Haber Detayı
Özür değil şartlı sınır çizme
Başkasının toprağından gelen saldırı, o toprağı hukuken ve siyaseten neye dönüştürür?
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın açıklaması “Bir daha asla saldırmayacağız.” demiyor.
Mesaj şudur: Komşu ülkelerden İran’a saldırı gelmezse İran saldırmayacak; ancak saldırı o ülkelerin toprağından gelirse bu durum değişecek.
Tartışma özür ile teslimiyet arasında değil; saldırının kaynağı, hava sahasının kullanımı, yabancı üslerin statüsü ve meşru müdafaa hakkının sınırları arasında düğümleniyor.
Kur’an’daki “saldırmazlarsa saldırma, saldırırlarsa misliyle karşılık ver” ölçüsü ile uluslararası hukuktaki meşru müdafaa ve askerî hedef tartışması, İran’ın son mesajında aynı eksende buluşuyor.
Bir başka soru da burada doğuyor: Bir ülkenin toprağı ve hava sahası başka bir devletin saldırı koridoru haline gelirse, o ülke hâlâ sadece komşu mu kalır, yoksa savaş zincirinin parçası mı olur?
ÜST ÇERÇEVE: MEŞRUİYET, SINIR VE ŞARTLI MESAJ Mesud Pezeşkiyan’ın açıklaması ilk bakışta “özür” gibi sunuldu; ancak metnin çekirdeği özür değil, şarttır.
İran’ın kurduğu dil “mutlak barış” dili değildir.
Kurulan çerçeve şu şekildedir: “Bize saldırılmazsa biz de saldırmayız.
Ama saldırı sizin toprağınızdan veya üslerinizden gelirse o hürmeti siz bozmuş olursunuz.” Pezeşkiyan’ın metni de Hatemü’l-Enbiya çizgisindeki askerî açıklamalar da aynı omurgayı kurmaktadır: - Komşu devletlerin egemenliğine saygı vurgusu - Buna karşılık saldırının kaynağı sayılan ABD ve İsrail askerî hedeflerine karşılık verme iddiası Bu nedenle açıklamanın özü “Bir daha saldırmayacağız.” değil, şu cümlede düğümlenir: “Komşu ülkeler saldırmazsa saldırı yok; saldırı o topraklardan gelirse istisna var.” KUR’AN’IN ÖLÇÜSÜ: SALDIRMAZLARSA SALDIRMA İran’ın kullandığı söylem, Bakara 2:191-194 ayetlerindeki şartlı mukabele mantığıyla benzer bir dil kurmaktadır.
Bu ayetlerin çekirdeği üç ilkeye dayanır: 1.
Karşı taraf saldırmadıkça çatışma başlatılmaz. 2.
Saldırı durursa çatışma da durur. 3.
Karşılık ölçülü ve misliyle olur.
Bakara 2:191-194 - “Onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın.” - “Eğer vazgeçerlerse siz de vazgeçin.” - “Kim size saldırırsa siz de ona size saldırdığı kadar karşılık verin.” Bu ifadeler Tasnim, Mehr ve Anadolu Ajansı’nın yayımladığı Farsça metinlerde aynı iskeletle yer almaktadır.
HAVA SAHASI HUKUKU Üçüncü devletin seması savaş koridoru olabilir mi?
Uluslararası hukukun temel ilkesi açıktır: “Her devlet kendi hava sahası üzerinde tam egemenliğe sahiptir.” Bu ilke Chicago Sözleşmesi’nin 1. maddesinde yer alır.
Aynı sözleşmenin 3. maddesine göre askerî uçaklar “devlet uçağı” sayılır ve başka devletlerin hava sahasını kullanmaları izin gerektirir.
Savaş hukukunda ikinci ilke de nettir: “Tarafsız devletin hava sahası dokunulmazdır.” Bu nedenle şu soru ortaya çıkar: Bir devlet tarafsız olduğunu söylerken hava sahasını savaş koridoru haline getirirse, tarafsızlığı hukuken nasıl değerlendirilir?
HUKUK NE DİYOR?
Komşudaki yabancı üs hedef olabilir mi?
Uluslararası insancıl hukuka göre bir nesne şu şartlarda askerî hedef sayılabilir: - Niteliği - Yeri - Amacı - Kullanımı askerî harekâta etkin katkı sağlıyorsa.
Bu ilke ICRC’nin teamül hukuku veri tabanındaki Kural 8’de açıkça tanımlanmıştır.
Dolayısıyla komşu ülkedeki bir üs; - İstihbarat - Komuta kontrol - Lojistik - Sevkiyat - Saldırı için kullanılıyorsa o yapının askerî hedef sayılması hukuken tartışılabilir.
Ancak bu durum üç sınırı ortadan kaldırmaz: 1.
Hedefin gerçekten askerî olması 2.
Saldırının gerçekten o noktadan gelmesi 3.
Verilen karşılığın orantılı kalması NATO’NUN BU SAVAŞTAKİ KONUMU ABD üssü ile NATO üssü aynı şey değildir.
ABD üssü, ABD’nin doğrudan konuşlandığı veya ikili anlaşmalarla kullandığı tesislerdir.
Körfez’deki birçok tesis bu kategoridedir.
NATO üssü, NATO’nun ortak savunma mimarisi kapsamında kullanılan tesislerdir.
NATO kararları konsensüsle alınır.
Bu nedenle bir ABD savaşı otomatik olarak NATO savaşı anlamına gelmez.
ABD ÜSSÜ İLE NATO ÜSSÜ ARASINDAKİ FARK ABD üssü: ABD Savunma Bakanlığı tarafından kullanılan tesislerdir.
NATO üssü: NATO ittifakının ortak savunma sistemi içinde kullanılan tesislerdir.
Pratik fark: - ABD tesisinde komuta ABD’dedir. - NATO tesisinde kullanım İttifak kararına bağlıdır. - Ev sahibi ülkenin egemenliği devam eder.
TÜRKİYE’DEKİ DURUM Türkiye’de egemenliği ABD’ye ait bağımsız bir askerî üs yoktur.
İncirlik, Türkiye toprağındaki bir hava üssüdür.
ABD unsurları burada bulunur, ancak üs ABD toprağı değildir.
Kürecik ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı ABD balistik füze savunma radar tesisidir ve NATO savunma sistemine katkı sağlar.
Bu nedenle, - “ABD üssü” - “NATO üssü” - “Türkiye’de bulunan ABD unsuru” kavramları birbirine karıştırılmamalıdır.
TRUMP’IN ÇERÇEVESİ ABD Başkanı Donald Trump İran için şu ifadeyi kullandı: “There will be no deal with Iran except unconditional surrender.” Trump ayrıca İran’ın komşularından özür dilediğini ve teslimiyet gösterdiğini söyledi.
Ancak İran tarafı bu yorumun yanlış olduğunu savunuyor.
SONUÇ Pezeşkiyan’ın söylediği şey koşulsuz özür değildir.
Mesajın özü şudur: Saldırı gelmezse saldırı yok.
Saldırı sizin toprağınızdan gelirse o hürmet bozulmuş sayılır.
Kur’an bu mantığı dinî dilde kurar.
Uluslararası hukuk bunu meşru müdafaa kavramıyla ifade eder.
Devletler ise aynı mantığı siyasal dilde yeniden kurar.
Tartışmanın merkezinde tek soru kalır: Başkasının toprağından gelen saldırı, o toprağı savaşın parçası yapar mı?