Haber Detayı

Enerji hattı tehlikede | Uzmanlar savaşın seyrini değerlendirdi
cnnturk.com
09/03/2026 10:16 (12 saat önce)

Enerji hattı tehlikede | Uzmanlar savaşın seyrini değerlendirdi

Uzmanlara göre ABD–İran gerilimi artık sadece askeri çatışmalarla sınırlı değil; enerji, ekonomi ve toplumsal alanlara yayılan çok boyutlu bir mücadeleye dönüşmüş durumda. SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş, İranda dış müdahaleyle rejim değişikliğinin kara operasyonu olmadan çok zor olduğunu ve dış saldırıların İran halkını rejim etrafında kenetleyebileceğini söyledi. Dış Politika Analisti Erhan Yıldırım ise Hürmüz Boğazı ve Hark bölgesinin küresel enerji açısından kritik olduğunu belirterek, bölgedeki gerilimin enerji güvenliği ve uluslararası dengeler üzerinde büyük etkiler yaratabileceğini ifade etti.

ABD–İran gerilimi ve bölgedeki savaşın seyri uzmanlar tarafından farklı boyutlarıyla değerlendiriliyor.

Analistler, çatışmanın yalnızca askeri değil enerji, ekonomi ve toplumsal alanlara yayılan çok katmanlı bir mücadeleye dönüştüğüne dikkat çekiyor.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ KARA OPERASYONU OLMADAN ZORSETA Dış Politika Araştırmacısı Dr.

Tunç Demirtaş, savaşın her geçen gün farklı bir boyuta evrildiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:Zaten savaş sürekli olarak aslında bir durum değişikliğine doğru ilerliyor.

Yani her gün bir önceki günden çok daha farklı yapılara bürünüyor.

İlk başta savunma ve saldırı anlamında askeri çatışmalar vardı.

Günümüzde ise daha çok enerji, ekonomi ya da sosyo-kültürel ve toplumsal maliyet üretmeye yönelik bir şekle büründüğünü görebiliyoruz.İran gibi bir ülkede rejimi dışarıdan devirmek klasik anlamda hedefleniyorsa kara boyutu olmadan bunu yapmak çok zor.

Çünkü rejimler sadece saraylardan ibaret değil.

Güvenlik kaygıları var, bürokrasi var, ekonomik ağlar var, milis yapıları var.

Yerel elitler ve toplumun korku ya da çıkar dengesi de bu yapının ayakta kalmasını sağlıyor.Kara işgali yapılabilir ama bu rejim değişikliğini garanti etmez.

Kara işgali olmadan rejimi devirdim demek ise çok daha iddialı bir ifade olur.

İran basit bir coğrafya değil ve geçmişte bu tür operasyonların yaşandığı bir toplumsal hafızaya sahip.İRAN HALKI DIŞ TEHDİDE KARŞI KENETLENEBİLİRDemirtaş, toplumların dış saldırı karşısında farklı tepkiler verebildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:Halkı ayaklandırarak içeriden bir değişim teorik olarak mümkün olsa da pratikte dışarıdan planlandığı gibi ilerleyen süreçler değil.

Toplumlar dış saldırı altında iki farklı tepki verebilir.

Ya rejimi suçlayıp sokak hareketlerini büyütürler ya da dış tehdide karşı devlet etrafında toplanırlar.

Bugün İranda ikinci refleksin daha güçlü olduğunu düşünüyorum.

Tarihsel hafızası güçlü ve dış müdahale travmaları olan bir ülkede bu refleks daha sık görülür.

Halkın geniş kesimlerinde bu operasyona destek görünmüyorsa bu durum ABDnin içeriden rejim değişikliği beklentisinin zayıfladığı anlamına gelir.WASHINGTON HEDEFLERİ SERTLEŞTİREBİLİRDemirtaşa göre ABDnin stratejisi sahadaki gelişmelere göre şekillenebilir:ABDnin yeni bir arayışta olup olmadığı sorusunu hedeflerle kullanılan araçların uyumu üzerinden okumak gerekir.

Eğer hızlı sonuç hedefleri gerçekleşmez ve içeride büyük bir çöküş oluşmazsa Washington iki yola yönelebilir.

Hedef setini sertleştirerek askeri hedeflerin ötesinde enerji tesisleri, lojistik arterler ve ekonomik ritmi bozacak faaliyetlere yönelebilir.

Ya da yönetişim alanlarına yönelik baskı oluşturabilir.HÜRMÜZ BOĞAZI VE HARK BÖLGESİ EN KRİTİK NOKTADış Politika Analisti Erhan Yıldırım ise savaşın enerji hatları ve stratejik bölgeler açısından kritik sonuçlar doğurabileceğini söyledi:Su rezervlerine yönelik saldırılar yapıldı ve bu uluslararası hukuk açısından suç teşkil ediyor.

Sadece enerji değil, insan hayatını doğrudan etkileyen altyapılara yönelik saldırılar söz konusu.

İran açısından en kritik noktalardan biri Hark bölgesi.

Burası İranın enerji açısından ana can damarı.

Hürmüz Boğazı da uluslararası enerji sevkiyatının merkezi konumunda.

Bu bölgenin kontrolü küresel enerji dengeleri açısından büyük önem taşıyor.KÖRFEZDE GERİLİM TIRMANIYORYıldırım, Körfezdeki gelişmelerin de dikkatle takip edildiğini belirtti:Kuveyt, Katar ve Bahreyn gibi ülkeler de bu gerilimin doğrudan etkisi altında.

Bahreyn Kralının ülkeyi terk ettiğine dair iddialar da gündeme geldi.

Bölgedeki baskı giderek artıyor.İRAN HALKININ KENETLENMESİ HESAPLANMAMIŞ OLABİLİRYıldırıma göre savaşın dengesi sahadaki toplumsal reflekslerle de değişti:Mossadın aylar öncesinden istihbarat çalışmaları yaptığı konuşuluyor.

Ancak hesaplar tam olarak tutmadı. 92 milyonluk İran halkının bu denli kenetlenebileceği öngörülmemiş olabilir.

Rejime karşı olan bazı kesimlerin bile dış saldırı karşısında aynı noktada buluştuğu görülüyor.ABD İÇİNDE GERİLİM VE PROTESTOLARYıldırım, ABDde de dikkat çeken gelişmeler yaşandığını söyledi:New York Belediye Başkanının evinin önünde iki genç protesto sırasında ev yapımı bombayla yakalandı.

Polis hızlı müdahale ederek olası bir faciayı önledi.NÜKLEER KAPASİTE TARTIŞMASIİranın nükleer kapasitesine ilişkin tartışmaların sürdüğünü belirten Yıldırım şu değerlendirmeyi yaptı:İranın yaklaşık 540 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu ve bununla 8 nükleer başlık üretilebileceği yönünde değerlendirmeler var.

Daha önce uluslararası kurumların da İrandaki tesislerde inceleme yaptığı biliniyor.

Ancak diplomatik görüşmeler sürerken askeri saldırıların gerçekleşmesi süreci daha da karmaşık hale getirdi.

İLGİLİ HABER DÜNYA KKTC 6 F-16'yı bekliyor: Ercan Havalimanı'ndaki hazırlıklar tamam

İlgili Sitenin Haberleri