Haber Detayı
ERKUNT'TA CAM TAVAN YOK, GÜÇLÜ KADINLAR VAR
Kadın çalışan ve yönetici temsiliyle sektöründe fark yaratan Erkunt değişimi yönlendiriyor.
"'Konuşmak yerine üret, kanıtla, istikrar göster.
Zamanla gördüm ki sonuçlar konuşmaya başladığında cinsiyet susuyor" diyen Erkunt Sanayi A.Ş.
Genel Müdürü E.Dilek Gündüz ile iş dünyasında kadının rolünü konuştuk.
Döküm sektörüne kadın mühendislerin girmesinin zor olduğu bir dönemde kariyerinize Erkunt Döküm'de başladınız.
O yıllarda karşılaştığınız cinsiyet temelli zorluklar ve bu engelleri aşarken sizi motive eden faktörler nelerdi?
ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden mezunum.
Birçok alanda çalışma imkânım varken, ben döküm sektöründe, üretimin içinde olmayı tercih ettim.
Bugün, 30 yıl önce mühendis olarak başladığım firmada Yönetim Kurulu Üyesi / Genel Müdür olarak görev yapıyorum.
O yıllarda döküm sektöründe kadın mühendislerle iş görüşmesi dahi yapılmazken, Erkunt Sanayi kadın mühendis istihdamı konusunda öncü bir rol üstleniyordu.Sanayi gibi geleneksel ve erkek egemen bir sektörde, bazen odaya girdiğinizde önce unvanınız değil, kadın olmanız fark ediliyor.
Ben o anlarda kendime hep şunu söyledim: 'Konuşmak yerine üret, kanıtla, istikrar göster.
Zamanla gördüm ki sonuçlar konuşmaya başladığında cinsiyet susuyor.
Bariyerler oldu mu?
Belki.
Ama ben onları durdurucu değil, dayanıklılığımı artıran eşikler olarak gördüm.
Erkunt Döküm'deki başarılı kariyerinizde, kadın çalışanların sektöre katılımını artırmaya yönelik birçok adım attınız.
Bu süreçte, özellikle "İmalat Sanayinde Kadınların Güçlenmesine Yönelik Model Geliştirme Projesi" gibi önemli projelere imza atıyorsunuz.
Bu projelerin sektörde nasıl bir değişim yaratmasını bekliyorsunuz?
Erkunt Döküm'deki kariyerim boyunca, kadın çalışanların sektöre katılımını artırmak ve üretim süreçlerinde daha etkin rol almalarını sağlamak için çeşitli adımlar attık.
Bu çerçevede, 2025 yılında dahil olduğumuz ve halen devam eden"İmalat Sanayinde Kadınların Güçlenmesine Yönelik Model Geliştirme Projesi" sektörün dönüşümüne destek olmanın en önemli yollarından biri oldu.Bu tür projelerle kadınların sektörde daha görünür hale gelmesini, toplumsal önyargıların kırılmasını ve yeni nesil kadın operatör ve mühendislerin cesaretlendirilmesini destekliyoruz.
Hedefimiz; kadın istihdamını geçici bir gündem başlığı olmaktan çıkarıp, sanayinin doğal ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir.Geçtiğimiz senebu proje kapsamında, şirketimiz özelinde fabrikalarımızda görev yapan kadın operatör ve mühendis sayısında %5 oranında istihdam artışı sağladık.
Bu artış bizim için yalnızca bir istatistik değil; doğru sistem kurulduğunda değişimin mümkün olduğunun göstergesi.
Sizden sonra gelecek kadın yöneticilere nasıl bir miras bırakmak istersiniz?
Kadın olmanın istisna değil, doğal bir gerçek olduğu; teknik yetkinliğin, liderliğin ve karar alma gücünün cinsiyetle değil liyakatle anıldığı bir yapı bırakmak isterim.
Attığımız her adımın, yürüttüğümüz her projenin – özellikle kadınların üretimde daha görünür ve güçlü olmasını hedefleyen çalışmaların – kalıcı bir sistem dönüşümüne hizmet etmesini önemsiyorum.
Eğer bir gün genç bir kadın, sanayi sahasında ya da yönetim masasında kendini yalnız hissetmiyorsa ve sesini yükseltmeden de duyulabildiğini biliyorsa…İşte o zaman doğru bir miras bırakmışız demektir.
ERKUNT'TA GELECEK KADINLARA EMANET DEĞİL; KADINLARLA BİRLİKTE İNŞA EDİLİYOR Erkunt'un başarısında önemli katkıları olan kurum kültürüne değer katan kadın yöneticilerinin görüşlerini aldık.Mali İşler Grup Müdürü Berrin Tekin Ongun ise uzun soluklu kariyerinde edindiği deneyimle, kadın liderliğinin karar mekanizmalarına ne kadar değer kattığını çok iyi bildiğini ifade ederek, "Kadın yönetici olmak, özellikle finans gibi analitik algılanan alanlarda zaman zaman ekstra sorumluluk getiriyor.
