Haber Detayı

Almanya Türk Toplumu: Almanya'nın kendi kurumlarındaki ırkçılıkla yüzleşmesi gerekiyor
Güncel haberler.com
06/03/2026 11:00 (12 saat önce)

Almanya Türk Toplumu: Almanya'nın kendi kurumlarındaki ırkçılıkla yüzleşmesi gerekiyor

Almanya Türk Toplumu Eş Genel Başkanı Gökay Sofuoğlu, Almanya'nın kendi kurumlarındaki ırkçılıkla yüzleşmesi gerektiğini söyledi.

Almanya Türk Toplumu Eş Genel Başkanı Gökay Sofuoğlu, Almanya'nın kendi kurumlarındaki ırkçılıkla yüzleşmesi gerektiğini söyledi.Almanya İçişleri Bakanlığının talebiyle Toplumsal Uyum Araştırma Enstitüsü (FGZ), "Kurumlar ve Irkçılık" başlıklı rapor hazırladı.Raporun hazırlanması için yapılan araştırma kapsamında, 3 yıl boyunca çeşitli devlet kurumlarındaki yaklaşık 13 bin kişiyle görüşüldü.Devlet kurumlarında ırkçılık ve ayrımcılığın farklı düzeylerde ve biçimlerde tespit edildiği belirtilen raporda, Almanya'daki kamu kurumlarında ırkçılığın "yapısal bir risk" olduğu vurgulandı.İçişleri Bakanlığının, 6 milyon avro finansman sağladığı araştırmanın sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenlememesi ve üzerinde tartışma yapılmaması eleştirildi.Uzmanlar, Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in kurumlarda var olan yapısal ırkçılıkla ciddi şekilde ilgilenmek istemediği ve Bakanlığın raporu "iyi bir şekilde saklanarak" duyurulduğu eleştirisinde bulundu.Almanya Türk Toplumu Eş Genel Başkanı Gökay Sofuoğlu, raporun sonuçlarını ve raporun Bakanlık tarafından duyurulma şekline ilişkin eleştirileri, AA muhabirine değerlendirdi.Sofuoğlu, raporun sonuçlarının kendilerini çok fazla şaşırtmadığını belirtti."Kurumsal ırkçılık var"Raporun, kendilerinin de uzun zamandan bu yana ifade ettikleri "kurumsal ırkçılık" kavramının Almanya'nın bir gerçeği olduğunu ortaya çıkardığını aktaran Sofuoğlu "Almanya'da kurumsal bir ırkçılık var.

Bu okullarda var, polis içerisinde var.

Sadece sokaktaki ırkçılıktan söz etmiyoruz.

İnsanlar hizmet almak için gittikleri her yerde dışlanıyorlar, her yerde mutlaka saygısız davranışlarla karşı karşıya geliyorlar." şeklinde konuştu.Sofuoğlu, araştırmanın kurumsal ırkçılığın yerleşik hale geldiğini de gösterdiğini dile getirdi."Almanya İçişleri Bakanlığının raporu önemine uygun şekilde açıklamamasını neye bağladığına" ilişkin soru üzerine Sofuoğlu, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in son zamanlardaki uygulamalarını "göçmen düşmanı" ve "dışlayıcı uygulama" olarak nitelendirerek, kendi bakanlığının yaptırdığı bir raporu bile açıklamayacak durumda olmasının ülkedeki göç siyasetinin hangi boyutlara geldiğini gösterdiğini söyledi."Dobrindt'i bilimsel verilere dayanan raporun arkasında durmamakla eleştiren Sofuoğlu, Bakan'ın böyle bir araştırmaya sahip çıkmamasını da şimdiye kadar yaptığı siyasetin bir devamı olarak görmek gerektiğini ifade etti.Sofuoğlu, Almanya'nın devlet olarak uzun zamandan beri kendi içerisindeki ırkçılıkla yüzleşme konusunda "çok çekimser" olduğunu, bunun 2000-2007 yıllarında 8'i Türk 10 kişiyi öldüren terör örgütü NSU cinayetlerinde görüldüğüne işaret etti.NSU cinayetleriyle ilgili de şimdiye kadar ülke içinde bir yüzleşme yapılmadığını vurgulayan Sofuoğlu, şöyle konuştu:"Diğer taraftan Almanya'da işlenen birçok ırkçı cinayetlerde polisin parmağı, devlet kurumlarının parmağıyla ilgili bir yüzleşme olmadı.

Kendi kurumlarında olan ırkçılığa karşı sürekli bir ret halinde.

Almanya'da toplumsal barışın sağlanması için bunun değişmesi gerekiyor.

Almanya'nın kendi kurumlarındaki ırkçılıkla yüzleşmesi gerekiyor."Sofuoğlu, aksi takdirde her geçen gün artan ayrımcılığa uğrayan insanların yaşadığı bir toplumda toplumsal barıştan söz etmenin mümkün olamayacağı uyarısında bulundu.Almanya Türk Toplumu Eş Genel Başkanı Sofuoğlu, raporda ırkçılıkla mücadeleye ilişkin ifade edilen önerilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı."Siyaset gözlerini, kulaklarını kapatıyor"Almanya'da var olan ayrımcılığa karşı yasaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Sofuoğlu, ayrıca ırkçılığa uğrayan insanların başvurabilecekleri kurumların bulunmadığını, nereye başvuracaklarını bilmediklerini anlattı.Sofuoğlu, bundan dolayı birçok insanın ayrımcılığa uğrasa da olayın zaten çözülmeyeceği endişesiyle bunu dile getiremediğini belirterek, ayrımcılığa uğrayan insanların gidebilecekleri, danışabilecekleri, şikayet edebilecekleri yerlerin bulunmasını talep etti."Elbette siyaset bu konuda maalesef gözlerini ve kulaklarını kapatıyor." diyen Sofuoğlu, halihazırda var olan, bilimsel olarak ortaya çıkmış "ırkçılığı kabul etmekten, bunu açıklamaktan çekinen" bir iktidar, bir devlet yapısı bulunduğunu söyledi."Sofuoğlu, burada sivil toplum örgütlerine çok iş düştüğünü ifade ederek, "Özellikle Müslümanların yoğunlukla dışlandığı bir ortam içerisindeyiz, kurumlarda dışlandığı bir ortam içerisindeyiz.

Burada elbette bizim gibi sivil toplum örgütlerine konuyu gündemde tutabilmesi için, siyasete bunu sürekli hatırlatmak için çok görevler düşüyor." dedi.Büyük çaplı sivil toplum örgütlerin bu konuların üzerinde çok fazla durmamalarının kendisini üzdüğünü dile getiren Sofuoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bunun içerisinde kiliseler var, bunun içerisinde sendikalar var, başka insan hakları örgütleri var.

Bu konuyu çok fazla gündeme getirmiyorlar.

Maalesef Almanya'da şu andaki siyasi konjonktürde (aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi) AfD'yi rahatsız edebilecek hiçbir söylem içerisinde bulunmamak için özen gösteriyor bütün kurumlar.

Almanya bundan dolayı da gittikçe daha dışlayıcı bir siyaseti özümsemiş, benimsemiş, kanıksamış oluyor.

İşte buna müsaade etmemek gerekiyor."Sofuoğlu, kendisinin aslında AfD'yi çok fazla dile getirmek istemediğini, ülkede halkın yüzde 80'nin bu partiyi seçmediğini belirterek, "Ancak Almanya'da yüzde 20'ye yönelik siyaset, yüzde 80'e yönelik siyasetten çok fazla önem kazanmaya başladı.

Bu da bence çok tehlikeli bir gelişme." değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Sitenin Haberleri