Haber Detayı
İktidarda ikramiye muamması
‘Duvarların Dili Olsa’ kaldığı yerden devam ediyor. Ankara bürosunun tüm emekçilerinin katkısıyla; televizyon ekranlarına ve gazete sayfalarına yansımayan detayları aktarmayı sürdürüyoruz.
TARIK IŞIK / NEFESYeniden merhabaNefes gazetesinde 12 Nisan-15 Kasım 2025 tarihleri arasında, 32 hafta boyunca kıymetli meslektaşım Mahmut Aydın’la birlikte kaleme aldığımız ‘Duvarların Dili Olsa’ kaldığı yerden devam ediyor.
Ankara bürosunun tüm emekçilerinin katkısıyla; televizyon ekranlarına ve gazete sayfalarına yansımayan detayları aktarmayı sürdürüyoruz.
Türk basınında bir “okul” olarak hafızalara kazınan Radikal gazetesindeki ‘Duvarların Dili Olsa’ köşesinden ödünç aldığımız bu isim; artık aramızda bulunmayan meslek büyüklerimiz ve arkadaşlarımız Hakkı Erdem, İsmet Demirdöğen, Hanife Şenyüz, Mehmet Taygan ve Behzat Miser’e bir saygı duruşudur.
Her hafta ‘Duvarların Dili Olsa’da buluşmak dileğiyle...
Yeniden merhaba!Milyonlarca emekli, 4 bin liralık bayram ikramiyesinin 5 bin liraya çıkarılmasını beklerken iktidar emeklileri hüsrana uğrattı.
AKP’nin Meclis’e getirdiği son ekonomik pakette bayram ikramiyelerine zam yer almadı.
Buna rağmen iktidar tarafının teklifi kesin olarak getirmeyeceğini söylemekten geri durması da dikkati çekti.
Ekonomi muhabirimiz Nisanur Yıldırım’ın konuştuğu AKP kaynakları, zammın bütçeye ek maliyet getireceğini ve bunun için kaynak olmadığını dile getirmiş.
Ancak ikramiye zammının verilmesi halinde bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurabileceğini de dillendirmişler.
Bu nedenle gözler Erdoğan’ın haftaya yapacağı kabine ve Meclis’teki grup toplantısına çevrildi.
Eğer Erdoğan, “ikramiye müjdesi” verirse, zam teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve TBMM Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen ekonomik pakete eklenecek. 20 Mart Cuma gününün Ramazan Bayramı’nın birinci günü olduğu düşünüldüğünde, Meclis’ten emekliye ikramiye zammı teklifinin geçmesi için iki hafta var.
Kulislerde ikramiye için emeklilerin talepte bulunma şartı getirileceği de konuşuluyor.
Böylece milletvekili ve üst düzey bürokrat gibi yüksek maaşlı emeklilerin ikramiye talep etmekten imtina edeceği varsayılıyor.
İkramiyenin maaş kademesine göre belirlenmesi fikri tartışılsa da Anayasa’nın “eşitlik” ilkesinin bu tarz bir ayrıma geçit vermeyeceği görüşü baskın.
Ezcümle, iktidar bugünlerde muhalefetin elindeki güçlü bir manivelaya dönüşen ikramiye sorununu hasarsız atlatmanın ince hesaplarını yapıyor.
Bin liralık zam gündemden düşmese de milyonlarca emeklinin bu parayla ne alabileceğini tartışan yok.
İktidar, emekliye 1 kilo etin fiyatına denk gelen zammı bile çok görürken, emekliler derin yoksullukla mücadele ediyor.Tartışmalı iftardan geriye kalanlar: Menü zengin, manzara darTBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un her yıl düzenlediği geleneksel iftar programı bu yıl da siyasetten çok sofradaki yemeklerin isimleriyle konuşuldu.
İftarı Meclis muhabirimiz Dilan Kutlu başından sonuna kadar mümkün olan en yakın mesafeden takip etti.
Dilan gözlemlerini öyle güzel aktardı ki, virgülüne dokunmadık:“Menüye bakan bazı davetliler önce yemeğin adını çözmeye çalıştı, ardından tabağa yöneldi.
İftara Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilleri, bakanlar ve kabine üyeleri katıldı.
Siyasetin ağır topları masada yerini alırken sofrada da bir o kadar ‘ağır’ isimli yemekler sıralandı.
Menüde lebeniye çorbası, karamelize soğanlı avokado favalı enginar, keşkek yatağında dana antrikot yemeğinden tutun da çilekli file bademli narlı yeşil salataya kadar uzun isimli yemekler sıralandı.
Yemeklerin isimleri uzadıkça bazı milletvekilleri ‘Bu tabakta kaç yemek var?’ diye menüyü iki kez okumak zorunda kaldı.
Ama tabaklar kısa sürede boşaldı.
Şeref holünde yuvarlak masalarda sohbet derinleşirken, hemen bir üst katında gazeteciler iftarı ‘uzaktan izleme’ çabası içindeydi.
İftar programı sıkı güvenlik önlemleriyle gerçekleştirilirken programa da birkaç ajans dışında gazeteciler alınmadı.
Programı uzaktan takip etmek isteyen gazetecilere geniş bir izleme alanı yerine küçük bir nokta uygun görüldü.