Ancak bunun güçlü tarafları da var.
Detaylara verilen önem, riskleri erken fark etme becerisi ve iletişimde kurulan güven ilişkisi önemli avantajlar sağlayabiliyor." diye konuştu.En büyük hedefinin, "kadın yönetici" ifadesinin ayrı bir başlık olmaktan çıktığı bir çalışma hayatı görmek olduğunu dile getiren Ongun, yetkinliğin cinsiyetle değil performansla ölçüldüğü bir sistemin kalıcı olması gerektiğine vurgu yaptı.Erkunt'ta mavi yaka çalışanlardan genel müdüre kadar tüm kademelerde etkin roller üstlenen kadınların varlığından duyduğu gururu dile getiren Satış ve Proje Grup Müdürü Meltem Akdemir, bu yapıyı destekleyen bir yönetim anlayışına sahip olmanın da ayrı ve çok özel bir değer olduğunu vurguladı.Akdemir, fırsat eşitliğinin gerçek etkisinin sistem haline dönüştüğünde, daha doğrusu hayatın doğal bir parçası olduğunda ortaya çıkacağını ifade ederek, "Fırsat eşitliği özel bir başlık olmaktan çıkıp kurum kültürünün doğal bir unsuru haline geldiğinde gerçek anlamını bulur." dedi.
Akdemir, kadın yöneticilerin yetkinliğinin doğal olarak kabul edildiği bir kültür oluşturabilmek, kendisi için en değerli kazanım olacağının altını çizdi.20 yıla yaklaşan meslek hayatı boyunca üretimin merkezinde yer alan Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Müdürü H.
BerivanBoduroğlu da kadınların sahada karşılaştığı asıl zorluğun çoğu zaman işi yapmak değil, yeterliliğini kanıtlama ihtiyacı oluğunu belirterek, "Ancak sonuç üreten, sahaya hâkim ve kararlı bir duruş sergileyen profesyoneller için bu önyargılar zamanla yerini saygıya bırakıyor.
Yetkinlik cinsiyetten bağımsızdır; sürdürülebilir başarı da öyle." dedi.Kadınların karar mekanizmasında yer almasının, bakış açısının genişlemesini sağladığını; daha dengeli, daha kapsayıcı ve uzun vadeli değerlendirmeler yapılmasına katkı sunduğunu belirten Boduroğlu, kendilerinden sonra gelecek kadın yöneticilere bırakmak istediği en değerli mirasın güçlü sistemler ve güven kültürü olduğunun altını çizdiÜrün Mühendisliği ve Metot MüdürüFormun Üstü Hande Birengel Zile Erkunt'ta kadın mühendis sayısının artmasının üretimde sadece sayısal bir değişim yaratmadığını, bakış açısını zenginleştirdiğini belirterek başarının cinsiyetten çok yetkinlikle ilgili olduğunu söyledi.Kadınların çalışma hayatına kattığı bazı güçlü özelliklerin üretim kültürünü olumlu yönde etkilediğini ifade eden Zile, "Çoklu sorumluluk yönetebilme, detaylara hassasiyet, aynı anda hem analitik hem empatik düşünebilme gibi yetkinlikler sahadaki karar kalitesini artırıyor." dedi.Kadınların üretimde yer almasının bir "istisna" değil, kurumsal gücün doğal ve vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğinin altını çizen Hande Birengel Zile, kendilerinden sonraki kadın liderlere kadın liderliğinin normalleştiği, teknik yetkinliğin cinsiyetle anılmadığı, karar masasında yer almanın mücadele değil liyakat konusu olduğu bir kültürü miras bırakmak istediğini belirttiSatış Müdürü Esin Güneş ise Erkunt'ta kadınların karar mekanizmasındaki varlığının kararların tonunu değiştirdiğini kaydederek, "İletişim dili yumuşadı ama güç kaybetmedi.
Cesaret arttı.
Çeşitlilik arttıkça karar kalitesi de artıyor.
Bu sadece kadın-erkek dengesi değil, aynı zamanda kurumsal olgunluk göstergesi." dedi.Çeşitliliğin sadece bir "eşitlik" meselesi olmadığını, aynı zamanda bir verimlilik ve kalite meselesi olduğunu belirten Esin Güneş, farklı bakış açılarının kararları güçlendirdiğini ifade etti.Güneş, gelecekteki kadın yöneticilere "başarabilirsin" mesajından daha fazlasın; kadınların sadece var olabildiği değil, etki yaratabildiği, karar alabildiği ve yön verebildiği bir kurum kültürü bırakmak istediğini belirtti.Pazarlama ve Maliyet Mühendisliği Müdürü Betül Kasap ise sanayinin uzun yıllar erkek egemen bir alan olarak konumlandığını, ancak bu yapının artık daha dengeli bir noktaya doğru ilerlediğini ifade etti ve Erkunt'ta kadın yöneticilerin artmasının yalnızca temsili bir değişim olmadığını, karar süreçlerine daha analitik, daha ölçülü ve daha bütüncül bir bakış kazandırdığını belirtti.
