Haber Detayı

Yarım asırlık bir dönemin sonu! Ali Hamaney’in siyasi yolculuğu ve İran’da yeni belirsizlik
Dünya ahaber.com.tr
08/03/2026 15:09 (1 gün önce)

Yarım asırlık bir dönemin sonu! Ali Hamaney’in siyasi yolculuğu ve İran’da yeni belirsizlik

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in siyasi hayatı, yalnızca bir din adamının yükseliş hikâyesi değil; aynı zamanda bir devrim, bir savaş ve bir ideolojinin yarım asırlık yolculuğunun hikâyesi olarak görülüyor. A Haber’de yayımlanan özel Analiz programında, Hamaney’in 1960’lardan başlayıp İran İslam Cumhuriyeti’nin zirvesine uzanan siyasi serüveni ve ölümünün ardından oluşan belirsizlik tüm yönleriyle ele alındı.

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in siyasi hayatı, yalnızca bir din adamının yükseliş hikâyesi değil; aynı zamanda bir devrim, bir savaş ve bir ideolojinin yarım asırlık yolculuğunun hikâyesi olarak görülüyor.

A Haber’de yayımlanan özel Analiz programında, Hamaney’in 1960’lardan başlayıp İran İslam Cumhuriyeti’nin zirvesine uzanan siyasi serüveni ve ölümünün ardından oluşan belirsizlik tüm yönleriyle ele alındı.

A Haber analizine göre Hamaney'in siyasi yolculuğu 1960'lı yıllarda İran'da Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı yükselen muhalefet hareketleri içinde başladı.

ALİ HAMANEY'İN SİYASİ YOLCULUĞU VE İRAN'DA YENİ BELİRSİZLİK O dönemde İran, Batı destekli Şah yönetimi tarafından idare ediliyordu ve ülkede otoriter yönetime karşı büyüyen bir muhalefet dalgası oluşuyordu.

Bu muhalefetin merkezinde ise din adamı Ruhullah Humeyni bulunuyordu.

Hamaney de Humeyni'nin etrafında şekillenen devrimci din adamları kuşağının bir parçası oldu.

Şah rejimine karşı yürütülen faaliyetler nedeniyle defalarca tutuklandı ve İran'ın gizli servisi SAVAK tarafından sorgulandı.

Ancak bu baskılar, onu siyasetten uzaklaştırmak yerine devrim hareketine daha da yakınlaştırdı. 1979 DEVRİMİ VE YENİ REJİMİN KURULUŞU 1979 yılı İran tarihinde büyük bir kırılma noktası oldu.

Şah rejimi sona erdi ve sürgünde bulunan Humeyni İran'a dönerek İran İslam Cumhuriyeti'ni kurdu.

A Haber analizinde, Hamaney'in devrimin ardından hızla yükselen isimlerden biri olduğuna dikkat çekildi.

Humeyni'nin güvenini kazanan Hamaney: Geçici hükümette Milli Savunma Bakan Yardımcılığı Devrim Muhafızları Komutanlığı gibi görevler üstlendi.

İran-Irak savaşı sırasında cephede görev aldı ve askeri ile bütçe işlerinde önemli roller üstlendi.

SUİKAST GİRİŞİMİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI 26 Haziran 1981'de Hamaney, bir camide konuşma yaptığı sırada kaset çaların içine yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu ağır yaralandı.

Bu saldırıdan kurtulsa da sağ kolu felç kaldı.

Aynı yılın Ağustos ayında dönemin İran Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai suikast sonucu öldürüldü.

Bunun ardından Hamaney cumhurbaşkanı seçildi.

Göreve başlarken yaptığı konuşmada: liberalizmi sapmayı Amerikan etkisindeki sol hareketleri ortadan kaldırma sözü verdi.

Cumhurbaşkanlığı döneminde Devrim Muhafızları ile güçlü ilişkiler kurdu ve devlet kurumlarında etkili kadrolar oluşturdu.

HUMEYNİ'NİN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN LİDERLİĞE YÜKSELİŞ 1989 yılında İran siyasetinde yeni bir kırılma yaşandı.

Ruhullah Humeyni hayatını kaybetti.

Bunun ardından İran'da en güçlü makam olan dini liderlik için yeni bir isim arayışı başladı.

Uzun tartışmaların ardından Hamaney İran'ın yeni dini lideri seçildi.

