Haber Detayı

Havada devrim kokusu var! Mahlede heyecan var yine… Bu bahar, işte o bahar! 8 Mart’ınız hayırlı uğurlu olsun
şule perinçek aydinlik.com.tr
08/03/2026 00:00 (1 saat önce)

Havada devrim kokusu var! Mahlede heyecan var yine… Bu bahar, işte o bahar! 8 Mart’ınız hayırlı uğurlu olsun

Havada devrim kokusu var! Mahlede heyecan var yine… Bu bahar, işte o bahar! 8 Mart’ınız hayırlı uğurlu olsun

2025/26 Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi’ne göre, Asya ve Pasifik’te bir iyileşme görülürken, birçok (onların tanımıyla) “gelişmiş” ülkede, yani Atlantik ülkelerinde ilerlemenin yavaşladığına ilişkin veriler var.

Şaşırdınız mı?

Ben hiç şaşırmadım.

Batı çöküyor.

Her bakımdan.

Yalnızca ekonomik açıdan değil.

Asya’dan yeni bir uygarlık yükseliyor.

Bunu mecburen artık kendi rakamlarına da yansıtmak zorunda kalıyorlar.

İstatistikler biraz böyledir.

Verileri öyle takla attırırsınız ki sizin istediğiniz sonuca doğru yaklaştırırsınız.

Aslında bakmayın Atlantik ülkelerinin “demokrasi” cakasına.

Özellikle ABD’de istatistiklere ulaşmak bile zordur.

Yayınlanmaz.

Anlaşılan Yükselen Asya artık kendini çatır-çatır dayatıyor.

Mızraklarıyla çuvalları deliyor. 2025/26 Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi (WPS), Georgetown Kadın, Barış ve Güvenlik Enstitüsü ve Oslo Barış Araştırma Enstitüsü tarafından yayınlandı.

Endeks, kadınların refahını 181 ülkede üç temel boyutta ölçmüş: ekonomik ve siyasi katılım; yasal eşitlik ve ayrımcılık; güvenlik… YÜKSELEN ASYA ŞAŞIRTMIYOR Sonucu sunarken aynen şu sözcüklerle özetlemişler: “-İlginç bir şekilde, Sahra Altı Afrika ve Orta Doğu’daki çatışmalardan etkilenen bazı ülkelerde iyileşmeler kaydedildi. “-En çok gelişme gösteren ilk 10 ülke arasında beşi Sahra Altı Afrika’dan, dördü ise Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan.” Buna da şaşırdınız mı?

Ben buna da hiç şaşırmadım.

EMPERYALİZME KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE HER DERDE DEVA Emperyalizme karşı mücadele eden her alanda “iyileşir”!!

En başta da kadınların eşitlik ve özgürlük durumunda.

Çünkü emperyalizm de stratejik aklını elbette kullanıyor.

Kimin en çok değişiklik talebi olduğunu hesaplıyor ve onu bertaraf etmek istiyor.

Benimle mücadele etme de ben sana bak yol göstereyim…hemen her devrimde öne atılıyorsun, sen olmadan da başarıya ulaşmaları zor… onun için al şunlarla oyalan…tüketim çılgınlığından modaya…feminizmden…örtünmeye…açılıp saçılmaya … ne istersen beğen al… var sen oyalan…dilediğin kadar…hatta yanına gençliği de veririm… bonusu uyuşturucu ve de eşcinsellik özgürlüğünü… kır kalıpları… oh ne âlâ…sosyal medya emrinde… Netflix gözünde… Düşman dediğin ben değilim!

İşte bak burnunun dibinde!

Her sınıftan erkek!

Ona bak bana değil!

Mor zehir!

Kara büyü!

BU TOPRAKLARDA KARA BÜYÜ TUTMUYOR Bizim ülkemizde de 200 yıllık devrim mücadelesinde bu iki çizgi oldu.

Sinsi sinsi değişik kılıklarda, Amerikancı darbelerle… entel dantel boş gevezeliklerle… tarikatçı bağnazlıklarla dayatıldı.

Bu toprakların bağrında tutmuyor.

Tohum atılıyor.

Yeşermiyor.

Vatan diyoruz!

Millet diyoruz!

Canım… ondan geçtim canımın canı… feda olsun diyoruz… Biz kazanırız.

Biz yaparız.

İstedik mi hedefe ulaşırız.

Ulaştık.

Yetmez.

Daha ilerisi gerek şimdi.

DEVRİM YAPASINIZ GELİR Peki nasıl?

Bahar kokusunu… o doğanın yeniden canlanma kokusu vardır bilmem alır mısınız… her yıl yeniden gelir müthiş bir döngüdür.

