Haber Detayı
'AB’ye hızlı depolar kurarak hırdavatı 6 katına satabiliriz'
İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AB’nin pandemi sonrası Uzak Doğu’ya bağımlılığı azaltma stratejisinin Türkiye için önemli fırsat yarattığını söyledi. Firmaların bu fırsatı değerlendirebilmesi için Avrupa’da lojistik merkezler ve hızlı depolar kurması gerektiğini belirten Tecdelioğlu, “E-ticaret kanallarına 24 saatte teslimat yapılabilecek altyapıyla hırdavat ürünlerini Avrupa’da Türkiye fiyatının 5-6 katına satabiliriz” dedi.
AYSEL YÜCEL/KÖLN Küresel belirsizliklerin gölgesinde düzenlenen Avrupa’nın en büyük hırdavat fuarı Eisenwarenmesse International Hardware’da, Türkiye’nin tedarik zincirindeki önemi bir kez daha öne çıktı. 3-6 Mart 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen fuara katılan İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türk ihracatçısı için kritik mesajlar verdi.
Dünya hırdavat pazarının 3 trilyon dolar büyüklüğe ulaştığı 2025 yılında, hırdavat sektörünün ihracat performansıyla dikkat çektiğini belirten Tecdelioğlu, sektörün yıl boyunca toplamda 4,3 milyon ton miktarında ürün gönderimi gerçekleştirdiğini, ihracat değerini ise bir önceki yıla göre yüzde 2,4 oranında artırarak 11,9 milyar dolara taşıdığını vurguladı.
Bu dönemde en önemli pazarlardan biri olan Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat ise 4,8 milyar dolar oldu. “Avrupa’da da ilçe ilçe satış yapmalıyız” Avrupa için en önemli noktanın tedarik kolaylığı olduğunun altını çizen Tecdelioğlu, pandemi sonrası değişen dengeleri şu sözlerle özetledi: “Avrupa bunu özellikle pandemide çok net bir şekilde gördü ve pandemi sonrası dönemde Uzak Doğu’ya bağımlılığı azaltma eğilimindeler.
Mümkün olabildiğince Uzak Doğu’ya karşı sarı kart göstermiş durumdalar.
Türkiye’ye burada gerçekten çok önemli fırsat doğuyor.
Bizim firmalarımızın da aynı anda Avrupa’da derinleşmesi lazım.
Türkiye’de il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle nasıl satış yapıyorsak aynı şekilde Avrupa’da da şehir şehir, ilçe ilçe, bölge bölge satış yapmamız lazım.” Tecdelioğlu, bu derinleşmenin anahtarının lojistik altyapı olduğunu belirterek, “Burada lojistik merkezler kurup, ürünlerimizi buraya hızlı sevkiyatla göndermemiz gerekiyor.
E-ticaret sitelerine istedikleri ürünü tedarik edecek depolar kurup onlara 24 saatte malını teslim edeceğimiz altyapıyı kurmalıyız.
Avrupa’nın e-ticaretinde ciddi bir kâr marjı var.
Hırdavat ürünlerinde fiyatlar Türkiye’nin 5-6 katı pahalı.
Bu nedenle çok hızlı hizmet eden depolara ve lojistiğe ihtiyacımız var” diye konuştu.
Vize engeli Türk katılımcı sayısını yüzde 30 azalttı!
Vize problemi nedeniyle fuara katılan Türk katılımcı sayısında önemli gerileme olduğunu dile getiren Tecdelioğlu, şöyle konuştu: "Türkiye’den katılımcı firma sayısının vize engelleri nedeniyle 129’dan 91’e gerilediğini görüyoruz.
Avrupa Birliği; Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Kuzey Afrika ülkelerine vize kolaylığı sağlamayarak bu büyük buluşma merkezinin potansiyelini kısıtlıyor.
Bu noktada 27-30 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştireceğimiz fuarımız, vize sorunu yaşayan tüm bu coğrafyalar için gerçek bir ticaret üssü olacak." Avrupa Konseyi’nin açıkladığı “Made in EU” inisiyatifinin Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu söyleyen Tecdelioğlu, “Türkiye’de üretilen ürünlerin ‘Made in EU’ logosunu kullanabilecek olması bizler için çok sevindirici bir gelişme oldu.
Güçlü lojistik altyapımız, bankacılık sistemimiz, kültürel yakınlığımız ve Gümrük Birliği avantajımızla Avrupa’nın en güvenilir tedarik zinciri halkalarından biriyiz.
Made in EU yaklaşımının Türkiye’yi dışarıda bırakmaması, hem Avrupa’daki yatırımların hem de Türkiye’deki üretim altyapısının geleceği açısından son derece doğru bir karar.
Avrupa da bizden vazgeçemez, biz de Avrupa’dan vazgeçemeyiz” dedi.
Avrupa’daki yaşlanan yapı stoğu ve Yeşil Mutabakat sürecine de değinen Tecdelioğlu, inşaat, makine, beyaz eşya, otomotiv ve savunma sanayinin tamamlayıcı unsuru olan hırdavatın, renovasyon ve akıllı bina yatırımlarıyla daha da kritik hale geldiğini belirtti.
Tecdelioğlu, “Akıllı binalar ve dijitalleşen sanayide, sürdürülebilir üretim yapan Türk hırdavatçıları için Avrupa çok önemli bir fırsat sunuyor” açıklamasını yaptı. “Suriye pazarı yeniden canlandı” Suriye’de savaş sonrası ticaretin yeniden canlanmaya başladığını ve Türk ticari ataşelerinin göreve başladığını belirten Tecdelioğlu, “Lojistik geçişlerin ve bankacılık işlemlerinin yeniden işler hale gelmesi önemli bir eşik.
Suriye’yi yakından tanıyoruz ve oranın ticaret odaları, sivil toplum örgütleri ile sürekli ilişki içerisindeyiz.
Suriye’nin gelecekte Türkiye için çok önemli bir pazar olacağını kaydediyoruz” diye konuştu. “ABD’deki tüccarlara Türkiye’yi tanıtmalıyız” ABD’nin Türkiye’nin en büyük 5 pazarı arasında yer aldığını ancak toplam ithalatı içindeki payımızın henüz binde 17 seviyesinde olduğunu belirten Tecdelioğlu, şunları kaydetti: “Türk ihracatçıları olarak tüm sektörlerde birinci fokusumuzda Amerika var.
Sadece hırdavat için değil, gıda, deri, konfeksiyon, metal, kimya, maden gibi tüm sektörler için çok kıymetli.
Amerika’daki tüccarlar Türkiye’yi tanımıyor.
Biraz zaman alacak ama çok gidip gelmemiz, orada firmalarımız adına pazarlamayı yapacak doğru acenteler bulmamız gerekiyor.” “Savaş, ihracatta en az yüzde 10 daralma yaratır” İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmeler ve savaş ortamının Türkiye’nin dış ticaretini şimdiden sekteye uğrattığını belirterek, “Savaş nedeniyle bu yıl Türkiye’nin ihracatında en az yüzde 10’luk bir daralma olacağını öngörüyoruz” dedi.
Fuarın bu yıl küresel savaş ortamı ve İran geriliminin yarattığı belirsizlik gölgesinde gerçekleştiğini belirten Tecdelioğlu, ziyaretçi ve katılımcıların ticarete odaklanmakta zorlandığını, özellikle aktarma merkezlerindeki uçuş aksamaları nedeniyle binlerce ziyaretçinin gelemediğini söyledi.