Haber Detayı

Mücteba Hamaney seçiminin perde arkası | Dış Haberler
Dünya haberturk.com
09/03/2026 07:47 (14 saat önce)

Mücteba Hamaney seçiminin perde arkası | Dış Haberler

İran'da Uzmanlar Meclisi, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırısında öldürülen Ali Hamaney'in ardından liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney'in seçildiğini duyurdu. Uzmanlar Meclisi'nde zorlu bir liderlik sürecinin yaşandığı belirtilirken, İran Devrim Muhafızları'nın açık desteğiyle Mücteba Hamaney'in adaylığının hızla güç kazandığı belirtiliyor. Öte yandan, Mücteba Hamaney'in liderliğe yükselmesi İran siyasetinde yalnızca bir lider değişimi anlamına gelmiyor. Bu gelişme aynı zamanda İran'ın iç güç dengelerini, devlet mekanizmasını ve bölgesel stratejisini de yeniden şekillendirebilir. Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü...

İran’da siyasi sistemin kalbinde yer alan ve ülkenin en yüksek dini otoritesini belirleme yetkisine sahip olan Uzmanlar Meclisi, İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü dini liderini seçti.

Tahran’dan gelen bilgilere göre Meclis, yeni dönemin lideri olarak Mücteba Hamaney’i belirledi.

Böylece İran’da devrimden bu yana ilk kez liderlik aynı aile içinde üçüncü kuşağa geçmiş oldu. habericireklam#300x250#180#right# Uzmanlar Meclisi nde Zorlu Liderlik Süreci Tahran’daki siyasi kulislerde sabah saatlerinden bu yana yoğun bir liderlik mücadelesi yaşandığı belirtiliyor.

Uzmanlar Meclisi üyelerinin tamamının savaş şartları nedeniyle Tahran’da fiilen bir araya gelemediği, bazı üyelerin sürece niyet mektupları ve uzaktan katılım yoluyla dahil olduğu ifade edildi.

Normal şartlarda Meclis içinde üç aday üzerinde tartışmalar yürütüldüğü belirtilirken, özellikle Ali Reza Arafi gibi isimlerin öne çıktığı konuşuluyordu.

Ancak süreç içerisinde İran’ın en güçlü askeri kurumu olan İran Devrim Muhafızları’nın açık desteğiyle Mücteba Hamaney’in adaylığının hızla güç kazandığı belirtiliyor.

İran siyasetini yakından takip eden kaynaklara göre Devrim Muhafızları savaş şartlarında liderlik boşluğunun İran devlet mekanizmasını felç edeceğini değerlendirerek sürecin hızlandırılması için yoğun baskı yaptı.

Derin Devlet İçinde Çatlak: Hicazi’nin İtirazı Seçim sürecinin en dikkat çekici noktalarından biri ise İran’daki derin devlet figürlerinden biri olarak görülen Ali Asghar Hicazi’nin sürece yönelik itirazı oldu.

İran’da dini liderin siyasi işler danışmanı olarak görev yapan ve geçmişte istihbarat bakan yardımcılığı yapan Hicazi’nin seçim sürecinin uzaktan değil, yüz yüze yapılması gerektiğini savunduğu belirtiliyor.

Hicazi’nin bu itirazının arkasında Mücteba Hamaney’in liderliğe yükselmesini engelleme amacı bulunduğu yönünde yorumlar yapılıyor.

İran siyasi kulislerine göre Hicazi ve çevresi seçim sürecinin fiziksel toplantıyla yapılması konusunda ısrarcı oldu.

Ancak savaş şartları nedeniyle Uzmanlar Meclisi üyelerinin tamamının bir araya gelmesi mümkün olmadı.

Bu durum İran devlet mekanizmasında ciddi bir tıkanmaya yol açtı.

Liderlik Belirsizliği İran Devletini Kilitledi İran’da liderlik krizinin yalnızca siyasi bir mesele olmadığı, aynı zamanda askeri karar alma süreçlerini de doğrudan etkilediği belirtiliyor.

İran ordusu ve Devrim Muhafızları’nın lider belirlenmeden büyük askeri sorumluluk almak istemediği ifade ediliyor.

Tahran’daki gözlemciler son günlerde İran’ın askeri hareketliliğinin yavaşlamasının nedenlerinden birinin de bu liderlik belirsizliği olduğunu dile getiriyor.