Gazeteciler Şeref Kapısı’nın karşısındaki üst koridordan, küçük bölmeli pencerelerden aşağı sarkarak programı takip etmek zorunda kaldı.
Bazıları neredeyse cambazlık yapar gibi pencereye tutunurken aşağıdaki sofraya bakmaya çalıştı.
Sonuçta Meclis’te iftar sofraları kuruldu, tabaklar boşaldı, sohbetler edildi, iftar menüsü tartışıldı.
Gazeteciler için ise programın özeti şöyle oldu: Menü zengindi, manzara dardı.”Cumhurbaşkanı Erdoğan akşam namazına gittiğinde iftar masasında sadece eski Meclis Başkanı Ömer İzgi ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve TBMM Başkanvekili DEM Partili Pervin Buldan kaldı.
TBMM’de asırlık bir Balkan geleneği: MarteniçkaSiyasetin alışıldık sert ikliminin hakim olduğu TBMM koridorlarında, bu kez baharın umut dolu ve naif rüzgarı esti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar’ın Meclis’te dağıttığı deniz kabukları ve boncuklarla süslü kırmızı-beyaz marteniçkalar, yalnızca kadim Balkan kültürünün bir yansıması olarak kalmadı, aynı zamanda barış, sağlık ve yeni başlangıçlar temennisinin zarif bir sembolüne dönüştü.
Dileriz ki Baba Marta’nın asırlık mirası bu kırmızı-beyaz ipler; gökyüzünde süzülen ilk leylekle, açan ilk tomurcukla birlikte ülkemize çok daha güzel günleri muştulasın.Meclis’in en renkli vekiliHavaların ısınmasıyla birlikte TBMM’de bu kez siyaset kadar renklerin de konuşulduğu bir hafta geride kaldı.
Genel Kurul çalışmalarına katılan milletvekilleri, “koyu tonlar” döneminin kapandığını belirtirken, yaz gelmeden yazlık kombinlere erken geçiş yaptıklarını dile getirdi.Fotoğraf: SELAHATTİN SÖNMEZMeclis’teki hareketlilik kadar kıyafet tercihleri de usta foto muhabirimiz Selahattin Sönmez’in dikkatini çekmiş.
Selahattin’in anlattığına göre, kulislerde bazı vekillerin “ilkbahar enerjisini yansıtmak için özellikle canlı renklere yöneldiği” konuşuluyor.Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, tercih ettiği renkli kıyafetleriyle öne çıkan isimlerden biri olmuş.
Kulislerde Ün için “Meclis’in en renkli vekili” diyenlerin sayısı az değilmiş; hatta bazıları işi espriye vurup “Genel Kurul’un havası onunla aydınlandı” yorumunu yapıyormuş.Meclis’te bu bahar, tartışmalar kadar renkli kıyafetler de gündemde kalacak gibi görünüyor.Mülakat tartışması tarih mi oluyor?Eğitim camiasında, özellikle mülakat sistemi uzun süredir tartışma konusu.
Yazılı sınavda yüksek puan almasına rağmen mülakatta düşük puan verilerek elendiklerini belirten adaylar, değerlendirme kriterlerinin yeterince şeffaf olmadığı görüşünde. 2024 KPSS sürecinde de benzer itirazlar gündeme gelirken, 2025’te uygulanması planlanan AGS sistemine ilişkin geçiş takvimi ve uygulama esaslarındaki belirsizlik yeni bir kaygı oluşturdu.
Meclis muhabirimiz Merve Şişman’ın aktardığına göre MHP’de öğretmen atamalarında son üç yılda yaşanan mülakat ve sınav kaynaklı tartışmaların giderilmesine yönelik kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlığı yürütülüyor.
Düzenlemenin hem geçmişte yaşanan hak kayıplarını gidermeye hem de benzer sorunların tekrarını önleyecek somut değişiklikler içereceği belirtiliyor.
Özellikle mülakat puanlarının objektif ölçütlere bağlanması, denetlenebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yazılı sınav puanının ağırlığının artırılması gibi başlıklar masada.Dünya ile zevklerimiz uymuyorBayılarak izlediğimiz ancak devam sezonu bir türlü gelmeyen çok sayıda dizi bulunuyor ve birçoğumuz bu durumdan mustaribiz.
Dünyanın en büyük dizi ve sinema platformu Netflix’te de bunun sayısız örneğini bulmak mümkün.
Geçtiğimiz günlerde, deneyimli kültür-sanat muhabirimiz Haşim Kılıç, bu durumu Netflix’in Ankara’da düzenlediği sahur film gösteriminde yetkililere sordu.
Aldığı cevap “İlgi görmeyen, ticari olarak geri dönüşü olmayan dizilerin yeni sezonlarının rafa kalktığı” oldu.
Haşim, asıl şaşırtıcı olanın, Türkiye’de çok ilgi gören “Mesih” ve “Dogs of Berlin” yapımlarının dünya genelinde hiç ilgi görmemesi olduğunu hatırlatıyor.
Mesih, globalde neredeyse hiç izlenmemiş.
Alman yapımı “Dogs of Berlin”in anavatanında neredeyse yüzüne bile bakmamışlar.
Demek ki, dizi kültürü açısından zevklerimiz dünya ile çok da uymuyor.