Haber Detayı
BM raportörleri, Gazze'deki soykırımın işgal altındaki Batı Şeria'ya yayıldığını bildirdi
Birleşmiş Milletler raportörleri, Gazze'de devam eden soykırımın işgal altındaki Batı Şeria'ya yayıldığını belirterek, Filistin halkının Kudüs'ten koparılmaya çalışıldığını açıkladı. Açıklamada, İsrail'in uyguladığı şiddetin bölgede ciddi sosyal ve dini etkilere yol açtığı vurgulandı.
Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, Gazze'de devam eden soykırımın işgal altındaki Batı Şeria'ya yayıldığını bildirerek, Filistin halkının Kudüs'ten geri döndürülemez şekilde koparılmaya çalışıldığı uyarısında bulundu.BM raportörlerinin konuya ilişkin yaptıkları yazılı açıklamada, İsrail'in uyguladığı şiddetin bölgeyi sardığı kaydedildi.Açıklamada, "Gazze'de devam eden soykırım Batı Şeria'ya sıçradı. (İsrail şiddeti) Kudüs'e onarılamaz zarar verdi.
Filistin halkı buradan geri döndürülmesi zor bir şekilde koparılmak isteniyor.
İsrail, Kudüs'ün demografik yapısını, dini karakterini ve yasal statüsünü değiştiren, yüzyıllardır Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için temsil ettiği çoğulcu dokunun kalıntılarını yok eden önlemleri hızlandırıyor." ifadeleri kullanıldı.İşgal altındaki Doğu Kudüs'te yargısız infazlar, büyük ölçekli yıkımlar ve zorla yerinden edilmelerin arttığına işaret edilen açıklamada, kontrol noktaları ve kapatmaların, Filistinliler ve diğer toplulukları sosyal, kültürel, ekonomik ve dini yaşamlarından izole ettiği, bu durumun onların kendi kaderlerini tayin etme ve kalkınma haklarını önlediği vurgulandı.Açıklamada, "Cezalandırıcı polis uygulamaları ve ibadet özgürlüğüne sistematik müdahale, Filistinlileri bölgeden ayrılmaya zorlamak için tasarlandı.
Bunlar güvenlik önlemleri değil, Yahudilerin münhasır kontrolünü pekiştirmek için sistematik bir demografik mühendislik ve egemenlik projesinin bileşenleridir." ifadelerine yer verildi.Durumun boyutunun çarpıcı olduğuna değinilen açıklamada, 2021 ile 2025 yılları arasında Kudüs Valiliğinde 144 Filistinlinin öldürüldüğünün bildirildiği hatırlatıldı."Özellikle ramazanda erişim kısıtlamaları Filistinlilerin dini hayata katılmasını kısıtladı"Açıklamada, İsrail'in ayrımcı yasalarının bu süreci tetiklediği vurgulanarak, "(İsrail yasaları) Filistinlilerin 1947-49 yıllarında kaybettikleri mülkleri geri almalarını engellerken, İsrailli Yahudilerin bunu yapmasına olanak tanıyor." bilgisi paylaşıldı.BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) çalışmalarını engelleyen ve işgal altındaki Doğu Kudüs dahil tesislerinin ihlal edilmesine yol açan yasalar sonrasında çocukların eğitime erişiminin kötüleştiğinin altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:"Sık sık yaşanan askeri baskınlar ve genişleyen yerleşimci varlığı, Filistinlilerin kutsal mekanlara erişiminde taciz, tutuklamalar ve kapsamlı kısıtlamalara yol açtı.
Sadece 2025'te El-Aksa Camii külliyesine 73 bin 871 yerleşimci baskını rapor edildi.
Hristiyan topluluklar, özellikle dini bayramlar sırasında saldırılara ve kısıtlamalara maruz kaldı.
Özellikle ramazanda erişim kısıtlamaları Filistinlilerin dini hayata katılmasını ciddi şekilde kısıtladı."Açıklamada, burada yaşananların, tam olarak gelişmiş bir uluslararası hukuk sistemini baltalayan, geçmiş yüzyılların sömürgeci girişimlerinin gerçek zamanlı yürütülmesini yansıttığı vurgulandı.BM özel raportörleriBM özel raportörleri, "İnsan Hakları Konseyinin özel mekanizmaları" diye tanınan sürecin parçası olarak biliniyor.BM İnsan Hakları sistemindeki bağımsız özel mekanizmalar, Konseyin belirli bir ülkenin durumunu veya dünyanın herhangi bir yerindeki tematik sorunları ele alan bağımsız bilgi toplama ve izleme mekanizmaları olarak öne çıkıyor.Kurumun bünyesinde bulunmayan özel mekanizmaların uzmanları, gönüllülük esasına göre ve bağımsız şekilde çalışmalarını yürütüyor.