İşte o kokuyu duyunca yeniden silkinir… oğlaklar gibi hoplaşıp zıplaşıp durur… birbirimizle kucaklaşır… yerimizde duramayız… yeniden yeniden… daha ileri devrimler yapasımız gelir…hep birlikte!

Havada devrim kokusu var!

Ah ne yamandır.

Mahlede heyecan var yine… Bu bahar, işte o bahar! 8 Mart’ınız hayırlı uğurlu olsun.

EN KÖTÜ 10 ÜLKE (WPS ENDEKSİ 2025) 181.

Afganistan - 0.279 180.

Yemen - 0.323 179.

Orta Afrika Cumhuriyeti - 0.362 178.

Suriye - 0.364 177.

Sudan - 0.397 176.

Haiti - 0.399 175.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti - 0,405 174.

Burundi - 0.407 173.

Güney Sudan - 0.411 172.

Myanmar - 0.442 Hepsinin ortak özelliği nedir?

Emperyalizmin pençesini attığı ülkeler!

Kadınların kaderi bu olamaz!

İRANLI KADINLAR YİNE KÜRSÜDEN MEYDAN OKUYORLAR İranlı kadınlar.

Kahramanlar!

Yine vatanları için alanlardalar!

Yine kürsülerden emperyalizme meydan okuyorlar. 1905-11 Devrimi’nde vardılar.

Kamu görevlerine geldiler, gazetecilik yaptılar, okullarda, derneklerde yöneticilik yaptılar.

Daha 1907’de kurulan bir okulda İranlı kadınlar tarih, coğrafya, hukuk, matematik, din ve yemek pişirme gibi dersler alabiliyordu.

Toplumdaki her ileri atılımda açılan kapıdan yeni kapılar açmak üzere geçtiler. 1936’da Tahran Üniversitesi’ne 12 kadının kaydolmasıyla, İran’da kadınlar üniversite eğitimine girebildi.

Orada durmadı.

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 50’Sİ KADIN 1960’lar ve 1970’lerde kadınların eğitimi artmaya başladı.

Öğrencilerin yüzde 50’sinden fazlası kadın oldu.

İranlı kadınlar Şah’a karşı 1977’de İran Devrimi başladığında, emperyalizme karşı saf tuttular.

Büyük kentlerde düzenlenen yürüyüşlere katıldılar ve inadına çarşaf giydiler.

Kadınlar devrimin başarısında önemli bir rol oynadı.

Humeyni o zaman demişti ki: “Kadınların gerçekleştirdiği faaliyetleri, özellikle de çatışmaları unutmamalıyız.

İranlı kadınlar, bilinçli inançları sayesinde devrimci, politik, bilinçli bir savaşçı oldular...

Gerçekten de kadınlar hiçbir alanda veya hiçbir savaş alanında geri kalmadılar.” 1979 İslam Devrimi’nden sonra Humeyni, “Kadınların siyasete müdahale etme hakkı vardır.

Bu onların görevidir, İslam siyasi bir dindir.” dedi.

BİLİM VE MÜHENDİSLİKTE YÜZDE 70’İ KADIN 1979 İran Devrimi’nden sonra İslam Hükümeti tarafından getirilen kısıtlamalara rağmen, iyi eğitimli genç bilim insanı ki aralarında elbette çok sayıda kadın vardı, bu kuşağın katkılarıyla da denge bozulmadı, devam etti.

İran’daki tüm üniversite öğrencilerinin yüzde 60’ından fazlası kadındır.

İran’ın bilim ve mühendislik öğrencilerinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor.

O KADINLARIN TORUNLARI İŞ BAŞINDA Meryam Mirzakhani, 1994 ve 1995’te Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı.

Dinamik üzerine yaptığı çalışmayla matematikte en saygın ödül olarak kabul edilen Fields Madalyası’nı kazanan dünyadaki ilk kadın.

Daha 1968’te bir İran gazetesi şöyle yazıyordu: “İran’ın nükleer enerji bilim insanlarının dörtte biri kadındır.” Bugün işte o kadınların torunları yine görev başında.

Dünya âlemi şaşırtıyorlar: “Nasıl olur da o koca ABD’nin füzelerine kafa tutarlar!!” ABD’Lİ KADINLAR VE ABD REJİMİ Hiç tasalanmasınlar.

Yakında ABD kadınlarına da İran kadınları örnek olacak.

İran’ın değil, ama kendi “rejimlerini” değiştirecekler.

Ecelleri geldi.

Asya’da taşları yerinden oynatmak cesaret işidir!

Başlarına düşecektir.

İlgili Sitenin Haberleri