Haber Detayı
ABD liderini İran belirleyecek
Trump, İran liderini kendisinin belirleyeceğini söylemiş.
Trump , İran liderini kendisinin belirleyeceğini söylemiş.
Sakın tersi olmasın.
Trump’ın görevde kalıp kalmayacağını İran belirleyecek sanki.
Bu Trump hakikaten ilginç adam.
Uluslararası hukuku çiğnemeyip bölgemizi kan gölüne çevirmese eğlenceli biri aslında.
Uluslararası ilişkileri şirketlerarası ilişkilerle karıştırıyor.
Bak şu söylediği sözlere: “Hamaney ’in oğlu zayıf bir isim.
Atama sürecine benim de dahil olmam gerekiyor.” Hadi bu Trump cahil ve kaçık.
Danışmanları ve bakanları da mı “Başkanım gülünç duruma düşüyoruz” demiyor.
Ne İran’ın tarihini ne coğrafi avantajını ne de Şia doktrininin kodlarını biliyorlar.
İran’ı sınırları cetvelle çizilen ve millet mefhumu olmayan Irak ve Suriye ile karıştırıyor belli ki. “Her gün aşura her yer Kerbela” anlayışıyla büyüyen İran halkının şehitlik ve matem geleneğini bilmeden bombalar altında meydanlara dökülmesini de bu yüzden anlayamıyorlar.
Evet, İran halkı yıllardır molla rejiminin baskıcı yönetiminden, yolsuzluklardan, yoksullukla boğuşmaktan, her işlerini rüşvetle halletmekten illallah etmiş olabilir.
Ama bu rejimle hesaplaşmasını dış güçler üzerinden yapmaya kapalı bir toplum aynı zamanda.
Hele de bu dış güç İsrail ve ABD ise...
Netanyahu ile Trump sandı ki Hamaney ve üst düzey yöneticileri öldürürsek rejim çöker.
Saddam ve Esad , rejimin tek sahibiydi ve dini bir hüvviyetleri yoktu.
Onları devirdiklerinde kadroları başı kesilmiş tavuk gibi kaçıştılar.
İran rejimi ise monarşik değil mollalardan oluşan oligarşik bir rejim.
Birisi gidince yerine yenisi geliyor.
TRUMP MÜÇTEHİT OLURSA ŞANSI VAR Bu bir haftalık savaşın sadece İran’a maliyeti yok.
İsrail, ABD ve onların Körfez’deki kukla devletçiklerine daha çok maliyeti var.
İsrail’le koştura koştura “İbrahim Anlaşmaları” na imza atan, perde önünde “Uzlaşın” deyip perde gerisinde “İran’ın işini şimdi bitirmezseniz daha da büyür” diyen Arap şeyhleri de çıkmazda.
Devletlerinin korunma işini ABD’ye ihale etmişlerdi.
Hem de milyar dolarlar ödeyerek.
ABD, kendi üslerini koruyamıyor.
Bu savaş onlar için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Trump’ın işi Allah’a kalmış olmalı ki Beyaz Saray’da kendisi gibi bir grup kaçık evanjelistle dua seansları düzenliyor.
En büyük umutları rejim karşıtlarıydı ama onlar sokağa çıkamadı.
Geriye kaldı ayrılıkçı Kürtler.
Onların da geçmiş deneyimlerinden aldıkları çok acı dersler var.
Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin son bulmasıyla kurulan darağaçları ve Halepçe katliamı unutulmuş olamaz.
Üstelik PKK’nin İran kolu PJAK ile İran yönetiminin arası öteden beri iyiydi.
IKDP lideri Bafel Talabani de öyle.
Barzani ise referandum deneyiminden sonra bir daha emperyalistlere güvenilmeyeceğini anlamıştır.
Ayrıca İran’daki Kürtler denince homojen bir yapı da yok ortada.
Üçte birini Yarasan Kürtleri oluşturuyor ki onlar da Sünni değil.
Söylendiği gibi Şii de değiller.
Daha çok bizdeki Alevilere benziyor inançları.
Yarasanların bir diğer adı da “Ehl-i Hakk” .
Türk olanları da var bu grubun.
Molla rejimi onları da uzun süre baskı altında tuttu.
Ama son zamanlarda bu tutumunu bıraktı.
Trump, İran’ın yeni liderini belirlemeyi çok istiyorsa tez zamanda Kum’daki medreselerine yazılıp Kuran, fıkıh, kelam, usul ve nas dersleri almalı.
Orayı bitirdikten sonra da Irak’a geçip Necef medreselerinde uzun bir eğitimden geçmeli.
Ancak o zaman müçtehit olup belki uzmanlar meclisine seçilir.
Gerçi orada da sadece bir oy hakkı var.
Biraz uzun ve meşakkatli bir yol ama denemeye değer.