Haber Detayı
Fransız kahraman Jeanne D'arc hikayesi bale sahnesinde
Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB), 15. yüzyılda yakılarak idam edilen Fransız ulusal kahramanı Jeanne d’Arc’ın hikâyesini bale sahnesine taşıdı. Kübalı dansçı ve Almanya Kiel Balesi koreografı Amilcar Moret Gonzalez’in hem librettosunu hem de koreografisini üstlendiği eser, Ankara’da gerçekleştirilen dünya prömiyeriyle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nden bir gün önce sahnelenen eser, güçlü kadın figürünü merkeze alan anlatımıyla dikkat çekiyor.
HAŞİM KILIÇ / NEFESEserin koreografı Amilcar Moret Gonzalez, hazırlık sürecinde Jeanne d’Arc’ın hikâyesini derinlemesine araştırdığını ve bu araştırmanın tazeliğini sahneye yansıtmaya çalıştığını söyledi.
Gonzalez, Jeanne d’Arc’ın hikâyesinin baleyle anlatılmasının kolay olmadığını belirterek şunları dile getirdi:“Öncelikle yaptığım araştırmanın tazeliğini sahneye yansıtmaya çalıştım.
Biliyorsunuz, bütün bu olaylar yaşandığında o çok gençti.
Bu yüzden balede bunu göstermeye çalıştım.
Böyle büyük bir hikâyeyi baleyle anlatmak aslında çok zor.
Bu nedenle bazı anlara odaklanmaya çalıştım ve baleyi sahnelere böldüm.”DÖNÜM NOKTALARIKoreograf, eserde Jeanne d’Arc’ın hayatındaki dönüm noktalarını sahne sahne ele aldığını belirterek, ilk bölümde kahramanın evindeki gençlik yıllarını ve arkadaşlarıyla olan ilişkisini gösterdiğini anlattı.
Ardından hikâyenin kilise ile karşılaşmasına, kaleye gidişine ve kral ile ilk kez buluşmasına uzandığını ifade eden Gonzalez, savaş ve sonrasında yaşanan ihanet duygusunun da eserin önemli bölümlerinden biri olduğunu vurguladı.MELEK FİGÜRÜGonzalez, eserin finalinde Jeanne d’Arc’ın yalnızlığı ve hüznünü anlatmaya çalıştığını belirterek, balenin tamamına yayılan sembolik bir figür kullandığını söyledi: “Her zaman olayların içinde olumlu bir şey bulmaya çalışırım.
Bu nedenle balenin tamamı boyunca bir melek figürü var.
Hikâyeye göre onun bazı vizyonları vardı.
Ben de bu vizyonu tek bir figürde topladım.
En sonunda onun cennete doğru yürüdüğünü göreceksiniz.”KADINLARIN BİR SESE SAHİP OLMASI GEREKİYORHikâyenin çok güçlü duygular barındırdığını dile getiren Gonzalez, sevgi, nefret ve ilahi unsurların bir arada bulunduğunu belirterek, “Hikâyeleri güzel yapan şey, pek çok farklı duygu ve hissi keşfetmenize imkân tanımasıdır.” dedi.
Eserin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nden hemen önce sahnelenmesinin de anlamlı olduğunu vurgulayan Gonzalez, “Umarım bu, dünyanın dört bir yanındaki tüm kadınları kutlamanın da bir yolu olur.
Kadınların bir sese sahip olması ve anlaşılmaları için çalışmaya devam etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.Yedi haftadır Ankara’da bulunduğunu belirten koreograf, bu sürecin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyleyerek, “Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin tüm ekibinden dansçılara kadar herkesin yaklaşımı çok güzeldi.
Şef Tolga ile de çok güçlü bir çalışma ilişkimiz oldu.
Bu proje için müziği seçmek de birlikte üzerinde düşündüğümüz önemli bir süreçti.” diye konuştu.İÇİMİZE İŞLEYEN BİR HİKAYESİ VAREserde Jeanne d’Arc rolünü canlandıran Sultan Menteşe ise karakterin gerçek bir tarihsel kişilik olması nedeniyle hikâyenin kendisini derinden etkilediğini belirtti.
Menteşe, “Çok cesur bir karakter.
Gerçek bir hikâye olduğu için çok içimize işleyen bir tarafı var.
Bunu en iyi şekilde seyirciye yansıtmak için çok çalıştık.” dedi.BALE SAHNESİNDE ÇOK AZ İŞLENEN BİR ESERAnkara Devlet Opera ve Balesi Başkoreografı Ebru Gökalp de dünya prömiyerinin her zaman belirli bir risk barındırdığını ancak ortaya çıkan sonuçtan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Gökalp, Jeanne d’Arc hikâyesinin bale sahnesinde çok az işlenmiş bir konu olduğuna dikkat çekti.
Bale Başöğretmeni ve koreograf asistanı Burak Kayihan ise eserin hem klasik hem de neoklasik tarzda zorlayıcı bir koreografi içerdiğini belirterek, tüm dansçıların yoğun bir çalışma sürecinden geçtiğini söyledi.
İKİ GENEL MÜDÜR YANYANAPrömiyerin dikkat çeken anlarından biri ise Devlet Opera ve Balesi’nin eski Genel Müdürü Tan Sağtürk ile yeni Genel Müdürü Barış Salcan’ın eseri birlikte izlemesi oldu.
Sağtürk, projeyi kendi dönemlerinde başlattıklarını belirterek, “Biz başlattık, nihayete yeni genel müdürümüz Barış Salcan erdirmiş oldu.
Hepimiz çok heyecanlıyız.” dedi.
Barış Salcan ise iki genel müdürün yan yana prömiyer izlemesinin Cumhuriyet tarihinde nadir görülen bir tablo olduğunu ifade ederek, “Yan yanayız, birlikte prömiyer izliyoruz.
İnşallah biz de elimizden geldiğince çıtayı biraz daha yukarı taşımak için çalışacağız.” diye konuştu.6 BESTECİNİN ESERİOrkestra Şefi Tolga Atalay Ün’ün yaptığı eserde ağırlıklı olarak Çaykovski’nin yanı sıra Bizet, Wagner, Holst, Handel ve Mussorgsky’nin besteleri kullanılıyor.
Prömiyerde Jeanne d’Arc rolünde Sultan Erol, Angel rolünde İlhan Durgut, Kral rolünde Berkay Saraçoğlu, Rahip rolünde Umutcan Arzuman, Anne rolünde Özge Soykan ve Baş Rahibe rolünde Defne Eren sahne aldı.
Eserin dekor tasarımını Talat Ayhan, kostüm tasarımını Sevtaç Demirer, ışık tasarımını ise Ali Gökdemir üstleniyor. “Jeanne d’Arc” balesi prömiyerin ardından 28 Mart ile 2, 4, 9 ve 11 Nisan tarihlerinde Ankara Devlet Opera ve Balesi sahnesinde sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.