Haber Detayı
ABD’nin unutamadığı gün: İran Pearl Harbor'ı yeniden yaşatıyor
1941’de Japonya’nın Pearl Harbor saldırısıyla ağır darbe alan ABD, tarihin en büyük sürpriz askeri saldırılarından birini yaşamıştı. Bugün bazı yorumlara göre Washington, İran İslam Cumhuriyeti ile tırmanan gerilimde benzer bir tarihsel kırılmanın gölgesinde bulunuyor.
Bugün bazı yorumlarda İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan gerilim için “ABD ikinci Pearl Harbor’ını yaşıyor” benzetmesi yapıyor.
Bu benzetmenin anlaşılabilmesi için tarihteki Pearl Harbor Attack olayının ne olduğunu ve neden bu kadar büyük bir kırılma noktası sayıldığını anlamak gerekir.
Çünkü Pearl Harbor dünya tarihinin yönünü değiştiren bir olaydı. 7 Aralık 1941 sabahı Japon İmparatorluk Donanması, Hawaii’de bulunan ABD Pasifik filosunun merkezi olan Pearl Harbor deniz üssüne büyük bir sürpriz saldırı düzenledi.
Japonya bu saldırıyı aylar süren planlama ve gizli hazırlıkların ardından gerçekleştirdi.
Altı uçak gemisinden havalanan yaklaşık 353 savaş uçağı iki dalga halinde saldırıya geçti ve birkaç saat içinde limandaki Amerikan filosunu hedef aldı.
Saldırının temel amacı ABD’nin Pasifik’teki askeri gücünü geçici olarak felç etmekti.
Japonya o dönemde Çin’de geniş çaplı bir savaş yürütüyordu ve Güneydoğu Asya’daki petrol ve hammadde kaynaklarını ele geçirmek istiyordu.
Ancak ABD, Japonya’nın yayılmasını durdurmak için petrol ve ticaret ambargosu uygulamıştı.
Bu durum Japon ekonomisini ve özellikle ordusunu ciddi bir yakıt kriziyle karşı karşıya bırakmıştı.
Japon liderliği bu yüzden ABD donanmasını devre dışı bırakmadan bölgede genişleyemeyeceğini düşünüyordu.
Saldırı başladığında Pearl Harbor’daki Amerikan birlikleri tamamen hazırlıksız yakalandı.
Japon uçakları limandaki savaş gemilerini torpidolar ve bombalarla vurdu, aynı anda havaalanları da hedef alındı.
Kısa süre içinde birçok gemi ağır hasar aldı ve bazıları battı.
Saldırının sonunda 8 Amerikan savaş gemisi ağır hasar gördü, 4’ü battı, 180’den fazla uçak yok edildi ve 2.403 Amerikan askeri öldü.
En büyük kayıplardan biri USS Arizona savaş gemisinde yaşandı.
Geminin mühimmat deposuna isabet eden bir bomba büyük bir patlamaya yol açtı ve gemi birkaç dakika içinde battı.
Bu patlamada 1.177 denizci öldü, bu sayı Pearl Harbor’daki toplam Amerikan kayıplarının neredeyse yarısına yakındı Pearl Harbor saldırısı askeri açıdan Japonya için kısa vadede başarılıydı çünkü ABD Pasifik filosu ciddi zarar gördü.
Ancak saldırının en büyük sonucu psikolojik ve siyasi oldu.
ABD halkı saldırıyla büyük bir şok yaşadı.
O güne kadar II.
Dünya Savaşı’na doğrudan girmemiş olan ABD, bu saldırının ardından savaşın içine girdi.
ABD Başkanı Franklin D.
Roosevelt Kongre’de yaptığı ünlü konuşmada 7 Aralık 1941’i “utanç içinde hatırlanacak bir gün” olarak nitelendirdi ve ertesi gün Japonya’ya savaş ilan edildi.
Böylece ABD resmen II.
Dünya Savaşı’na girmiş oldu.
Bu saldırının ilginç bir yönü de Japonya’nın bazı kritik hedefleri vuramamış olmasıydı.
O gün Pearl Harbor’da bulunmayan Amerikan uçak gemileri saldırıdan kurtuldu.
Ayrıca üsse ait petrol depoları ve bakım tesisleri de yok edilmedi.
Bu iki unsur daha sonra ABD’nin Pasifik’te hızlı şekilde toparlanmasını sağlayacaktı.
Eğer bu tesisler ve uçak gemileri yok edilseydi, ABD’nin savaş gücünü yeniden kurması çok daha uzun sürebilirdi.
Pearl Harbor bu nedenle askeri tarih açısından paradoksal bir olaydır.
Bir yandan ABD için büyük bir sürpriz yenilgi olarak görülür.
Ancak saldırı ABD’yi savaşa soktu.
ABD kısa sürede savaş ekonomisine geçti, devasa bir askeri üretim kapasitesi kurdu ve birkaç yıl içinde Pasifik’te üstünlüğü ele geçirdi.
Bugün yapılan benzetme ise bir ''süper gücün'' beklenmedik bir darbe alması ve bunun dünya siyasetinde yeni bir dönemi başlatma ihtimalidir.