Haber Detayı
Cevdet Yılmaz CHP'li belediyeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan örneğiyle eleştirdi: Kimse bahanelere saklanmasın
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir'de muhalefet belediyelerini hizmet konusunda eleştirerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İBB Başkanı olduğu dönemi örnek verdi. Yılmaz "Kimse bahanelerin arkasına saklanmasın." dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir Valisi Süleyman Elban'ı makamında ziyaret edip bir süre görüştükten sonra AK Parti Karşıyaka Teşkilatı'nın Seyirtepe'deki iftar programına katıldı.
Yılmaz, programda yaptığı konuşmada, partilerinin kurulduğu günden bu yana milletle aynı yolu yürüyen, milletin sevincini de sıkıntısını da paylaşan iradeyle hareket eden teşkilatlar olduğunu söyledi. "AK PARTİ'NİN ROTASINI HER ZAMAN MİLLETİN TALEPLERİ BELİRLER" AK Parti'yi milletin kurduğunu, tabelasını Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kadroların astığını aktaran Yılmaz, "Bu partinin rotasını her zaman milletin talepleri ve beklentileri oluşturmuştur, böyle de devam edecektir.
Mahalle mahalle sokak sokak, vatandaşlarımızın kapısını çalan, milletimizin derdiyle dertlenen bu büyük teşkilat yapısı davamızın en sağlam dayanağıdır.
Sizler sahada oldukça milletimizle kurduğumuz gönül bağı güçlendikçe Türkiye'nin yürüyüşü de kararlılıkla devam edecektir." diye konuştu. "SAVAŞ VE ÇATIŞMALARIN OLDUĞU DÜNYADAYIZ" Yılmaz, dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini ve birçok sınamayla karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, "Bir yandan küresel ekonomik belirsizlikler, artan riskler, yoğunlaşan rekabet var.
Diğer yandan dünyadaki ekonomik güç değişiminin de tetiklediği jeopolitik gerilimler var.
Savaşlar, çatışmalar var.
Böyle bir dünyadayız.
Bu dünyayı gerçekçi bir şekilde okumamız lazım.
Bizler bu zor dönemde ekonomimizi sağlam tutmaya, milletimizin hizmetlerini sürdürmeye devam ediyoruz." dedi. "KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİR 3 BİN 600 DOLARDAN 18 BİN DOLARA ÇIKTI" Türkiye olarak son 23 yılda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini, 3 bin 600 dolarlık kişi başına gelirden geçen yıl itibariyle 18 bin dolar kişi başına geliri aşan bir ülke olduklarını vurgulayan Yılmaz, 238 milyar dolarlık bir ekonomiyken yine geçen yıl sonu itibariyle 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomik yapıya, hacme ulaştıklarını aktardı.
Yılmaz, geçen yıl sonu itibariyle yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla kapattıkların anımsatarak, önemli bir gerileme olduğunu, ancak bir taraftan da kontrollerinde olmayan birtakım faktörlerle bazı olumsuzluklar yaşandığını bildirdi. "YERELDE KİMSE BAHANELERE SAKLANMASIN" Türkiye yüzyılında topyekun kalkınma vizyonundan bahsettiklerini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: "Bütün illerimizin enerjisini en üst düzeyde kullanarak biz bu hedeflere varabiliriz.
Hepsinin potansiyelini harekete geçireceğiz ki topyekun hedeflerimize ulaşabiliriz.
İzmir'imiz bu anlamda çok önemli bir potansiyele sahip.
Ama yeterince bu potansiyelin harekete geçtiğini herhalde hiçbirimiz söyleyemeyiz.
Dolayısıyla biz AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak İzmir'de bu potansiyeli en üst düzeyde harekete geçirmeye talibiz.
Merkezi idare olarak elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz.
Yerel düzeyde de şu anda vatandaşın yetki verdiği kişiler mutlaka üzerlerine düşeni yapmalı.
Kimse bahanelerin arkasına saklanmasın.
