Haber Detayı
Sokak hayvanlarının annesi Mardinli Marilyn Monroe
Mardin’in tarihi 1. Caddesi’nde küçük bir dükkan işleten ve ‘Mardinli Marilyn Monroe’ olarak tanınan Melek Akarmut, eşek sütünden ürettiği sabunları satarak sokak hayvanlarına bakıyor. Evinde, dükkanında ve sokakta onlarca kedi ve köpeğin bakımını üstlenen Akarmut, hayvanlara yönelik şiddeti görüntülediği için hakkında açılan davalar nedeniyle iki kez hapis cezası aldığını belirterek, “Umarım adalet bir gün masum kadınlar için, çocuklar için ve sokak hayvanları için gerçekten geçerli olur” dedi.
HAŞİM KILIÇ / NEFES‘Mardinli Marilyn Monroe’ olarak tanınan Melek Akarmut, uzun yıllardır sokak hayvanlarına baktığını söyleyerek, 10 yıl önce Mardin’in tarihi 1.
Caddesi’nde açtığı dükkanından elde ettiği geliri de büyük ölçüde bu canlılar için harcadığını ifade etti.Çevrede artık ‘kedilerin annesi’ olarak tanındığını belirten Akarmut, geçmişte köpeklere de baktığını ancak son yıllarda köpeklerin büyük ölçüde toplandığını dile getirdi.EŞEK SÜTÜNDEN SABUN ÜRETİYORDükkanında en çok eşek sütünden yapılan sabunları sattığını belirten Akarmut, bu ürünün özellikle cilt bakımı için tercih edildiğini söyledi.Akarmut, “Eşek sütü sabunu yüz güzellik sabunu olarak biliniyor.
Kırışık giderici, sivilce, siyah nokta ve leke giderici özellikleri var.
Ben eşeği sağdım, sütünden sabun yaptım.
Bu konuda Mardin ve Güneydoğu’da tekim, çok iddialıyım” diye konuştu. 51 yaşına girdiğini belirten Akarmut, “Güzelliğimi de eşek sütü sabununa borçluyum” dedi.“MARILYN MONROE’YA BENZETİLMEK HOŞUMA GİTTİ”‘Mardinli Marilyn Monroe’ olarak tanınmasının ilginç bir hikayesi olduğunu anlatan Akarmut, ilk başta ünlü oyuncuyu tanımadığını söyledi. “Marilyn Monroe’yu tanımıyordum, adını bile telaffuz edemiyordum.
Fotoğrafını gördüğümde ‘çok güzel bir kadın’ dedim” diyen Akarmut, sözlerini şöyle sürdürdü:- “O zamanlar beni Filiz Akın’a benzetenler de vardı.
Giyim tarzımda Yeşilçam sanatçılarına biraz nostalji var.
Marilyn Monroe’ya benzetilmeyi sevdim.
Zaten dükkan açacaktım, konsepti de öyle olsun dedim.”Her gün özel olarak hazırlanıp dükkanına geldiğini söyleyen Akarmut, bunun sadece bir imaj olmadığını vurguladı.
Akarmut, “Her gün saçımı başımı yaparım.
İş olmasa bile gelmek zorundayım çünkü bu civarda baktığım birçok kedi ve köpek var.
Onlara bakmak zorundayım” dedi.“ÜN KAZANDIRIYOR AMA PARA KAZANDIRMIYOR”Dükkanının zamanla turistlerin de ilgisini çektiğini söyleyen Akarmut, insanların çoğu zaman adres sormadan “Marilyn Monroe’nun dükkanı nerede?” diye sorarak kendisini bulduğunu ifade etti.Bu durumun bazı esnaflar arasında kıskançlığa da yol açtığını belirten Akarmut, “Bazen yerimi göstermiyorlar ya da ‘o buradan gitti’ gibi şeyler söylüyorlar.
Ama insanlar merak edip yine geliyor.
Artık dünyanın birçok yerinden tanınıyorum.
Ünüm Türkiye’yi aştı ama bu bana para kazandırmıyor” dedi.Akarmut, elde ettiği gelirden çok daha fazlasını hayvanlara harcadığını belirterek, “Ünlü olmak bana para kazandırmıyor.
Tam tersine ben para harcıyorum çünkü bu canlara bakmak zorundayım” diye konuştu.EVİNDE VE SOKAKTA ONLARCA HAYVAN VARŞu anda evinde ve çevrede çok sayıda hayvana baktığını anlatan Akarmut, bazı kedilerin hastalıkları nedeniyle sokakta yaşayamadığını söyledi.Akarmut, “Evde altı tane hasta kedim var.
İki gözü kör olanlar var, nefes alamayanlar var.
Depoda bebek kedilerim var, onlar da biraz büyüdü.
Arka sokakta yaklaşık 40 kedim var.
Bu tarafta 20–25 kadar daha var.
İş yerimin içinde de 4–5 kedi var” sözleriyle baktığı kedi sayısını söyledi.Daha önce üç köpeğinin bulunduğunu ancak cezaevine girdiği dönemde eşinin bu hayvanlara bakmakta zorlandığını belirten Akarmut, iki köpeğini barınağa vermek zorunda kaldıklarını söyledi.HAYVANLAR İÇİN MÜCADELE EDERKEN CEZA ALDISokak hayvanlarına yönelik şiddet olaylarını görüntüleyip paylaştığı için hakkında davalar açıldığını belirten Akarmut, bu nedenle iki kez hapis cezası aldığını anlattı.
Bir olayda köpeğinin bir aracın altında kaldığını, ancak sürücünün durmadan olay yerinden ayrıldığını söyleyen Akarmut, yaşanan süreç sonunda kendisinin mahkemeye verildiğini ifade etti.“Ben şikayet etmedim ama o kişi beni mahkemeye verdi.
Uzlaşmada benden 100 bin lira istediler.
Sonunda iki yıl hapis cezası aldım.
Cezaevine gidip teslim oldum ve bir ay kapalı cezaevinde yattım” diyen Akarmut, daha önce de bir kişinin köpek dövmesini görüntülediği için ceza aldığını söyledi.“CEZAEVİNDE EN ÇOK HAYVANLAR İÇİN AĞLADIM”Cezaevinde kaldığı süre boyunca en çok baktığı hayvanları düşündüğünü dile getiren Akarmut, “Her gün ağladım.
Ama oranın şartları kötü değildi.
İnsanlar çalışıyor, kurslara gidiyor.
Ben de sanki bir kamptaymışım gibi düşünmeye çalıştım” dedi.“SADECE SOKAK HAYVANLARININ ANNESİYİM”Kendisine yöneltilen eleştirilere rağmen sokak hayvanlarına bakmaya devam edeceğini vurgulayan Akarmut, adaletin hayvanlar ve mağdur insanlar için daha güçlü işlemesini istediğini dile getirdi.“Her gün kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri görüyoruz.
Ben de çok saldırıya uğradım, darp edildim, tehdit aldım ama o insanlar ceza almadı” diyen Akarmut, sözlerini şöyle tamamladı:- “Sadece sokak hayvanlarının annesiyim.
Bu görüntümle, bu dükkanla, kazandığım parayla onlara katkı sağlamaya çalışıyorum.
Umarım adalet bir gün masum kadınlar için, çocuklar için ve sokak hayvanları için gerçekten geçerli olur."