Haber Detayı

Samsun Barosu'ndan 8 Mart Açıklaması: "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet, Kamusal Sorumluluğu da Gündeme Ge...
Yerel haberler.com
08/03/2026 17:18 (15 saat önce)

Samsun Barosu'ndan 8 Mart Açıklaması: "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet, Kamusal Sorumluluğu da Gündeme Ge...

Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Hale Günaydın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde yaptığı açıklamada, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ciddi bir insan hakları sorunu olduğunu vurguladı. Kadınların haklarının yaşamın her alanında güvence altına alınması gerektiğini dile getiren Günaydın, hukukun koruma mekanizmalarının etkin işlememesi nedeniyle yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Mehmet Rebii Özdemir (SAMSUN) – Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Hale Günaydın, "Bugün Türkiye'de kadına yönelik şiddet, bireysel vakalarla açıklanamayacak ölçekte, kamusal sorumluluğu da gündeme getiren ağır bir insan hakları sorunudur" dedi.Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Üyeleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptı.Avukat Hale Günaydın, komisyon üyeleri adına yaptığı açıklamada, 8 Mart'ın kadınların eşitlik, özgürlük, adalet ve insan onuruna yakışır bir yaşam için yürüttüğü mücadelenin tarihsel simgesi olan uluslararası bir gün olduğuna dikkati çekti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kadınların haklarının hukuken tanınmasının yeterli olmadığını, aslolanın bu hakların yaşamın her alanında fiilen güvence altına alınması olduğunu hatırlatan Günaydın, şunları kaydetti:"Türkiye'de kadına yönelik şiddet tehdidi devam ediyor.

Yaşam hakkı korunamadığında, şiddet karşısında etkili koruma sağlanamadığında ve cezasızlık algısı güçlendiğinde kadınların eşit yurttaşlık hakkından da söz edilemez.

Bugün Türkiye'de kadına yönelik şiddet, bireysel vakalarla açıklanamayacak ölçekte, kamusal sorumluluğu da gündeme getiren ağır bir insan hakları sorunudur."Hukuk devleti, risk altındaki kişileri zamanında ve etkili biçimde koruyabildiği ölçüde anlam kazanır.

Koruma talep ettiği halde korunamayan, defalarca başvurduğu halde etkili tedbir sağlanamayan kadınların ardından sorulması gereken soru açıktır: Hukukun öngördüğü koruma mekanizmaları neden işlemiyor?Çünkü yüzlerce kadın cinayetine rağmen etkili veri toplama ve şeffaf paylaşım kanalları kurulmuyor; bağımsız izleme süreçleri işletilmiyor, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi kamu politikalarına entegre edilmiyor.

Aksine, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir hukuki dayanak oluşturan 6284 sayılı kanun kararlılıkla uygulanmıyor; hayati değerdeki uluslararası düzenleme olan İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı alınıyor.

Ancak unutulmasın ki, Türkiye'nin kadına yönelik şiddeti önleme, koruma sağlama ve etkin soruşturma yürütme yönündeki uluslararası insan hakları yükümlülükleri devam ediyor.Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi; güvenceli istihdam, eşit işe eşit ücret ve bakım yükünün kamusal politikalarla paylaşılmasıyla mümkündür.

Kadınların eğitimde, çalışma yaşamında, kamusal alanda ve karar alma süreçlerinde eşit biçimde yer alması ise demokratik bir toplumun temel koşuludur.

Kadınların haklarının güvence altına alınmadığı bir yerde toplumsal adaletin ve gerçek bir eşitliğin varlığından söz edilemez."

İlgili Sitenin Haberleri