Ayrıca Kum kentindeki dini otoriteler üzerinde de ciddi bir toplumsal baskı oluştuğu belirtiliyor.

Kum’daki taklit mercileri arasında sayılan dini otoritelerin sürecin uzamasından rahatsız olduğu ve İran’da bir an önce yeni liderin belirlenmesini istedikleri ifade ediliyor.

Alternatif Senaryolar ve Uzlaşı Adayları Liderlik krizinin uzaması halinde İran siyasetinde alternatif senaryolar da tartışılıyordu.

Bu senaryolardan biri geçici bir liderlik konseyi oluşturulmasıydı.

İran yargısının başındaki isimlerden biri olan Mohseni Ejei’nin bu konseyde yer alabilecek isimlerden biri olduğu konuşuluyordu.

Bir diğer uzlaşı senaryosunda ise Hassan Khomeini gibi isimlerin öne çıkabileceği ifade ediliyordu.

Ancak geçmişte reformist çevrelere yakın durduğu düşünülen Hasan Humeyni’ye Devrim Muhafızları’nın sert şekilde karşı çıktığı belirtiliyor.

İran İçinde Siyasi Gerilim İran’daki siyasi gerilimi artıran bir diğer faktör ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ın kriz sürecindeki tutumu oldu.

İran iç siyasetinde “şahin kanat” olarak bilinen çevrelerin Pezeşkiyan’a güvenmediği ve yaptığı bazı açıklamaların içeride ciddi tepki yarattığı ifade ediliyor.

Tahran’daki gözlemciler mevcut atmosferi son derece gergin olarak tanımlıyor.

Bazı analizlerde İran’daki mevcut tablonun askeri darbe ihtimalinin dahi konuşulabileceği kadar kaotik bir ortam yarattığı ifade ediliyor.

Batı ve Körfez’de Şaşkınlık Mücteba Hamaney’in liderliğe yükselmesi yalnızca İran içinde değil, uluslararası alanda da geniş yankı uyandırdı.

Sabah saatlerinden itibaren Körfez başkentlerinde ve Washington’da en çok konuşulan soru İran’ın yeni liderinin kim olacağıydı.

ABD’de yayımlanan düşünce kuruluşu raporlarında Mücteba Hamaney uzun süredir İran siyasetinin perde arkasındaki en güçlü figürlerinden biri olarak tanımlanıyordu.

Amerikan analizlerinde Hamaney’in özellikle Devrim Muhafızları ile güçlü ilişkiler kurduğu ve İran’ın güvenlik mimarisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu vurgulanıyordu.

Arap Dünyasında Endişe Arap dünyasında yayımlanan analizler de benzer bir tablo ortaya koyuyor.

Körfez merkezli düşünce kuruluşlarının Arapça yayımladığı raporlarda Mücteba Hamaney’in liderliğe gelmesinin İran’ın bölgesel politikasını daha da sertleştirebileceği değerlendirmesi yapılıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde yayımlanan analizlerde Hamaney’in Devrim Muhafızları ile olan yakın ilişkileri nedeniyle İran’ın bölgedeki vekil ağlarını destekleme politikasının devam edebileceği hatta daha da güçlenebileceği ifade ediliyor.

Yeni Dönemin İran’ı Uzmanlara göre Mücteba Hamaney’in liderliğe yükselmesi İran siyasetinde yalnızca bir lider değişimi anlamına gelmiyor.

Bu gelişme aynı zamanda İran’ın iç güç dengelerini, devlet mekanizmasını ve bölgesel stratejisini de yeniden şekillendirebilir.

Tahran’daki yeni güç dengesi, Devrim Muhafızları’nın sistem içindeki rolünü daha da güçlendirebilir.

Aynı zamanda İran ile Batı arasındaki gerilimin ve Ortadoğu’daki stratejik rekabetin önümüzdeki dönemde daha da sertleşebileceği değerlendiriliyor.

Bu nedenle Mücteba Hamaney’in liderliği yalnızca İran için değil, Ortadoğu’nun geleceği açısından da kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

İran’da yeni dönemin nasıl şekilleneceği ise Tahran’dan Washington’a, Riyad’dan Ankara’ya kadar birçok başkentte yakından takip ediliyor.

İlgili Sitenin Haberleri