Haber Detayı
Öldürülen gazeteci Hakan Tosun dosyasında yeni suç duyurusu
Esenyurt’ta darbedildikten sonra yaşamını yitiren gazeteci Hakan Tosun’un ailesinin avukatları, soruşturmada kritik delillerin toplanmadığı ve bazı şüphelilerin dosyaya dahil edilmediği gerekçesiyle savcılığa yeni suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Esenyurt’ta 10 Ekim gecesi darbedildikten sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve video aktivisti Hakan Tosun’un ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
T24’ten Can Öztürk’ün haberine göre, Tosun’un ailesinin avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğü iddiasıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeni bir suç duyurusunda bulundu.
Dilekçede, olayın başından itibaren kritik delillerin toplanmadığı ve bazı şüphelilerin soruşturmaya dahil edilmediği öne sürüldü.
Avukatlar, kamera kayıtlarında görülen motosikletli üçüncü kişi Y.Ö. hakkında “kasten öldürmeye iştirak”, Esenyurt Mevlana Polis Merkezi hakkında ise “görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal” suçlamalarıyla suç duyurusunda bulundu.
Ailesiyle en son 10 Ekim akşamı iletişim kuran ekolojist ve gazeteci Hakan Tosun’un, Esenyurt’taki ailesinin yanına giderken yolda darbedildiği öğrenildi.
Kafasına aldığı darbe sonucu yol kenarında baygın halde bulunan Tosun’un üzerinden kimlik çıkmadığı, bilinci kapalı halde hastaneye getirildiği ancak kaydı bulunmadığı için ailesine ulaşılamadığı belirtildi.
Tosun, 13 Ekim’de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. “POLİSLER KAMERA KAYITLARINI SALDIRGANLARIN AİLESİYLE İZLEDİ” Avukatlar dilekçelerinde, soruşturmanın başından itibaren saldırganların yakınlarının sürece müdahil olmaya çalıştığını, polislerin ise gerekli önlemleri almadığını savundu.
Başsavcılığa sunulan dilekçede, polislerin elde edilen kamera kayıtlarını şüphelilerin babası ve ağabeyi ile birlikte izlediği ve bunun şüphelilere kaçma ve delil karartma imkânı sağladığı iddia edildi. “EV ARAMASI YAPILMADI, TELEFONLARA EL KONULMADI” Dilekçede ayrıca şüphelilerin yakalanmak yerine telefonla karakola çağrıldığı, bu durumun kaçma ve delil karartma ihtimalini artırdığı ifade edildi.
Şüphelilerin telefonlarına el konulmadığı, evlerinde arama yapılmadığı ve HTS kayıtlarının incelenmediği de öne sürüldü. “KAMERA KAYITLARI ZAMANINDA TOPLANMADI” Avukatlar, olay yerindeki bazı kamera kayıtlarının zamanında toplanmadığını ve bu nedenle saldırganların yakınlarının bazı görüntüleri esnaftan alarak ortadan kaldırdığını iddia etti.
Bu ihmaller nedeniyle olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek önemli delillerin kaybolduğu savunuldu.
Başvuruda ayrıca kamuoyunda oluşan tepkinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Mevlana Polis Merkezi hakkında iki müfettiş görevlendirildiği hatırlatıldı.
Ancak soruşturmanın gizli yürütülmesi nedeniyle müfettiş raporuna ulaşılamadığı belirtilerek raporun savcılık tarafından temin edilip dosyaya eklenmesi talep edildi.
ÜÇÜNCÜ KİŞİ HAKKINDA “KASTEN ÖLDÜRME” TALEBİ Tosun ailesinin avukatları, olayda üçüncü saldırgan olduğu iddia edilen Y.Ö. hakkında da ayrı bir suç duyurusunda bulundu.
Dilekçede, bu kişinin yalnızca tanık sıfatıyla dinlendiği ve şüpheli olarak soruşturmaya dahil edilmediği belirtildi.
Avukatların talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda ise motosikletli kişinin saldırının başından sonuna kadar diğer iki saldırganla birlikte hareket ettiği, saldırı sırasında çevrede beklediği ve saldırganlardan birini motosikletle olay yerinden uzaklaştırdığı tespitine yer verildi.
Avukatlar, söz konusu kişinin eyleme “fonksiyonel katkı sağladığını” belirterek müşterek fail olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve Y.Ö. hakkında “kasten öldürme” suçundan kamu davası açılmasını talep etti.