Haber Detayı
Körfez yüz milyarca dolarlık anlaşmalardan çıkmayı değerlendiriyor: 'Savaş mücbir sebep'
Bölgeyi saran savaş ve hızla artan savunma maliyetleri, Körfez başkentlerinde ekonomik alarm zillerini çaldırdı. Enerji altyapısına yönelik saldırılar ve füze stoklarının tükenmesi, Washington’a verilen dev yatırım taahhütlerinin bile yeniden masaya yatırılmasına yol açıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgeyi saran savaş, Körfez ülkelerini denizaşırı yatırımlarını ve gelecek taahhütlerini gözden geçirmeye zorluyor.
İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin duyurduğu gelişmeye göre amaç, Körfez'i hedef alan saldırıların ardından bütçe üzerinde oluşan baskıyı hafifletmek.
Suudi Arabistan ve Katar gibi bölge ülkeleri ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025'te Körfez turunda Washington'a yüz milyarlarca dolarlık yatırım sözü vermişti. 'HER ŞEY ETKİLENEBİLİR' FT'ye konuşan ve ismi açıklanmayan üst düzey bir Körfez yetkilisi, çatışmaların devam etmesi durumunda yatırım sözlerinden yabancı şirketlerle yapılan sözleşmelere, dev spor sponsorluklarından hisse satışlarına kadar her şeyin etkilenebileceğini belirtti.
Yetkili, çarpıcı bir ayrıntı da paylaştı: "Bir dizi Körfez ülkesi, mevcut bütçe yükünü hafifletmek amacıyla mevcut sözleşmelerde 'mücbir sebep' maddesinin işletilip işletilemeyeceğini belirlemek için iç inceleme başlattı.
Mevcut ve gelecekteki yatırım taahhütleri de bu kapsamda gözden geçiriliyor." 'GÜVENLİ LİMAN' EFSANESİNİN SONU MU?
On yıllardır Körfez ülkelerinin yükselişi iki temel varsayıma dayanıyordu: Hızla büyüyen kentlerin istikrarsız bölgede "güvenli liman" sunması ve kesintisiz enerji ihracatından gelen devasa zenginlik.
Ancak son olaylar, hem ABD şemsiyesi altındaki güvenlik hem de enerji akışını aynı anda sarstı. 48 SAATTE BİR YILLIK ÜRETİMİ YAKTILAR Bölgedeki askeri harcamaların ve savunma füzelerindeki "lojistik tükenişin" yarattığı mali yük, bu tip radikal ekonomik kararların kapıda olduğunu gösteriyor.
Uluslararası basında yer alan analizlere göre İran’ın füze ve İHA saldırılarına karşı kullanılan hava savunma mühimmatı beklenenden çok daha hızlı tükeniyor.
The Economist’te yayımlanan bir değerlendirmede, Körfez ülkelerinin yalnızca iki gün içinde yaklaşık 800 adet Patriot PAC-3 (Patriot) ve THAAD önleyici füze kullandığı, bu miktarın ABD savunma sanayisinin yıllık üretim kapasitesini dahi aştığı belirtilmişti.
Uzmanlara göre bölgedeki savunma sistemlerinin büyük bölümü ABD tedarik zincirine bağlı olduğu için mühimmat stoklarının hızla erimesi hem askeri hem de mali açıdan ciddi bir baskı yaratıyor.
ABD ve İsrailli yetkililer de Batı basınına yaptıkları açıklamalarda İran’ın misilleme kapasitesinin beklenenden çok daha geniş olduğunu kabul etmişti.
Diğer yandan vurulan petrol rafineleri, üretimi durdurulan gaz sahaları ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, Körfez ülkelerini zorlayan diğer başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.