Haber Detayı
Haftanın Notları: Çok şey göreceğiz
Bir dönem bitti... 'Ben hegemonum, en büyük benim, şuyum, buyum, ezer geçerim' diyorsun... Eziyorsun ama bir türlü geçemiyorsun... *** Dünya zaten savaşlar sahnesiydi. Ticaret savaşları... Teknoloji savaşları... Jeopolitik savaşlar... Ve şimdi gelip 'askeri savaşlar/ orduların savaşları' aşamasına...
Bir dönem bitti... 'Ben hegemonum, en büyük benim, şuyum, buyum, ezer geçerim' diyorsun...
Eziyorsun ama bir türlü geçemiyorsun... *** Dünya zaten savaşlar sahnesiydi.
Ticaret savaşları...
Teknoloji savaşları...
Jeopolitik savaşlar...
Ve şimdi gelip 'askeri savaşlar/ orduların savaşları' aşamasına dayandık mı?
Sormamız gerek: İş o kadar mı sarpa sardı?
Dünyanın düzeni öyle ya da böyle temelinden bozulacak mı? *** Büyük İsrail ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı nasıl sonuçlanacak?
Belirsiz...
Çünkü Trump'ın ne istediği de hâlâ tam olarak belirsiz.
İran ne olursa olsun sonuna kadar direneceğini ortaya koydu.
Bizim kendinden menkul bazı TV analistlerimiz sürekli 'İran'ın masaya oturmak için elini yükselttiğini' iddia ediyorlar.
Bunu nereden anlıyor, nerelerinden uyduruyorlar anlamak imkânsız.
Sağlık olsun!
İran sonunda masaya oturur mu?
Oturur tabii.
Ama olup biteni 'masa işi' sanmak, en basit insani konulara bile berbat bir uzaklık değil mi?
Olup biteni 'masa işi' olarak görmek, ABD ve İsrail saldırısını çaktırmadan görmezden gelmeye çalışmak değil mi? *** Şimdi Hindistan-Pakistan hattına da ayrıca odaklanmak gerek...
Ve biraz daha vakti var ama Uzakdoğu'da Çin ile Japonya'yı yeniden kapıştıracak dinamikleri de hiç hafife almayın! *** İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra savaşlar uzak ülkelere itilmişti.
Böylece Batı kendini uzun sürmüş bir barış dönemine inandırdı.
Richard Dienst çok güzel tanımlamıştı bu ruh hâlini: 'Batı'nın makbul vatandaşları kendi hayatlarındaki sükûn anlarını dünyadaki nihai barış olarak tasavvur etme eğilimindedirler.' Sonra ne oldu?
Düzen su kaçırmaya başladı...
Savaş birden Avrupa'nın burnunun dibine, yani Ukrayna'ya geliverdi ve Batılılar korkularını bastırmak için eski askerlik günlerini hatırlama numaraları çekmeye başladı...
Şimdi Ortadoğu'daki yangın durumu iyice ciddileştiriyor. 2030'a kadar ne çok şey göreceğiz...
Sağlam durmak gerek. *** Erkeklik her gün biraz daha çözülüyor.
Eli ayağı titreyen, asabı fena hâlde bozuk, inancını ve güvenini yitirmiş ezik bir yaratığa dönüşüyor erkekler...
Bu sürecin en ağır bedelini de durmaksızın öldürülen kadınlar ödüyor.
Düşünüyor muyuz?
Üzerinde duruyor muyuz?
Bu cinayetler nasıl son bulacak?