Haber Detayı
Soğuk odalardan bilimin zirvesine
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Aydoğmuş Şen’in eğitim hayatı büyük zorluklarla başladı. 6 yaşındayken evleri yandı. 2 yıl komşusunun küçük bir odasında yaşadı. Eve döndüklerinde kapılar takılmamıştı. Prof. Dr. Şen derslerini yorganın altında çalışıyor ama hep bu küçük odadan çıkıp gelecekte bilim dünyasında yer almanın hayalini kuruyordu.
İSTANBUL Eminönü’nde doğup büyüyen Prof.
Dr.
Fatma Aydoğmuş Şen (43), ilkokula başlayacağı dönem çıkan bir yangın nedeniyle ailesiyle birlikte yaşadığı evin kül olmasına şahit oldu.
Bu nedenle 2 yıl boyunca komşularının evindeki küçücük bir odada yaşayan Prof.
Dr.
Şen ve 6 kişilik ailesi, bir yandan da evlerini yeniden yapmaya başladı.
Kapıları bile takılmadan kendi evlerine geçtiler ancak Prof.
Dr.
Şen, yalnızca tek odasında soba bulunan bu evde çoğu zaman yorganın altında ders çalışmak zorunda kaldı.
Ama daha o yıllarda tek bir hayali vardı; başarılı bir bilim insanı olmak.
Bu hayale sıkı sıkı tutunan Fatma Aydoğmuş Şen, tüm eğitim kademelerini dereceyle tamamladı.
Doktora yaptığı yıllarda İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) görev aldı.
Prof.
Dr.
Fatma Aydoğmuş Şen, İsviçre’deki CERN’de gerçekleştirilen deneylerde görev aldı.‘BİR GECEDE HAYATIMIZ DEĞİŞTİ’Geçtiğimiz yıl ise yapay zekâ tabanlı çalışması dünyanın saygın bilim dergilerinden biri olan Nature’de yayınlandı.
Fizikte Nobelli hocalardan dersler aldı.
Kadınların daha az göründüğü fizik alanında art arda başarılı çalışmalar yapan ve öğrencilerinin gözdesi olan Prof.
Dr.
Şen, “Kız öğrencilerimiz fen bilimlerinde özellikle de fizikte belki ön yargıyla, belki zor olduğunu düşünerek adım atmaya cesaret edemiyor olabilirler.
Ancak benim tüm kız çocuklarına güvenim tam.
İstediklerinde başaramayacakları iş yok” diyerek ilham veren hikâyesini şöyle anlattı:“Ben küçükken ailemin maddi durumu pek de iyi değildi.
Bunun üstüne bir de yangın yaşadık ve başımızı soktuğumuz evimiz kül oldu.
Komşumuz bize evindeki küçük bir odayı açtı ve ailecek 2 yıl boyunca orada yaşadık.
Babamın ve annemin gayretiyle çok zor da olsa hayatımız yeniden normale döndü.
Ama şartlar yine de çok zorluydu. 4 çocuk ve anne babadan oluşan 6 kişilik ailenin verdiği yaşam savaşı içinde ben okumaya ve gelecek hayalimin peşinden koşmaya gayret ediyordum.
İstanbul Üniversitesi fizik bölümünü kazandım.
Doktoramı da 4 üzerinden 4 ortalamayla İstanbul Üniversitesi’nde tamamladım.
Çocukken hep ‘Büyüyünce bilim insanı olacağım’ diyordum ve bunu başarabileceğimi de biliyordum.
Dört kardeşten üniversiteyi bitiren sadece ben oldum.
Kardeşlerim liseden sonra çalışma hayatına atıldı.”ALZHEIMER’IN HARİTASINI ÇIKARDIİsviçre’deki CERN’de gerçekleştirilen deneylerde görev alan Prof.
Dr.
Fatma Aydoğmuş Şen, farklı bilim alanlarında önemli çalışmalara da imza attı.
Babası Alzheimer hastası olan Prof.
Dr.
Şen, bu hastalıkla ilgili çalışmalar yaparak öğrencisiyle birlikte Alzheimer hastalığını matematiksel olarak modelledi.
Yani hastalığın beyindeki ilerleyişinin ve aldığı konumun haritasını çıkardı.
Bu haritayı yapay zekâ kullanarak simüle eden Prof.
Dr.
Şen’e göre, model sayesinde hastalığın dinamiğinin anlaşılması ve teşhis ile tedavi yöntemlerinin belirlenmesi kolaylaşabilecek.‘KIZ ÇOCUKLARINA GÜVENİM TAM’CERN’nin bahçesinde yaz tatillerini geçiren ve bilim insanı anne babasının yaşam tarzına adapte olup sürekli seyahat eden 10 yaşında Eylül adında bir kız çocuğu olan Prof.
Dr.
Şen, “Genç bir bilim kadını olarak özellikle kız öğrencilerimizin fizik, biyoloji, kimya gibi fen bilimleri alanında iyi yerlere gelebileceğini biliyorum.
Bu alanlara belki ön yargıyla, zor olduğunu düşünerek adım atmaya cesaret edemiyor olabilirler.
Ancak zor değil.
Sadece sevmek ve emek vermek gerekiyor.
Tüm kız çocuklarına güvenim tam.
Biliyorum ki istediklerinde yapamayacakları, başaramayacakları iş yok” diyor.