Haber Detayı
Rağmenlere rağmen…
Zor olacağı belli bir maçı, nasıl 'daha zor' hale getirme konusundaki uzman; Tedesco, hasta yatağından kalkıp geldi takımın başına. Kendi ezberi içinde ideali de bulamayıp, çözümde de doğruyu sadece 'denemelerden' anlamaya çalışan bir teknik yönetim. Puan kaybedilen iki maçın ardından enerjisi diplere…
Zor olacağı belli bir maçı, nasıl 'daha zor' hale getirme konusundaki uzman; Tedesco, hasta yatağından kalkıp geldi takımın başına.
Kendi ezberi içinde ideali de bulamayıp, çözümde de doğruyu sadece 'denemelerden' anlamaya çalışan bir teknik yönetim.
Puan kaybedilen iki maçın ardından enerjisi diplere düşmüş camia ve tribünlerin beklentisinden uzak, sadece 'ekstra oyuncularının' performansını sırtını dayayan futbol bakışı.
Belki Avrupa için geçerli olan verilere sahip ama, bu ligin formatı başka.
Anlamadı, anlayamadı Tedesco...
Üçlü savunmayı, tek santraforlu rakibe karşı kurmasının amacı neydi.
Üstelik üçü de o bir kişiyi tutamadılar.
Önde baskıyı kırmak adına bir pas alternatifi oluşturdu diye düşünsek, bu kez orta sahada eksilmenin bedelini ödediler.
Dört maç önce Samsunspor'un başına geçen Fink'in oynattığı oyuna, stratejiye, pas kurgusuna, oyuncuların sahadaki rollenmelerine bakın, bir de genç hocanın 'deneme- yanılma'larının oluşturduğu kaosa.
Guendouzi'nin komutanlığı, sakat oynayan Asensio'nun yokluğu, Kerem'in ciğerlerini yırtması, Kante'nin sahada savrulması...
Ortada kocaman bir gariplik vardı.
Tabela kalktığında tartışan hamleler (Kerem – Nene) son dakikalarda gelen ve galibiyeti 'bağıran' gollerin dilekçesi oldu.
İsmail ve Fred orta sahada ateşi yaktılar, beş dakikalık uzatma isyanı getirdi, tribünler devreye girdi, baskı arttı ve birden bire kabus gecesinde, Fenerbahçe'yi tekrar lige döndüren sonucun dilekçesini işleme sokuldu.
Yani; sadece Samsunspor'u değil, hakemi de, sistemi de, 94'te gelen gol sonrası maçı 102 bitirten çaresizliği de yendiler.