Betül Kasap, pazarlama ve maliyet yönetimi gibi hem teknik hem stratejik değerlendirme gerektiren alanlarda kadın yöneticilerin önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, "Detaylara hâkimiyet, riskleri öngörebilme ve uzun vadeli ilişki yönetimi yaklaşımı; fiyatlandırma stratejilerinden müşteri müzakerelerine kadar birçok kritik süreçte fark yaratıyor," dedi.
Kadın olmanın farklı bir bakış açısı ve değer üretme biçimi sunduğunu belirten Kasap, kadınların yalnızca var olduğu değil, karar mekanizmalarında etkin şekilde yer aldığı bir sanayi kültürünü güçlendirmenin ortak bir hedef olduğunu ifade etti.Muhasebe Müdürü Semra Uyan ise çalışkan, azimli, ve cesur her kadının isterse çok başarılı olabileceği inancını vurguladı.
Semra Uyan, "Çalıştığımız her alana ne değer katabilirim düşüncesini çok kıymetli buluyorum,yapılan işi küçük ya da angarya olarak değil her işin makinanın bir dişlisiolduğunu ve o küçük dişli eksik kalırsa çarkın dönmeyeceğini bilerek değer vermek gerekiyor.
O küçük çark kişinin gelişimi için de çok önemli kendimiz için koyduğumuz bir tuğlanın aslında bir süre sonra bizim oluşumumuz olduğunun farkına varırız." dedi.Döküm Fabrikası Kalite Müdürü Burcu Altuğ da en büyük önyargının, döküm sektörünün kadınlar için fazla ağır ve zor olduğu düşüncesi olduğunun altını çizerek fakat Erkunt Sanayi'de böyle bir önyargı ile karşılaşmadığını vurguladı.Günümüzde üretimde başarıyı belirleyen şeyin fiziksel güç değil; bilgi, dikkat, disiplin ve süreç yönetimi olduğunu dile getiren Burcu Altuğ, kadın mühendislerin özellikle detay takibi ve kalite süreçlerinde çok güçlü katkılar sağladığını söyledi.Altuğ, kadın yöneticilerin artık "istisna" olarak görülmediği bir kültür mirası bırakmak istediğini belirterek, "Liderliğin cinsiyetten bağımsız değerlendirildiği, eşit ve güçlü bir çalışma ortamı oluşturmak en değerli miras olacaktır" dedi.Çalışma ortamında kadın olduğu için herhangi bir zorluk yaşamadığını vurgulayan Makine Fabrikası Kalite MüdürüTuğba Cevher ise ancak iş ortamı dışında, erkek egemen olduğu düşünülen sektörlerde kadınların adaptasyon sürecinde zorlanacağına dair yaygın bir önyargı bulunduğunu ifade ederek "Oysa hiçbir ayrım gözetmeksizin, kadınların her iş kolunda başarıyla yer alabileceğine inanıyorum." dedi.Tuğba Cevher, kendilerinden sonra gelecek kadın yöneticilere cinsiyetleri üzerinden tanımlanmadıkları; bilgi, emek ve yetkinlikleriyle var olabildikleri bir anlayışın güçlenmesine katkı sağlamış olmayı istediğinin altını çizdi.Döküm Fabrikası Planlama Müdürü Dilara Tamer de üretimde ve sahada çalışmanın gönül işi olduğuna vurgu yaparak kadın ve erkek arasında bu konuda yapılacak bir ayrımın sadece karakter bazlı olabileceğini ifade etti ve Erkunt bünyesindeki başarılı kadınların bu soruya en güzel cevabı verdiğini belirtti.Dilara Tamer, Erkunt'ta kadın mühendis sayısının artmasının kadın mühendislerin disiplinli süreç yönetimi, takım çalışmalarına yatkınlığı ve problem çözmedeki farklı bakış açılarıyla üretime katkı sağladığını vurguladı.Erkunt'ta kadınların karar mekanizmasındaki varlığı konusunda görüşlerini dile getiren Satın Alım Müdürü N.
NilüferGüzey ise "Farklı bakış açıları karar kalitesini artırdı.
Kadın temsilinin artması, iletişim kalitesini ve iş birliği yaklaşımını güçlendirdi.
Daha analitik, daha ölçülü ve daha kapsayıcı bir değerlendirme kültürü oluştuğunu düşünüyorum." dedi.N.
Nilüfer Kuzey gelecekteki kadın yöneticilere güçlü bir pozisyon değil, güçlü bir sistem; liyakatın esas olduğu, teknik yetkinliğin ön planda olduğu ve kadınların varlığının sorgulanmadığı bir yapı bırakmak istediğini vurguladı.