isteyen bir takımın öncelikle ruhu lider olmalı. 'Hakemin yazdığı kadere mahkum olmaktansa, kaderimi kendim yazarım' düşüncesiyle birlikte.

Fikstür de bir avantajdır ve Galatasaray'ın güçlü deplasmanlarda puan kaybetme ihtimali de büyüktür.

O yüzden Fenerbahçe'nin bundan sonraki maçların hiçbirinde beraberliğe bile tahammülü olmayan takım görüntüsü çizmesi zorunludur.

Bunları yapamazsa ve bu takım yıllarca finiş çizgisine uzanırken yaptığı hataların bedelini öğrenmediyse, kendi kuyusunu kazanlar derneği yeni üyelerini bekliyor demektir.

Sonuç olarak; bu takımın taraftarın sevmediği sezon sonu manzarasından kurtulması için yapması gerekenler hiç de zor değilse, bütün futbolcular ve teknik kadro kendi gerçeklerine eğilse hiç fena olmaz!

İlgili Sitenin Haberleri