Haber Detayı

Frankofon Film Festivali Amélie Bonnin'in Filmiyle Açıldı: "Geçmişi Silmeden Özgürleşmek Mümkün"
Yerel haberler.com
06/03/2026 14:41 (8 saat önce)

Frankofon Film Festivali Amélie Bonnin'in Filmiyle Açıldı: "Geçmişi Silmeden Özgürleşmek Mümkün"

Bu yıl daha geniş bir programla sinemaseverlerle buluşan Frankofon Film Festivali, kadın yönetmenler ve karakterlerin ağırlıkta olduğu yapımlarla dikkat çekiyor. Festival, 19 ilde çeşitli etkinliklerle devam edecek.

(İSTANBUL)Haber: Hilal SOLMAZ – Frankofon Film Festivali bu yıl daha fazla film, daha fazla şehir ve daha fazla ortakla sinemaseverlerle buluşuyor.

Festival seçkisinde kadın yönetmenlerin ve kadın karakterlerin öne çıktığı yapımlar dikkati çekiyor.Frankofon Film Festivali'nin açılışı Fransız yönetmen Amélie Bonnin'in ilk uzun metrajlı filmi "Partir un jour" (Bir Gün Ayrılmak) ile yapıldı.

Romantik müzikal komedi türündeki film, 2025 Cannes Film Festivali'nin de açılış filmi olarak gösterilmişti.Institut français Görsel-İşitsel Bölgesel İşbirliği Ataşesi Florent Signifredi, festivalin bu yıl daha geniş bir programla sinemaseverlerle buluştuğunu belirtti.

Festivalin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne yakın bir tarihte başlaması nedeniyle kadın temasına odaklandıklarını söyleyen Signifredi, seçkide kadın kahramanların öne çıktığı ve kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan filmlere özellikle yer verdiklerini ifade etti.Fransa Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi Görsel-İşitsel Ataşesi Florent Signifredi, festivalin bu yıl özellikle genç izleyicilerle buluşmasına önem verdiklerini belirterek, "Sinema, Fransızca konuşulan ülkelerin değerlerini paylaşmaya olanak tanıyan bir buluşma alanı.

Bu yıl seçkide cinsiyet eşitliğine özellikle dikkat ettik; filmlerin büyük bölümü kadın karakterler etrafında şekilleniyor" dedi.Festival yetkilileri, kadınların sinemadaki görünürlüğünü artırmanın festivalin ana temalarından biri olduğunu vurgularken, seçkide güçlü kadın hikayelerine yer verildiğini kaydetti.

Seçkide yer alan filmlerin yaklaşık yüzde 45'inin kadın yönetmenler tarafından çekildiği belirtildi.

Filmin gösterimi ardında festival kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Bonnin, filmin farklı ülkelerde izleyiciyle buluşmasının kendisi için heyecan verici olduğunu belirterek, "Filmimi yurt dışında çok fazla tanıtma fırsatım olmadı.

Farklı ülkelerde seyircinin nasıl tepki verdiğini görmek benim için çok heyecan verici" dedi.

Yemek, hafıza ve aile Filmin çıkış noktasının yemek ve mutfak olduğunu anlatan Bonnin, yemek kültürünün sinema için güçlü bir anlatı alanı sunduğunu belirterek, "Yemek çok somut ama aynı zamanda çok duygusal bir şey.

Ailemizle birlikte yemek yeriz, mutfağa gireriz, bazı tatlar bizi çocukluğumuza götürür.

Bu nedenle yemekle ilgili hikayelerin çok sinematografik olduğunu düşünüyorum" dedi.Filmde Paris'te kariyer yapan bir şefin, babasının işlettiği küçük lokantaya ve geçmişine dönüş hikayesi anlatılıyor.

Bonnin, karakterin yıldızlı restoran dünyası ile babasının mütevazı lokantası arasındaki karşıtlık üzerinden kuşaklar arası farklara ve sınıfsal geçişlere de değinmek istediğini söyledi. "Özgürleşmek geçmişi silmek değildir" Filmin merkezinde bir geri dönüş hikayesi olduğunu belirten Bonnin, başarı ve özgürlük fikrini geçmişle kurulan ilişki üzerinden ele aldığını ifade ederek, "Bir insanın ilerlemek için geçmişini tamamen silmesi mümkün değil.

Kahraman kariyer basamaklarını tırmanırken geride bıraktığı şeylerle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Bana göre gerçek özgürleşme, geçmişle barışarak mümkün" ifadelerini kullandı.

Kadınların seçim hakkı Filmde kadınların çocuk sahibi olup olmama konusundaki seçimlerine de değinildiğini belirten Bonnin, bu konuyu didaktik bir şekilde ele almak istemediğini söyledi.

Bonnin, "Bu konuda 'doğrusu budur' diyen bir film yapmak istemedim.

Asıl vurgulamak istediğim şey, karakterin kendi yolunu seçme özgürlüğü" dedi.Dramatik bir hikayeyi müzik ve mizahla anlatmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyleyen Bonnin, Fransız yönetmen Jacques Demy'nin müzikallerinden de ilham aldığını belirterek, "Hayat zaten yeterince zor.

Sinema düşündürmeli ama izleyiciyi boğmamalı.

Mizah ve müzik bu ağır konuları anlatmanın başka bir yolu" ifadelerini kullandı.

Kadın yönetmenler için mücadele sürüyor Söyleşide sinema sektöründeki eşitsizliklere de değinen Bonnin, kadın yönetmenlerin görünürlüğünün arttığını ancak kalıcı bir kariyer kurmanın hala zor olduğunu söyledi.

Fransa'daki verilere göre ilk filmini çeken yönetmenlerin yaklaşık yüzde 36'sının kadın olduğunu ancak bu oranın dördüncü filmde yüzde 19'a düştüğünü hatırlatan Bonnin, bunun finansman ve güven sorununun sürdüğünü gösterdiğini belirtti.Festival seçkisinde kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan ve kadın karakterlerin merkezde olduğu yapımlar öne çıkıyor.

Programda ayrıca Agnès Varda'nın restore edilen feminist filmi de Türkiye'de ilk kez izleyiciyle buluşacak.

Festival bu yıl Türkiye genelinde 19 ilde sinemaseverlerle buluşacak.

Festival İstanbul'da 29 Mart'a kadar, İzmir'de 5–15 Mart, Ankara'da ise 5–13 Mart tarihleri arasında devam edecek.

İlgili Sitenin Haberleri