Ancak o dönemde anayasaya göre dini liderin çok yüksek dini otoriteye sahip bir Ayetullah olması gerekiyordu.

Hamaney'in dini rütbesi bu kriteri karşılamıyordu.

Buna rağmen Humeyni'ye yakınlığı ve devrim kadrolarındaki rolü nedeniyle geçici lider olarak seçildi.

Daha sonra anayasadaki kriterler değiştirilerek Hamaney'in liderliği kalıcı hale getirildi.

İRAN'DA GERÇEK GÜÇ DİNİ LİDERDE A Haber analizine göre İran anayasasına göre dini lider: Silahlı kuvvetlerin başkomutanı Yargı erkinin başını atama yetkisine sahip Ülkenin stratejik politikalarında son sözü söyleyen kişi olarak tanımlanıyor.

Bu nedenle İran'da cumhurbaşkanları halk tarafından seçilse de nihai karar mercii her zaman dini lider oluyor. 'DİRENİŞ EKSENİ' STRATEJİSİ Hamaney'in liderliği döneminde İran dış politikada yeni bir strateji geliştirdi.

Bu strateji daha sonra 'direniş ekseni' olarak adlandırıldı.

Bu ağ zamanla şu aktörleri kapsadı: Lübnan'da Hizbullah Suriye'de Esad yönetimi Irak'ta Şii milis gruplar Yemen'de Husiler Bu yapı yalnızca askeri değil, ideolojik ve politik bir ittifak ağı olarak da işlev gördü.

NÜKLEER KRİZ VE BATI İLE GERİLİM 2000'li yıllarda İran'ın nükleer programı Batı ile ilişkilerde yeni gerilimlerin doğmasına neden oldu.

Hamaney bu konuda İran'ın geri adım atmayacağını şu sözlerle dile getirmişti: 'İran milleti hakkından vazgeçmeyecektir.

Büyük güçlerle yapılacak her türlü görüşmede kırmızı çizgilerimiz vardır.' SÜLEYMANİ'NİN ÖLÜMÜ VE YENİ GERİLİMLER 3 Ocak 2020'de ABD'nin düzenlediği operasyonla Kasım Süleymani öldürüldü.

Hamaney için büyük bir kayıp olarak görülen bu olay, İran'ın bölgesel stratejilerinde yeni bir döneme yol açtı.

Süleymani'nin ölümünden sonra Hamaney direniş eksenini güçlendirme çabalarını hızlandırdı.

MAHSA AMİNİ PROTESTOLARI İran'da iç gerilimler de bu dönemde arttı.

Başörtüsünü uygunsuz bağladığı gerekçesiyle gözaltına alınan Mahsa Amini'nin hayatını kaybetmesi, ülkede geniş çaplı protestolara yol açtı.

Hamaney ise protestoların dış güçler tarafından kışkırtıldığını savundu.

İRAN-İSRAİL SAVAŞI VE SON SALDIRI A Haber analizinde, 2025 yılının Haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan gerilimin kısa sürede doğrudan askeri çatışmaya dönüştüğü ifade edildi. '12 Gün Savaşı' olarak anılan çatışmalar hem İran'ın hem de bölgedeki müttefiklerinin askeri reflekslerini test etti.

ABD VE İSRAİL'İN ORTAK SALDIRISI Programda aktarılan bilgilere göre ABD, donanma ve hava kuvvetlerini Ortadoğu'ya konuşlandırdı. 28 Şubat sabahı ABD ve İsrail İran'a ortak saldırılar başlattı.

Aynı gün İran'ın dini lideri Ali Hamaney, Tahran'daki konutuna düzenlenen saldırı sırasında hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump daha sonra yaptığı açıklamada, 'İran'ın eski dini lideri Ayetullah Hamaney öldü.' ifadelerini kullandı.

İRAN'DA YENİ DÖNEM A Haber analizine göre Hamaney'in ölümü yalnızca İran'daki dini liderlik makamında bir boşluk oluşturmadı.

Aynı zamanda: İran'ın yarım asırlık siyasi sisteminin bölgesel stratejilerinin direniş ekseni olarak adlandırılan ittifak ağının geleceğini de belirsizliğe sürükledi.

Programda yapılan değerlendirmeye göre İran için asıl zorluk yalnızca yeni bir lider seçmek değil, Hamaney sonrası dönemde bu ideolojik mirası nasıl sürdüreceği olacak.

Ve İran için belki de en zor soru şu:

İlgili Sitenin Haberleri