Haber Detayı
Tekirdağ'da kadın öğretmenler halk danslarıyla stres atıyor
Tekirdağ'daki kadın öğretmenler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında oluşturulan halk dansları grubunda bir araya gelerek Anadolu'nun zengin halk oyunları kültürünü öğreniyor ve stres atıyorlar. 80 öğretmen ve 40 öğrencinin katıldığı projede hem fiziksel aktivite hem de sosyalleşme imkanı sağlanıyor.
Tekirdağ'da görev yapan kadın öğretmenler, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında oluşturulan halk dansları grubunda bir araya gelerek hem yoğun eğitim temposunun stresini atıyor hem de Anadolu'nun zengin halk oyunları kültürünü öğreniyor.Kentteki farklı okullarda görev yapan öğretmenler, sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında buluşarak Türkiye'nin farklı bölgelerine ait halk oyunları figürlerini çalışıyor.Karadeniz'in hızlı ritimli horonlarından Ege'nin ağır zeybeklerine, İç Anadolu'nun halaylarından Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun hareketli oyunlarına kadar birçok yöreye ait figürü öğrenen öğretmenler, hem fiziksel aktivite hem de sosyalleşme imkanı buluyor.İl Milli Eğitim Müdürü Abdülaziz Yeniyol, AA muhabirine, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin de sosyal ve kültürel faaliyetlerde aktif yer almasını önemsediklerini söyledi.Halk dansları grubunda 80 öğretmen ve 40 öğrencinin yer aldığını belirten Yeniyol, yapılan çalışmaların öğretmenlerin motivasyonunu artırdığını ifade etti.Sınıf öğretmeni Fatma Akcan da halk oyunlarının kendisi için çocukluk yıllarından beri ayrı yerinin olduğunu dile getirdi.Lisede ve üniversitede halk oyunlarına başladığını ancak devam ettiremediğini anlatan Akcan, projeyle yeniden halk danslarıyla buluşmanın büyük mutluluk verdiğini söyledi.Akcan, "Yoğun ders temposu içinde burada müzik eşliğinde dans etmek hem ruhumu dinlendiriyor hem de arkadaşlarımızla güzel bir ortamda buluşmamızı sağlıyor." dedi."Terapi gibi geliyor"32 yıllık öğretmen Tülay Dalkılıç da halk dansları çalışmalarının kendisine moral verdiğini ifade etti.Sağlık sorunlarına rağmen çalışmalara katıldığını anlatan Dalkılıç, "Sağlık problemlerime rağmen buraya gelmeye çalışıyorum.
Müziğin ritmi ve arkadaşlarımla dans etmek bana adeta terapi gibi geliyor." diye konuştu.Sevinç Küpeli de çalışmalar sayesinde hem yeni arkadaşlıklar kurduklarını hem de Anadolu'nun farklı yörelerine ait halk oyunlarını öğrenme fırsatı bulduklarını söyledi.