Bakın böyle bahaneler üretenlere ben hep Cumhurbaşkanımızı örnek gösteriyorum. 90'lı yıllarda İstanbul'a belediye başkanı seçildi.
Çöp dağları vardı, sular akmıyor, bir sürü problemler vardı.
O dönemde de Ankara'da daha farklı bir yönetim vardır.
Daha farklı bir siyasi parti iktidardaydı keyfilikler de daha fazlaydı.
Buna rağmen Cumhurbaşkanımız İstanbul'un sorunlarını çözdü.
Su sorununu, çöp sorununu, dağ gibi birikmiş sorunlarını çözdü.
Neymiş; demek ki 'at binenin kılıç kuşananın.' Siz iyi yöneticiyseniz elinizdeki kaynakları çarçur etmek yerine anlamsız yerlere harcamak yerine doğru öncelikler belirleyin.
Oralarda harcarsanız, verimli kullanırsanız şehrinize, ilinize fayda sağlarsınız." İZMİR'DEKİ BELEDİYE YÖNETİMİNE ELEŞTİRİLER Yılmaz, yerel yönetimlerin popülist politikalar yerine hizmet odaklı hareket etmesi gerektiğini belirterek, İzmir'in kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle büyük bir değişime ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, AK Parti hükümeti olarak eğitim alanında İzmir'e 500'ün üzerinde yeni okul ve yaklaşık 8 bin derslik kazandırdıklarını, ulaşımda ise 1000 kilometreye yakın bölünmüş yol ağının tamamlandığını kaydetti.
Yılmaz, kentin mevcut yapı stokuna dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Şehre baktığınız zaman derme çatma yapılar ve bozuk bir şehirleşme görülüyor.
Bu sürdürülebilir bir durum değil.
Hem sosyal adalet hem de afetlere hazırlık bakımından büyük bir dönüşüme ihtiyaç olduğu aşikar.
Bugüne kadar bu dönüşümü yapmayanlardan siyaseten hesap sorulması gerekir.
Yerel yönetimler lüzumsuz polemiklerle uğraşmak yerine, bu yaşamsal meselede ellerini taşın altına koymalıdır.
Biz hem kentsel dönüşümle hem sosyal konutlarla İzmir'in bu dönüşümüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz." SAVAŞ SONRASI EKONOMİDE ALINAN TEDBİRLER Bölgesel gelişmelere de değinen Yılmaz, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin küresel istikrarı tehdit ettiğini, Türkiye’nin krizin etkilerini en aza indirmek için diplomatik ve ekonomik her türlü gayreti sarf ettiğini, finansal konularda da Merkez Bankası, BDDK ve SPK gibi kurumların gerekli tedbirleri aldığını aktardı.
AKARYAKIT FİYATLARINDA ALINAN TEDBİRLER Yılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkilerini sınırlamak amacıyla önemli bir adım atıldığına dikkati çekerek Yılmaz, şunları kaydetti: "Akaryakıt fiyatlarında malum çok yüksek bir artış olacaktı.
Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda yapılan teknik çalışmalarla 'yüzde 75'ini biz üstlenelim' diye karar verdi ve bu kararnameyi de yayınladı.
Dolayısıyla akaryakıttaki her 10 liralık artışın 7,5 lirasını biz vergilerimizden vazgeçerek ödüyoruz. 2,5 lirası sadece milletimize yansımış oluyor.
Bu hem halkımızın geçim şartlarını kolaylaştırmak bakımından hem de enflasyonla mücadelemizi sürdürme açısından önemli.
Bir miktar bütçe açığımızı belki olumsuz etkileyecek ama onu da başka tedbirler izale etmeye çalışacağız.
Çünkü bu yaşadığımız sürecin geçici olduğunu düşünüyoruz." Yılmaz, dünyadaki fırtınalı dönemde tecrübeli ve dirayetli liderliğin öneminin arttığına işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda avantajlı bir konumda olduğunu savundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ehil kadrolarla bölgesel krizleri yöneteceklerini vurgulayan Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla yürüyeceklerini sözlerine ekledi.